Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü görüşmeleri... Hükümet, bu yıl için ilk teklifini yüzde 3 artırdı, ikinci yılda bir artış getirmedi

TAKİP ET

Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 600 bine yakın işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme kapsamında Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS), ikinci teklifini vermek için Türk-İş ve Hak-İş heyetleri ile bir araya geldi. Hükümet, birinci 6 ayda yüzde 16 olan teklifini bir puan artırarak yüzde 17'ye, ikinci 6 ay için yüzde 8 olan teklifini de yüzde 10'e çıkardı. İkinci yıl için daha önceki teklif olan birinci 6 ay için yüzde 7, ikinci 6 ay için de yüzde 5'te bir değişiklik yapılmadı. TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, hükümete çağrıda bulunarak "Biz grev aşamasına kadar geldik. Gelin, bu işi masada çözelim. Bu iş greve gittiğimiz zaman da bitecek, masa başında oturup müzakere yaptığımız zaman da bitecek. Aksi olursa kavgadan kimsenin kârı olmaz. Devletin işçisine devletin sahip çıkması lazım" dedi. 

(ANKARA) - Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 600 bine yakın işçiyi ilgilendiren toplu sözleşme kapsamında Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS), ikinci teklifini vermek için Türk-İş ve Hak-İş heyetleri ile bir araya geldi. Hükümet, birinci 6 ayda yüzde 16 olan teklifini bir puan artırarak yüzde 17'ye, ikinci 6 ay için yüzde 8 olan teklifini de yüzde 10'e çıkardı. İkinci yıl için daha önceki teklif olan birinci 6 ay için yüzde 7, ikinci 6 ay için de yüzde 5'te bir değişiklik yapılmadı. TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, hükümete çağrıda bulunarak, "Biz grev aşamasına kadar geldik. Gelin, bu işi masada çözelim. Bu iş greve gittiğimiz zaman da bitecek, masa başında oturup müzakere yaptığımız zaman da bitecek. Aksi olursa kavgadan kimsenin kârı olmaz. Devletin işçisine devletin sahip çıkması lazım" dedi. 

Karayolları, demiryolları, elektrik üretim santralleri, bakanlıklar, üniversiteler ve hastanelerin de aralarında bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarındaki 600 bine yakın işçiyi kapsayan 2025 Yılı Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü görüşmelerinde süreç devam ediyor.

TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’in ortak zam talebini 27 Şubat'ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına sunmasının ardından başlayan görüşmeler bugün TÜHİS ev sahipliğinde devam etti. Kamudaki işçilerin yeni maaş zam oranlarının belli olacağı görüşmeler için TÜHİS’in daveti üzerine TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ heyetleri TÜHİS Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Görüşmeye TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, HAK-İŞ Başkan Yardımcısı Halil Çukutli katıldı.

"'Neyse ne' demek bize yakışmaz ama grev uygulamasına gitme yolları bize gözüküyor"

Görüşmenin ardından açıklama yapan TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, TÜHİS'te hiçbir bakanlık yetkilisinin olmadığını belirterek, TÜHİS'in bu konuda yetkili olduğunu söyledi. Ağar, "Aslında uzun konuşmanın bir anlamı yok. Çünkü vermiş oldukları teklifin de bir anlamı yok" dedi. Ağar, "İlk tekliflerinde hatırlarsınız, 'hayal kırıklığına uğradık' demiştik. Şimdi hayal kırıklığına uğramadık. Zaten biliyorduk bunların ikinci teklifinin ne düzeyde olacağını" ifadelerini kullandı. Ağar, şöyle konuştu: 

"Neydi ikinci teklifleri? Maalesef birinci altı ay yüzde 17, 16'ya 1 puan koymuşlar. İkinci altı ay yüzde 10. Diğer, ikinci yılın birinci altı ayı yine 7, ikinci altı ay için de yüzde 5. Başka bir şey yok bunun gündeme getirilmesini bile biz uygun bulmuyoruz.

Bunun anlamı şudur: Siz meydanları boş bırakmayın, eylemlerinize devam edin, sonuna kadar mücadele edin, meydanları ısıtın anlamına gelir. Bizim eylemlerimiz zaten devam edecek. Buradan 600 bin kamu işçisine de sesleniyorum. Özellikle bu eylemlerimize büyük destek vermelerini, ses getirmelerini, üretimden gelen güçlerini sonuna kadar kullanmaları gerektiğini düşünüyorum.

En düşük ev kirasının 20 bin lira olduğu bu ülkede, bu tekliflerin kamuoyuna, 600 bin kamu işçisine reva görülmesi gerçekten bizleri üzmektedir. Ayrıca Çalışma Bakanı’na buradan da seslenmek istiyorum. Basın kendisine soru sorduğu zaman 'En kısa zamanda makul ölçülerde, insanların hoşuna gidecek bir şekilde anlaşma sağlayacağız' dediği buysa, bunun anlaşmasının mümkün olmadığını buradan ifade etmek istiyorum.

Biz mücadeleden geri durmayacağız. Sonuna kadar devam edeceğiz. Daha önce de söylediğimiz gibi, grev aşamasına zaten geldik. Daha iki aylık bir süremiz kaldı. Grevse grev. Artık 'neyse ne' demek bize yakışmaz ama grev uygulamasına gitme yolları bize gözüküyor. Hükümete temennimiz: Biz grev aşamasına kadar geldik. Gelin, bu işi masada çözelim. Bu iş greve gittiğimiz zaman da bitecek, masa başında oturup müzakere yaptığımız zaman da bitecek. Aksi olursa kavgadan kimsenin kârı olmaz. O nedenle bu işçi, devletin işçisi. Devletin işçisine devletin sahip çıkması lazım. Elbette ki sendika olarak biz, hak ve menfaatlerini korumak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz, mücadelemizi yapıyoruz, hak arıyoruz. Hak aradığımız zamanda, bizleri 'Niye hak aradın?' diye maalesef eleştiriler de var. Bunlara da saygı duyuyoruz. Ancak şunun bilinmesini isterim ki işçi arkadaşlarımız hiçbir zaman karamsar olmasın. Yeter ki sendikalarının almış olduğu eylem kararlarına harfiyen uysunlar. Biz bu işin üstesinden geleceğiz."

Bir gazetecinin, "Üçüncü bir teklif daha bekliyor musunuz?" sorusuna Ağar, "Toplantılarımız devam edecek daha mutlaka. Toplantımız bitmiş değil. Bu tekliften sonra tahmin ediyorum Temmuz ayının başlarında da bir teklif verirler. Ona da bakacağız. Süreç daha devam ediyor, bitmiş değil" yanıtını verdi. 

"Altı ay geçmiş üzerinden henüz daha hiçbir yol kat edemedik"

Ağar'ın ardından konuşan bulunan Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı Halil Çukutli, bugün yedinci toplantının yapıldığını aktararak, "Bugüne kadar geldiğimiz nokta itibarıyla bizlere sunmuş oldukları bir önceki tekliften birinci altı ay için yüzde 1, ikinci altı ay için yüzde 2, üçüncü ve dördüncü altı ay için hiçbir artış getirmediler" diye konuştu. Çukutli, şunları söyledi: 

"Bizler bugüne kadar dayandık. Bununla ilgili olarak geçtiğimiz dönemde yapmış oldukları en son tekliflerinden sonra da Hak-İş Konfederasyonu olarak birçok eylem kararı aldık. Bununla ilgili olarak önce Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve Çalışma Bakanımızla görüşme yaptık. Akabinde Maliye Bakanımızdan da talep ettik ama henüz daha şu ana kadar Hak-İş Konfederasyonu olarak bizlere teklifimize, talebimize, randevu talebimize cevap vermedi. Oraya da gidip dileklerimizi, isteklerimizi, düşüncelerimizi paylaşmak istiyoruz. En kısa süre içerisinde onun da bizim taleplerimizi dinleyeceğini ümit ediyorum.

Sayın Başkan, Çalışma Bakanımıza söyledi, ben de Maliye Bakanımıza söylemek istiyorum. Bizleri lütfen duysunlar. Buradaki insanların beklentilerini karşılayacak şekilde mutlaka bir yol haritası belirlemek durumundayız. Biz bugüne kadar yaptığımız bütün çalışmalarda uzlaşmacı ve çözüm odaklı olarak yaklaşmaya çalıştık. Çabamız o doğrultuda oldu. Toplantıların bu kadar sürmesinin de bizi sıkıntıya soktuğunu ifade etmek istiyorum.

Binlerce, yüz binlerce kişi Ocak ayından beri bugünü bekliyor. Altı ay geçmiş üzerinden henüz daha hiçbir yol kat edemedik. Bu, hakikaten trajikomik bir durum. Bu süreçlerin mutlaka en kısa süre içerisinde bitirilmesini ve sözleşmeyi güzel bir şekilde bitirmeyi de hedefliyoruz. İnşallah en kısa süre içerisinde, Temmuz’un belki ilk haftasında, önümüzdeki hafta olmak üzere, inşallah en kısa süre içerisinde bu sözleşmeyi bitireceğiz diye ümit ediyorum."