İspanya'nın Ankara Büyükelçiliği ve BM Türkiye Mukim Koordinatörlük Ofisi, Sürdürülebilir Kalkınma Finansmanı konulu konferans düzenledi
Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde Ahonsi, 'Finansal akışları Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle uyumlu hale getirmek, ülkede daha önce görülmemiş bir ölçekte yeşil endüstrileri katalize edebilir, enerji bağımsızlığı inşa edebilir ve Türk ekonomisini geleceğe hazırlayabilir' diye konuştu.
(ANKARA) - Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde Ahonsi, “Finansal akışları Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle uyumlu hale getirmek, ülkede daha önce görülmemiş bir ölçekte yeşil endüstrileri katalize edebilir, enerji bağımsızlığı inşa edebilir ve Türk ekonomisini geleceğe hazırlayabilir” diye konuştu.
İspanya’nın Ankara Büyükelçiliği ve BM Türkiye Mukim Koordinatörlük Ofisi, 30 Haziran-3 Temmuz tarihlerinde İspanya’nın Sevilla kentinde düzenlenecek Dördüncü Uluslararası Kalkınma Finansmanı Konferansı çerçevesinde Ankara Divan Otel’de Sürdürülebilir Kalkınma Finansmanı konusunda üst düzeyli bir siyasi diyalog konferansı düzenledi.
Çok sayıda yabancı misyon temsilcisinin katıldığı konferansta Türkiye makamlarından, sivil toplumdan ve iş dünyasından katılımcılar da hazır bulundu.
Konferansın açılışında konuşan BM Türkiye Mukim Koordinatörü Babatunde Ahonsi, “Bugünkü değerlendirmeler, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmanın finansmanı için ulusal stratejilerine ve çerçevelerine nasıl toplu olarak katkıda bulunabileceğimizi ortaya koymakla kalmayacak, aynı zamanda Türk delegasyonunun Sevilla'daki konferansa götürebileceği bazı önemli mesajları da ortaya koyma fırsatı sunacak. Bu durumun aciliyeti, 2024 Sürdürülebilir Kalkınma Finansmanı raporunda vurgulanan, gelişmekte olan ülkeler için yıllık 4,2 trilyon dolarlık finansman açığıyla daha da belirginleşiyor. Türkiye gibi üst-orta gelirli ülkeler için bu zorluk, artan borç yükleri, yüksek borçlanma maliyetleri ve finansal akışları uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma öncelikleriyle uyumlu hale getirme ihtiyacıyla daha da karmaşık hale geliyor” ifadelerini kullandı.
“Yenilikçi finansman mekanizmalarını benimsemeliyiz”
Tartışmalara başlarken üç temel zorunluluğa odaklanılması gerektiğinin altını çizen Ahonsi, şöyle konuştu:
“Bunlar, esasen cesur ve işbirliğine dayalı bir eylem çağrısı anlamına geliyor. Birincisi yenilik; yeşil tahvillerden karma finansa kadar yenilikçi finansman mekanizmalarını benimsemeliyiz ki kaynakları büyük ölçekte seferber edebilelim. Sonra kapsayıcılık meselesi. Sürdürülebilir kalkınma, özel sektör, istihdam ve iş örgütleri, sosyal ortaklar, sivil toplum ve toplulukların kendileri de dahil olmak üzere tüm paydaşların aktif katılımı olmadan başarılamaz. Üçüncüsü, entegrasyon. Finansal stratejiler, tutarlılık sağlamak ve yereldeki etkiyi en üst düzeye çıkarmak için daha geniş ulusal ve küresel kalkınma öncelikleriyle uyumlu olmalıdır. Bu nedenle, Türkiye’deki BM ailesinin, Türkiye hükümeti, kalkınma ortakları ve tüm ilgili paydaşlarla birlikte çalışarak bugünkü iç görüleri somut eylemlere dönüştürmek için bu çabaları desteklemeye hazır olduğunu tekrar vurgulamak isterim.”
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in önümüzdeki günlerde yapacağı “Fırsat Anı” konulu konuşmada küresel iklim hedeflerinin sıfırlanması çağrısında bulunacağını söyleyen Ahonsi, iklim eyleminin sadece çevresel bir zorunluluk değil, benzersiz bir ekonomik fırsat olduğunu söyledi. Ahonsi, “Sürdürülebilir kalkınma finansmanını tartışırken, ulusal katkı beyanlarının bu fırsatı açığa çıkarmanın planı olduğunu kabul etmeliyiz. Genel Sekreter’in konuşması, COP30’un BM’nin ortak mesajlarında açıkça belirttiği üzere, 2024’ün küresel sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelere göre 1,5 santigrat dereceyi aştığı ilk yıl olduğunu vurgulayacak. Bu nedenle, belirleyici bir on yıldayız” dedi.
“Fosil yakıt yatırımlarını aşamalı olarak durdurmalıyız”
Ahonsi, COP30’un ortak mesajlarında vurgulandığı üzere, yenilenebilir enerjinin artık çoğu piyasada fosil yakıtlardan daha ucuz olduğunu ve güneş enerjisinin ortalama yüzde 56 daha düşük maliyetli olduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Kamu bütçeleri ve özel yatırımların yeşil büyüme, direnç ve karbonsuzlaşmayı önceliklendirmesi gerektiğini vurgulayan Ahonsi, “Uyum finansmanını artırmalıyız, 2025 yılına kadar bu finansmanı ikiye katlama taahhüdünü karşılamalıyız; bu, politika yapıcıların ve ortakların kapatabileceği bir boşluk. Tüm aktörleri, finansal katkılarından sorumlu tutmalıyız; fosil yakıt yatırımlarını aşamalı olarak durdurmalı ve işletmelerin güvenilir net-sıfır hedefleri belirlemesini sağlamalıyız. Bu, Türkiye için somut fırsatlar sunuyor. Finansal akışları Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleriyle uyumlu hale getirmek, ülkede daha önce görülmemiş bir ölçekte yeşil endüstrileri katalize edebilir, enerji bağımsızlığı inşa edebilir ve Türk ekonomisini geleceğe hazırlayabilir” diye konuştu.
“Konferansın amacı kalkınmanın finansmanı sistemini yeniden düşünmek”
İspanya’nın Ankara Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho da Sevilla’da düzenlenecek ve devlet başkanlarını, uluslararası özel sektör liderlerini, sivil toplumu ve BM sistemini bir araya getirecek konferans için, “Amaç, kalkınmanın finansmanı sistemini yeniden düşünmek. İspanya için bu reformları hayata geçirmek çok önemli. Çünkü bu, 2030 Gündemi’nin hedefleriyle uyum sağlama çabasının bir parçası ve aynı zamanda bizim için çok önemli olan çok taraflılığı desteklemenin bir yoludur. Sürdürülebilir kalkınmanın finansmanı üzerine siyasi diyaloğu, çok taraflılığı ve elbette BM sistemini desteklemeden düşünemeyiz” dedi.
Sancho, “Sevilla’da ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde ve ülkelerin kalkınmasında çok önemli olan cinsiyet eşitliğini sağlama konusundaki kolektif taahhüdü pekiştirmeyi hedefliyoruz; tüm politikalarda ve finansman mekanizmalarında cinsiyet perspektifi, İspanya’nın pozisyonunun da önemli bir yönü. Bugünkü tartışmalarda hepinizle özellikle Türk meslektaşlarımızla paneller sırasında paylaşımda bulunmaktan çok mutluyuz. Umarız bu, Sevilla’daki tartışmalarımızı zenginleştirir” ifadelerini kullandı.
“İşlevsiz uluslararası finansal sistemini ıslah etmek için eşsiz bir fırsat”
BM Genel Sekreteri Guterres de toplantıya gönderdiği video mesajında, jeopolitik bölünmelerin kolektif eylemi zayıflattığına dikkat çekti. Gelişmekte olan ülkelerin yüksek borç yükleri ve sermaye maliyetleriyle karşı karşıya olduklarını, Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin finansmanı konusunda sınırlı olasılıklara sahip olduğunu dile getiren Guterres, “Dördüncü Uluslararası Finansman Konferansı, bu zorlukları ele almak için eşsiz bir fırsat sunuyor. Dünya liderlerinin uygun maliyetli, uzun vadeli finansmanı büyük ölçekte sağlamak ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini teşvik etmek için iddialı reformları benimsemesi için kapıyı açıyor. Vergi ve borç mimarisinden kamu kalkınma bankaları sistemine, ticaret ve yatırım kurallarından finansal güvenlik ağına ve küresel yönetişime kadar, eskimiş, işlevsiz ve adaletsiz bir uluslararası finansal sistemi ıslah etmek için eşsiz bir fırsat sunuyor” ifadelerini kullandı.
“Harekete geçmek için siyasi iradeye ihtiyacımız var” diyen Guterres, İspanya’nın bu girişimini memnuniyetle karşıladığını söyledi. Guterres, “Hepinizin 2030 Gündemi için kararlılıkla ilerleyeceğine güveniyorum ve birlikte yalnızca bir finansal sistemi değil, aynı zamanda daha adil, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir dünyayı da hayata geçirebiliriz” dedi.