İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri'nden CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara tepki: "Toplumun hukuk ve adalete olan inancı sarsılıyor"

TAKİP ET

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin tutuklanması ve bugün de Adana ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Adıyaman Belediyesi'ne yönelik operasyonları protesto etti.

(İZMİR)- İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin tutuklanması ve bugün de Adana ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Adıyaman Belediyesi'ne yönelik operasyonları protesto etti.

İzmir'de Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri, Konak ilçesinde bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanarak muhalefetin yönetimindeki belediyelere yönelik operasyonlara tepki için basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından muhalefetin kazandığı belediyelere peş peşe operasyonlar düzenlendiği hatırlatılarak şunları söyledi:

“Ülkemizde 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra önce Doğu ve Güneydoğu’daki belediyelere, 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere muhalif partilerin kazanmış olduğu belediyelere yapılan bir dizi operasyon haberleriyle güne başlıyoruz. Gerçekleştirilen operasyonların tamamının muhalif belediyelere yönelik olması, şafak operasyonlarıyla toplum nezdinde bir algı yaratılmak istenmesi, çağrılmaları halinde ifadeye kendiliklerinden gidebilecekken, adresleri ve işleri belli olan siyasetçilerin, kamu emekçilerinin evlerinden gözaltına alınmaları ve bu kişilere yöneltilen suçlamaların olası cezalarının alt ve üst sınırları dikkate alınmaksızın verilen tutuklama kararları dikkate alındığında yaşananların en temel usul kuralları, masumiyet karinesi, tutuksuz yargılama ilkesi ve adil yargılanma hakkı başta olmak üzere hak ihlal ve kayıplarına sebebiyet verebilme tehlikesi taşıdığı çok açıktır." 

“Tutuklama bir tedbirdir, cezalandırmaya dönüştürülmemelidir”

Yargı sürecinin cezalandırıcı değil, adil ve eşitlikçi olması gerektiği vurgulayan Yılmaz, “Tutuklamanın bir tedbir olduğu, cezalandırma aracı olarak kullanılmaması gerektiği açıkken bu uygulamalarda cezalandırma aracına dönüştürüldüğünü görmekteyiz" dedi.

“Türkiye bir operasyon silsilesinden geçiyor”

İzmir’deki tutuklamaların ardından Adana, Adıyaman ve Antalya’da da belediyelere operasyon yapıldığına dikkat çeken Yılmaz, şunları söyledi:

“Dün İzmir’de başta önceki Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu olmak üzere 60’a yakın kişinin tutuklanmasının ardından bugün de Adana, Adıyaman ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan ve bürokratlarına karşı düzenlenen operasyonlar da yukarıda saydığımız hususların ihlali açısından önem arz etmektedir. Türkiye bir operasyon silsilesinden geçmektedir ve bu operasyonlar sadece muhalif kesimlere yapılmaktadır.”

“Temiz ve şeffaf siyaset hepimizin ortak arzusu”

Yolsuzluğun olmadığı, kimsenin hakkının yenmediği, kimsenin bulunduğu konum, mevki itibariyle haksız kazanç elde etmediği, temiz, şeffaf bir siyaset ve toplumun herkesin özlemi olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Bizler hangi siyasi görüşten olursa olsun kimsenin hukuka aykırı iş ve işlemlerde bulunmaması gerektiği düşüncesindeyiz" dedi.

“Bir siyasi operasyonun alt yapısı haline getirilmemeli”

Kayyum uygulamalarının artık batı illerine yayıldığı belirten Yılmaz, "Ancak iktidar, siyasi nedenlerle Doğu ve Güneydoğu’da defalarca seçim sonuçlarını tanımayarak, halkın iradesini yok sayarak belediyelere atanan kayyumları bugün Türkiye’nin batısına CHP’li büyükşehir belediyelerine gerçekleştirilen operasyonlar ile devam ettirmektedir. Hepimiz bu operasyonların hedefinin iktidarın seçimde kaybettiği belediyeler olduğunu görüyoruz, dolayısıyla burada şeffaflık, eşitlik ve kamu yararı için girişilmiş iyi niyetli bir çaba olmadığını da görmekteyiz. Yolsuzluk, rüşvet, zimmet, irtikap adı her ne olursa olsun hiçbir hukuk dışı iş ve eyleme müsade edilmemeli. Ancak bu husus bir siyasi operasyonun alt yapısı haline getirilmemelidir" dedi.

“Toplumun ruh sağlığı ciddi şekilde bozuluyor”

Operasyonların sadece hukuki değil, aynı zamanda toplumsal boyutta da ciddi etki yarattığı vurgulayan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:

“Bu hukuksuz uygulamalar aynı zamanda toplumun hukuk ve adalete olan inancını sarsıyor, kronik bir travmaya dönüşüyor, huzur ve güvende hissetme duygusunu yok ederek halkın ruh sağlığını dahi ciddi bir şekilde bozuyor. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak başlatılan tüm soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin adil yargılanma ilkeleri, kimsenin hukuki hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmeden yürütülmesini bekliyor ve bu soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin de yakından takipçisi olacağımızı buradan bir kez daha ifade ediyoruz. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak kanunlar önünde herkesin eşit olduğu, hukukun üstünlüğünün dikkate alındığı ve halkın iradesinin gasp edilmediği bir Türkiye özlemiyle herkesi selamlıyoruz.”