İmamoğlu: Demokrasi bir avuç muhterisin elinde can çekişiyor
Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi'nden yayımladığı deklarasyonda iddianameyi eleştirdi. 'Millet iradesi hiçe sayılıyor, barış ve adalet siyasete kurban ediliyor' dedi. Sürecin demokrasiye ağır darbe vurduğunu savundu.
(İSTANBUL) – Üniversite diplomasının iptal edilmesinin ardından 23 Mart’ta tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri Marmara Cezaevi’ndeki 12 metrekarelik hücresinden kapsamlı bir deklarasyon yayımladı. Kendisi ve ekibi hakkında hazırlanan iddianameyi “sunta gibi bile olamayan bir metin” sözleriyle eleştiren İmamoğlu, Türkiye’de adalet ve demokrasiye yönelik baskıların derinleştiğini savundu.
İmamoğlu, merhum Başbakan Adnan Menderes’in Yassıada’daki yargılanma sürecini hatırlatarak, “Sizi buraya tıkan güç böyle istiyor” anlayışının 65 yıldır değişmediğini söyledi. “Cumhurbaşkanı adayı olmak suç, diplomalı olmak suç, kreş açmak ve yurt yapmak suç ilan ediliyor” diyerek savunma hakkının engellendiğini ve görüntü-ses paylaşımının yasaklandığını aktardı. Ona göre darbe zihniyeti yöntem değişse de bugün hâlâ siyasal karar mekanizmalarına nüfuz ediyor.
“Barış iradesi çiğneniyor, millet kandırılıyor”
İddianamenin siyasi hesaplarla hazırlandığını belirten İmamoğlu, “Verilen sözler tutulmuyor, sahte hayallerle millet kandırılıyor” dedi. Cezaevlerinde doluluk oranının “içi boş suçlamalar” nedeniyle arttığını söyleyen İmamoğlu, terörle mücadele politikasının bile “çapsız bir koltuk siyasetinin malzemesi” haline getirildiğini ifade etti.
“Milletin yarısından fazlasını karşısına alarak yol yürüyebileceğini zannedenler barış umutlarını katlediyor” sözleriyle iktidarı toplumsal bölünmeyi derinleştirmekle suçladı.
“Demokrasi, adalet ve barış ağır yara alıyor”
İmamoğlu, AİHM ve AYM kararlarına rağmen tahliye edilmeyen Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay ve Selçuk Mızraklı’yı hatırlatarak yargının siyasi baskı altında olduğunu savundu. “Demokrasi, adalet ve barış bir avuç muhterisin elinde can çekişiyor” diyen İmamoğlu, seçim kaybetme korkusuyla yargı eliyle millet iradesine darbe vurulduğunu öne sürdü.
Mehmet Akif Ersoy’un “Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez” mısralarını anımsatarak, Türkiye’nin ancak birlik ve hukukla ayakta kalabileceğini vurguladı.
“Gelecek nesiller için mücadele edeceğiz”
İmamoğlu, Türkiye’nin asıl meselesinin “gelecek seçimler değil, gelecek nesiller” olduğunu söyleyerek hukukun üstünlüğüne dayanan bir dönüşüm çağrısında bulundu. “Demokrasi mücadelemizi vereceğiz. Milletin iktidarını kuracağız. Türkiye’yi ayağa kaldıracağız” ifadeleriyle deklarasyonunu tamamladı.
Kaynak: Haber Merkezi