Kamuda mühendis ve teknik personel iş bıraktı...Mühendis Tek-Sen Ulaştırma Sendikası'ndan hükümete çağrı: Yıllardır kanayan yaraları çözün, tarihe adınızı adaletle yazdırın

TAKİP ET

Mühendis Tek-Sen Ulaştırma Sendikası kararıyla sendikanın üyesi kamu çalışanı mühendisler, mimarlar, şehir plancıları, teknikerler ve teknisyenler bugün iş bıraktı. 'Biz, bu ülkenin köprülerine, barajlarına, raylarına imza atan insanlarız. Bugün kamu mühendisleri yoksulluk sınırının altında maaş alıyor, emeklileri açlığa mahkum ediliyor' diyen Sendika Genel Başkanı Cuma Paksoy, Hakem Kurulu'na ve hükümete seslenerek, 'Belki masadaki sendikalar bizleri size iyi anlatamadı. O yüzden biz bugün buradayız. Mühendislerin ve teknik personelin yıllardır kanayan yaralarını çözün, tarihe adınızı adaletle yazdırın' dedi.

(İSTANBUL)- Mühendis Tek-Sen Ulaştırma Sendikası kararıyla sendikanın üyesi kamu çalışanı mühendisler, mimarlar, şehir plancıları, teknikerler ve teknisyenler bugün iş bıraktı. ”Biz, bu ülkenin köprülerine, barajlarına, raylarına imza atan insanlarız. Bugün kamu mühendisleri yoksulluk sınırının altında maaş alıyor, emeklileri açlığa mahkum ediliyor” diyen Sendika Genel Başkanı Cuma Paksoy, Hakem Kurulu’na ve hükümete seslenerek, “Belki masadaki sendikalar bizleri size iyi anlatamadı. O yüzden biz bugün buradayız. Mühendislerin ve teknik personelin yıllardır kanayan yaralarını çözün, tarihe adınızı adaletle yazdırın” dedi.

Mühendis Tek-Sen Ulaştırma Sendikası’nca alınan karar kapsamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı çalışan mühendisler, mimarlar, şehir plancıları, teknikerler ve teknisyenler, bugün 1 günlük süreyle iş bırakma eylemi yapıyor. Mühendis Tek-Sen Ulaştırma Sendikası eyleme ilişkin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu Yeşilköy’de basın açıklaması gerçekleştirdi. Sendika Genel Başkanı Cuma Paksoy tarafından yapılan açıklamada, kamu çalışanı mühendis ve teknik personelin tepki ve talepleri dile getirildi.

"Tiyatronun figüranı olmayı reddettik, kendi müstakil eylemimizi yaptık"

Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen’in, 8.Dönem Toplu Sözleşme sürecinde hükümet tarafından verilen toplu sözleşme teklifini protesto etmek amacıyla 18 Ağustos’ta gerçekleştirdiği eylemlere ilişkin “O tiyatronun figüranı olmayı reddettik, kendi müstakil eylemimizi yaptık. Çünkü mühendislerin sesi milyonların arasında kaybolmamalıydı. Bugün burada işte o sesi duyuruyoruz” diyen Paksoy, toplu sözleşme sürecinde verilen iyileştirmelere ilişikin şöyle konuştu:

 “Tüm memur ve emeklisini ilgilendiren maaş zam oranları herkesin malumu, bunu konuşmaya değer bile bulmuyoruz. Ülkenin gerçeklerinden ne kadar uzak olunduğunun aleni göstergesidir. Mühendise 2 bin 200 lira, tekniker ve teknisyene bin 100 lira iyileştirme yaptılar. Dalga mı geçiyorsunuz? Bu rakamlarla pazara bile gidilemiyor.”

2200 liralık iyileştirmeyi 50 dolarla protesto etti

Paksoy, mühendislere yapılan 2 bin 200 liralık artışı, yaklaşık 2 bin liraya denk gelen 50 dolarlık banknotla protesto etti. Açıklama sırasında elindeki, yaklaşık 50 dolarlık banknotu gösteren Paksoy, “İşte bize layık görülen bu. Ama bilsinler ki biz 50 dolarlık mühendis değiliz, bu ülkenin köprülerine, barajlarına, raylarına imza atan insanlarız. Bugün kamu mühendisleri yoksulluk sınırının altında maaş alıyor, emeklileri açlığa mahkum ediliyor. Dün denk olduğumuz meslek grupları bugün bizden 2-3 kat fazla maaş alıyor. Bu sadece ekonomik kayıp değil; düpedüz adaletsizliktir, haksızlıktır, itibarsızlaştırmadır” dedi.

Hakem Kurulu ve hükümete seslendi

Hakem Kurulu ve Bakanlığa seslenen Paksoy, şöyle konuştu:

“Belki masadaki sendikalar bizleri size iyi anlatamadı. O yüzden biz bugün buradayız. Önünüzde tarihi bir fırsat var. Mühendislerin ve teknik personelin yıllardır kanayan yaralarını çözün, tarihe adınızı adaletle yazdırın... Sayın karar vericiler, taleplerimiz karşılanırsa sadece biz değil, ülkenin geleceği de kazanacak. Çünkü, mühendisin emeği güvenceye alınmadan bu ülkenin kalkınma hedefleri tutturulamaz. Bilin ki, bu ses duyulmaz, bu tarihi fırsat kaçırılırsa, zaten sarsılan çalışma barışı daha da bozulacak, mühendis ve teknik personelin örgütlü tepkisi daha da büyüyecektir.

Buradan, diğer sendikalarda bulunan değerli meslektaşlarımıza da sesleniyoruz. Gelin, orada figüran olmayı bırakın. Mühendislerin, teknikerlerin ve teknisyenlerin gerçek sesi buradadır. Ne eylemden kaçarız, ne mücadeleden geri dururuz. Gerekirse iş bırakırız ama hakkımızı asla ve asla bırakmayız."

Mühendislerin talepleri belirtildi

Paksoy, mühendislerin taleplerini, “Mühendislik Meslek Kanunu’nun çıkarılması; maaşların yoksulluk sınırının üstüne çıkarılması ve aylık enflasyon farkının her ay otomatik yansıtılması; ek gösterge düzenlemelerinin en mağdur kesimi olan mühendis ve teknik personelin ek göstergelerinin güncellenmesi, kariyer basamaklarının oluşturulması (yetkin, uzman, başmühendis unvanları), risk ve sorumluluk tazminatı verilmesi, arazi tazminatlarının artırılması, harcırahların çarşı–pazar enflasyonuna göre güncellenmesi ve tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması” şeklinde sıraladı.

Özçelebi: İlk kez iş bırakıyoruz çünkü hakkımızı alamıyor, yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum ediliyoruz

Sendika Genel Başkan Yardımcısı Merve Zeki Özçelebi ise “Kamuda çalışan mühendisler, mimarlar, şehir plancıları, teknikerler ve teknisyenler olarak ilk kez iş bırakıyoruz. Çünkü hakkımızı alamıyor, yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum ediliyoruz” dedi. Özçelebi şöyle devam etti:

“Biz bu ülkenin yolunu, köprüsünü, barajını, okulunu yapan; imzasıyla sorumluluk alan; risk üstlenen kadrolarız. Ancak görüyoruz ki, tüm bu emeğe ve sorumluluğa rağmen hakkımız olanı alamıyoruz. Bugün burada bir araya gelerek, sadece kendi maaşımız için değil; aynı zamanda meslek onurumuz için ses çıkarıyoruz. Çünkü mesele bordrodan ibaret değildir; mesele, alın terimizin karşılığını alabilmek ve geleceğimizi güvenceye almaktır.

Teknik personel emeği görmezden gelindikçe, bu ülkenin projeleri de riske atılmaktadır. Biz mühendisler ve teknik personel üretmezsek, bu ülkenin yolları da yürümez, köprüleri de ayakta kalmaz, enerjisi de ışık saçmaz. Bizim emeğimiz ülkenin kalkınmasının temelidir. Bugün bilimin, aklın, emeğin gücüyle iş bıraktık. Ve buradan açıkça ilan ediyoruz: Eğer haklarımız iyileştirilmezse, kanunların bize tanıdığı tüm yolları sonuna kadar kullanacağız. Bu sadece bugünün eylemi değil; yarına bırakılacak daha büyük bir örgütlenmenin habercisidir.

"Biz sustukça haklarımız gasp edilir"

Biz üretmezsek bu ülke yürümez. Biz sustukça haklarımız gasbedilir. Ama artık susmuyoruz, artık hakkımızı istiyoruz. Bugün buradan tüm meslektaşlarımıza da çağrımızdır: Gelin, yan yana duralım, birliğimizi büyütelim, bu sesi daha gür çıkaralım."

“Stresle yaşıyoruz, çünkü attığımız imzanın sorumluluğu da var”

16 yıldır kamuda inşaat mühendisi olarak çalıştığını söyleyen Serkan Somuncu da "Başmühendislik görevi yapıyorum, maaşım 80 bin lira. Bundan 5 sene önceye kadar dengi meslek gruplarınla maaşlarımız başabaşken, şu anda neredeyse onların yarısı kadar bile maaş alamıyoruz. 1 çocuk okutuyorum, kiradayım, eşim çalışmıyor... Türkiye’nin en önemli projelerine imza atıyoruz. Stresle yaşıyoruz, çünkü attığımız imzanın sorumluluğu da var. Bu sıkıntılı süreçte rahat çalışabilmemiz için, kafamızın da rahat olması gerekiyor ama maalesef geçim derdinden kafamız rahat olmuyor" diye konuştu.

“Emekli olamıyoruz”

Sendika üyelerinden 32 yıldır kamuda mühendis olarak çalıştığını belirten Cüneyt Bilen ise emekli olmayı düşündüğünü ancak memur emekli maaşlarının düşük olması nedeniyle bunu gerçekleştiremediğini söyledi. Bilen şöyle konuştu:

Emekli olmayı düşünüyorum ara ara. Yalnız, şu anki maaşımızla emekli olduğumuz zamanki maaşımız arasında yarı yarıyadan daha fazla bir fark var. Bu nedenle emekli olamıyoruz. Ben 10 sene önce, emekli olurum diye düşünüyordum bu yaşıma geldiğimde. Maalesef şu anda öyle birşey yapamıyoruz."