İstanbul Tabip Odası TTB Disiplin Yönetmeliği'ne ilişkin TBMM'yi yasal düzenleme yapmaya davet etti

TAKİP ET

İstanbul Tabip Odası (İTO), Yenidoğan sağlık skandalı davasının 5. duruşmasının görüldüğü Bakırköy Adliyesi önünde, TTB Disiplin Yönetmeliği'nin askıya alınmasını protesto etti. Disiplin Yönetmeliği'nin askıya alınması sonucu Onur Kurullarının işlem yapamadığını söyleyen hekimler, TBMM'yi bir an önce yasal düzenleme yapmaya davet etti.

Haber: Hakan KAYA-Kamera: Altuğ EKEN

(İSTANBUL) İstanbul Tabip Odası (İTO), Yenidoğan sağlık skandalı davasının 5. duruşmasının görüldüğü Bakırköy Adliyesi önünde, TTB Disiplin Yönetmeliği'nin askıya alınmasını protesto etti. Disiplin Yönetmeliği'nin askıya alınması sonucu Onur Kurullarının işlem yapamadığını söyleyen hekimler, TBMM'yi bir an önce yasal düzenleme yapmaya davet etti.

Bakırköy Adliyesi önünde toplanan hekimler, "TTB Disiplin Yönetmeliği askıda, onur kurullarımız işlem yapamıyor. TBMM'yi bir an önce yasal düzenleme yapmaya davet ediyoruz" yazılı pankart açarak, "Sağlıkta ticaret ölüm demektir", "Herkese eşit, ücretsiz sağlık" sloganları attı.

Osman Küçükosmanoğlu: "Türk Tabipleri Birliği'nin onur kurullarının işler hale gelmesini talep ediyoruz"

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu yaptığı açıklamada, yenidoğan sağlık çetesi skandalında adı geçen hekimler hakkında  bir disiplin soruşturması başlattıklarını hatırlatarak, Türk Tabipleri Birliği'nin disiplin yönergesinin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrası yürütülen disiplin soruşturmasının askıya alındığını söyledi. Küçükosmanoğlu, "Mutlaka bu sağlık sistemi değişmeli, sağlığı ticaret olarak gören bu anlayış değişmeli ve halkın yararına, herkesin nitelikli, ücretsiz ve eşit olarak sağlık hizmeti alması önemli. Türk Tabipler Birliği Disiplin Yönetmeliği'nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ve meclise bir görev vermesi, ancak meclis henüz bu konuda herhangi bir girişimde bulunmuş değil, bir an önce yasayı çıkartarak Türk Tabipleri Birliği'nin onur kurullarının işler hale gelmesini talep ediyoruz." dedi.

"Yüksek Mahkeme, iptale gerekçe olarak yeterli ve gerekli mekanizmaların bulunmadığını belirtmiş"

Basın açıklamasını okuyan Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi İkinci Başkanı Dr. Pınar Saip ise, Türk Tabipleri Birliği'nin disiplin yönergesinin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sürecini anlatarak şöyle konuştu:

"Bilindiği gibi bu davada yargılanan hekimler hakkında Türk Tabipleri Birliği Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde İstanbul Tabip Odası olarak soruşturma başlatmıştık. Ancak Anayasa Mahkemesi, Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun disiplin cezasını düzenleyen 39. maddesini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti ve karar 29 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazetede yayınlandı. Yüksek Mahkeme, iptale gerekçe olarak disiplin cezalarına ilişkin yeterli hukuki belirlilik olmadığını göstermiş, Onur Kurulu’nun disiplin cezası verirken somut olayın özellikleri, eylemin ağırlığı ve oluşan zararın büyüklüğüne göre kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun hareket etmesini sağlayacak yeterli ve gerekli mekanizmaların bulunmadığını belirtmiştir.

"Tabip odalarımızın Onur Kurulları ve Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu karar alamamaktadır"

Anayasa Mahkemesi, Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun 39. maddesinin iptal kararı nedeniyle doğabilecek hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edebileceğinden bahisle iptale ilişkin kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay içinde bu maddenin TBMM tarafından yeniden düzenlenmesini talep etmiştir. Kanun maddesi yeniden düzenleninceye kadar Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan bir kanun maddesi hükmüne dayalı bir işlemin yapılması, hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı için hâlihazırda tabip odalarımızın Onur Kurulları ve Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu karar alamamaktadır, boşa düşmüş vaziyettedir.

"Bir an önce 6023 sayılı kanunda düzenleme yapılması zorunludur"

Türk Tabipleri Birliği, Anayasa’nın 135. ve 6023 sayılı kanunun 1. maddesi uyarınca mesleki deontolojinin korunması amacıyla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olup 'halk sağlığına ve hastalara fedakârlık ve feragatle hizmeti ideal bilen meslek geleneklerini muhafaza ve geliştirmeye çalışmakla' görevli kılınmıştır. Mesleki denetimi yapma yetkisi münhasıran Türk Tabipleri Birliği ve bağlı tabip odalarına aittir. Bu kapsamda hekimler hakkındaki etik ihlal iddialarını, bağımsız şekilde yapacağı soruşturma ve kovuşturmalarla inceleyerek karara bağlamak hekim meslek kuruluşunun yetkisinde olduğu gibi, aynı zamanda başlıca yükümlülüklerindendir. Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları meslek ilke ve kurallarına aykırı hareket eden hekimleri üye olup olmadığı fark etmeksizin etik ilkeler açısından denetlemeye yetkilidir. Bu kapsamda eylemlerin ağırlığına göre hekimlere uyarı, kınama, para, geçici meslekten men cezaları verebilir. Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları olarak bu yükümlülüğümüzü layıkıyla yerine getirmeye devam edebilmek için bir an önce 6023 sayılı kanunda düzenleme yapılması zorunludur.

"Dava hızlı bir şekilde sonuçlandırılsın"

Bugün görülen davada sorumluluğu bulunan kişilerin adil bir yargılama sonucunda hak ettikleri cezaları almaları, suçu bulunmayan kişilerin aklanması elbette öncelikli isteğimizdir. Davada çok sayıda tutuklu sanık bulması nedeniyle davanın 'geciken adalet, adalet değildir' ilkesi gereği hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını arzu ediyoruz.

"Torba yasaya kanun teklifimizin eklenmesini ve bir an önce yasallaşmasını talep ediyoruz"

Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu ve 65 Tabip Odasının onur kurullarının önünde, aralarında kamuoyunun yakından takip ettiği dosyaların da olduğu yüzlerce başvuru karara bağlanmayı bekliyor. Bunlar arasında bugün 5. duruşması yapılmakta olan yeni doğan skandalı davası ile ilgili dosya da bulunuyor. Bunların sonuçlandırılabilmesi için hızlıca iptal edilen maddenin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Aksi takdirde ceza alması gerekenlerin cezasız kalması hem suça teşvik niteliği taşıyacak hem de kamuoyu vicdanını zedeleyecektir. Türk Tabipleri Birliği tıbbi deontoloji kurallarını belirlemeye yetkili tek kurum olması nedeniyle ilgili heyetleriyle birlikte Anayasa Mahkemesi'nin kararının gerekçesine uygun bir kanun teklifi önerisi hazırladı. TBMM Sağlık Komisyonunda bugünlerde görüşülmekte olan torba yasaya kanun teklifimizin eklenmesini ve bir an önce yasalaşmasını talep ediyoruz."