İnsanın ölümsüzlük arayışı Ay'a ulaştı: DNA'sını uzaya fırlattı
Teksaslı fizik profesörü Kenneth Ohm, 86 yaşında olmasına rağmen bilimin sınırlarını zorladı. Ölümünden sonra DNA'sının Ay'a gönderilmesini isteyen Ohm, bir gün uzaylıların onu bulup yeniden yaratabileceğine inanıyor. Bilim mi, delilik mi? İşte detaylar…
(HOUSTON) – Evrenin sessizliğinde yankılanan bu hikâye, bilimin en sıra dışı denemelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Teksaslı fizik profesörü Kenneth Ohm, insanın ölümsüzlük arayışını gökyüzüne taşıdı. 86 yaşındaki bilim insanı, ölümünden sonra DNA’sının Ay’a gönderilmesini istedi. Amacı, geleceğin uygarlıklarının ya da belki başka galaksilerdeki canlıların bir gün onu bulup yeniden yaratma ihtimalini sınamak.
Kenneth Ohm’un projesi, felsefi bir meydan okuma gibi. Yeryüzündeki varlığını sonsuzluğa emanet eden yaşlı profesör, “Bir gün biri DNA’mı bulur ve yeniden canlandırırsa, bu insanın kalıcı iz bırakma çabasının kanıtı olur” diyor.
Uzay cenazeleri yeni bir çağ başlatıyor
Ohm’un bu sıra dışı arzusu, Teksas merkezli Celestis şirketi tarafından gerçekleştiriliyor.
1997’den bu yana insan küllerini uzaya gönderen şirket, “Star Trek”in yaratıcısı Gene Roddenberry ve fizikçi Gerard O’Neill gibi isimlerin kalıntılarını yörüngeye taşıyarak “uzay anıtları” dönemini başlatmıştı.
Celestis şimdi bir adım daha ileri gidiyor: DNA örneklerini Ay’ın yüzeyine bırakacak.
Amaç, gelecekteki uygarlıkların bir gün bu kalıntılara ulaşması ve insanlığın izini evrenin belleğine kazıması.
Bilim, felsefe ve ölümsüzlük arayışı
Uzmanlara göre bu proje çılgın görünse de, arkasında mantıklı bir fikir yatıyor.
DNA’nın korunması, gelecekteki medeniyetler için bir tür genetik arşiv anlamına geliyor.
Bugün hayvan klonlama teknolojisi gerçek; insanlar içinse etik sınırlar tartışılıyor.
Ama Ohm’un hayali, bilimin sınırlarını aşan bir merak duygusuna dayanıyor.
“Belki bir gün başka bir gezegende yeniden var olurum,” diyor Ohm, “ya da belki sadece Ay’ın tozlarında bir iz olarak kalırım. Her iki ihtimal de bana huzur veriyor.”
Tranquility Memorial: Ay’da kalıcı izler
Celestis’in “Tranquility Memorial” adlı projesi, Astrobotic ve Peregrine iniş aracıyla birlikte yürütülüyor. Görev, United Launch Alliance’ın Vulcan Centaur roketi ile Ay’ın kuzeydoğusuna iniş yapacak. Ohm’un DNA’sını ve küllerini taşıyan mikro kapsül, Ay yüzeyinde sonsuz bir anıt olarak kalacak.
Bu, 1998’de NASA’nın desteğiyle başlayan “Ay anma törenlerinin” devamı niteliğinde.
Bugün binlerce kişi, Celestis’in uzay defterine adını yazdırmak için sırada bekliyor.
Bir yıldız tozuna dönüşmek
Kimi için bu hikâye bir delilik, kimi içinse insan olmanın en saf hali. Kenneth Ohm’un arzusu, yalnızca bir bilim deneyi değil; insanın var olma isteğinin galaktik bir yankısı. Belki bir gün biri o DNA’yı bulur, belki de insanlık kendi sonsuzluğunu bulmuş olur.
Kaynak: Firstpost / Haber Merkezi