İYİ Parti Sözcüsü Kavuncu: İstanbul deprem riski bir beka problemidir
İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılında yaptığı açıklamada depremde yaşanan kayıpların ihmal ve plansızlığın sonucu olduğunu söyledi. Kavuncu, İstanbul'daki riskin Türkiye için hayati bir beka sorunu haline geldiğini vurguladı.
(İSTANBUL) – İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda basın açıklaması yaptı. Kavuncu, deprem konusunun siyasi ayrışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini belirterek, özellikle İstanbul için tablonun “beka problemi” boyutuna ulaştığını söyledi.
Kavuncu, İstanbul’un Türkiye’nin can damarı olduğunu ifade ederek, sanayi, ticaret ve vergi gelirlerinin büyük bölümünün bu bölgede toplandığını hatırlattı. Marmara’daki deprem riskinin yalnızca bir şehir meselesi olmadığını vurgulayan Kavuncu, “Bu risk Türkiye’yi kilitleyecek bir sorundur” dedi.
“Deprem öldürmez, ihmal öldürür”
Depremin hemen ardından 7 Şubat sabahı bölgeye gittiklerini hatırlatan Kavuncu, yaşanan kayıpların kader olarak sunulmasına tepki gösterdi. Kavuncu, “Depremde can ve mal kaybı kader değildir. Bu kayıplar ihtimaldir, sorumsuzluktur, plansızlıktır ve kurumların zafiyetidir. Asrın felaketi denilen şey, aslında asrın ihmalidir” ifadelerini kullandı.
“Devlet ilk gün sahada yoktu”
İktidarın depremden ders çıkarmadığını savunan Kavuncu, 1999 ve 2023 depremlerinin göz göre göre geldiğini söyledi. Yanlış yapılaşma, imar afları ve yetersiz müdahalelerin altını çizen Kavuncu, ilk günlerde sahada esas olarak sivil toplumun ve vatandaşların olduğunu dile getirdi. “Devlet her yere ulaştı deniyor ama ben ilk gün oradaydım. İlk gün sahada devlet yoktu” sözleriyle eleştirisini sürdürdü.
Yargı süreçleri ve cezasızlık eleştirisi
Deprem davalarına değinen Kavuncu, müteahhitlerle ilgili yargı süreçlerinin ağır ilerlediğini, asıl sorumluluk taşıyan kamu görevlileriyle ilgili ise ciddi bir yaptırım uygulanmadığını söyledi. Denetim ve imar izinlerinden sorumlu kamu görevlilerinin hesap vermediğini belirten Kavuncu, bu durumun cezasızlık algısını güçlendirdiğini ifade etti.
Komisyon raporları rafta kaldı
TBMM’de depremle ilgili kurulan üç ayrı komisyona dikkat çeken Kavuncu, ilk raporun 2010’da yayımlandığını, ikinci raporda da benzer tespitlerin tekrarlandığını söyledi. 2023’te kurulan üçüncü komisyonun 787 sayfalık raporunun ise yayımlanmadığını ve Meclis gündemine dahi alınmadığını belirten Kavuncu, “Atılması gereken adımlar konusunda korkunç bir basiretsizlik var” dedi.
Vergiler, övgüler ve eleştiriler
Deprem için toplanan vergilerin akıbetinin sorgulanmadığını vurgulayan Kavuncu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı binalar üzerinden övgü yapılmasına tepki gösterdi. İhmaller dile getirildiğinde eleştirenlerin hedef haline getirildiğini söyleyen Kavuncu, “Eksikleri konuşunca neden rahatsız oluyorsunuz?” diye sordu. AKP iktidarının söylem dilini de eleştiren Kavuncu, bu yaklaşımın caydırıcılığı ortadan kaldırdığını ifade etti.
Kızılay ve iletişim altyapısı tepkisi
Kavuncu, Kızılay’ın çadır satmasını “skandal” olarak nitelendirirken, GSM operatörlerinin deprem anındaki yetersizliğini de sert sözlerle eleştirdi. Deprem sırasında ailesine saatlerce ulaşamadığını belirten Kavuncu, milyarlarca dolar kazanan şirketlerin kriz anında sorumluluk almadığını söyledi.
İstanbul için acil uyarı
Olası İstanbul depremine değinen Kavuncu, kentte yeterli kentsel dönüşüm, afet yönetimi ve toplanma alanı planlamasının bulunmadığını savundu. En az 2,5–3 milyon insanın hayati risk altında olduğunu belirten Kavuncu, dar sokaklar ve ulaşım sorunlarının müdahaleyi imkânsız hale getireceğini söyledi.
“Deprem yerine umut hakkı konuşuluyor”
Kavuncu, deprem konusunun birleştirici bir zeminde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, iktidarın önceliklerini eleştirdi. Kahramanmaraş’ta 52 bin kişinin depremde hayatını kaybettiğini hatırlatan Kavuncu, buna rağmen deprem komisyonu raporlarının gündeme alınmadığını, buna karşılık başka başlıklarda yoğun mesai harcandığını söyledi. İstanbul’daki deprem riskinin Türkiye için bir beka meselesi olduğunu yineleyen Kavuncu, bu konuda siyasi rekabetin sona ermesi çağrısında bulundu.