Kartalkaya yangını davasında dördüncü gün...Oğlu Eren'i kaybeden Baba Eray Bağcı: 4 gündür organize kötülüğün organize bir savunması yapılıyor
15 yaşındaki oğlu Eren'i Grand Kartel Otel'de çıkan yangında kaybeden baba Eray Bağcı, "Dördüncü günü duruşmanın. Biz daha önce hep bunu organize bir kötülük olarak değerlendiriyorduk. Bu 4 günlük süreçte de görüyoruz ki içeride organize kötülüğün organize bir savunması yapılıyor. Tüm sanıklar aşağı yukarı benzer ifadelerde bulunuyor. 'Bilmiyorum, görmedim, sorumlu değilim, yetkili değilim, yetkin değilim, duymadım, hatırlamıyorum, hatta cevap vermek istemiyorum'. Maalesef çok üzücü bir olay" dedi.
Haber: Esra TOKAT
(BOLU) - 15 yaşındaki oğlu Eren’i Grand Kartel Otel'de çıkan yangında kaybeden baba Eray Bağcı, "Dördüncü günü duruşmanın. Biz daha önce hep bunu organize bir kötülük olarak değerlendiriyorduk. Bu 4 günlük süreçte de görüyoruz ki içeride organize kötülüğün organize bir savunması yapılıyor. Tüm sanıklar aşağı yukarı benzer ifadelerde bulunuyor. 'Bilmiyorum, görmedim, sorumlu değilim, yetkili değilim, yetkin değilim, duymadım, hatırlamıyorum, hatta cevap vermek istemiyorum'. Maalesef çok üzücü bir olay" dedi.
Bolu Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de meydana gelen 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 133 kişinin yaralandığı yangına ilişkin 19’u tutuklu toplam 32 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce dördüncü gününde devam ediyor. Adliyenin yetersiz olması nedeniyle duruşma, Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda yapılıyor. 15 yaşındaki oğlu Eren’i kaybeden baba Eray Bağcı, duruşma devam ederken süreci ANKA Haber Ajansı’na şu ifadelerle değerlendirdi:
"Dördüncü günü duruşmanın. Biz daha önce hep bunu organize bir kötülük olarak değerlendiriyorduk. Bu 4 günlük süreçte de görüyoruz ki içeride organize kötülüğün organize bir savunması yapılıyor. Tüm sanıklar aşağı yukarı benzer ifadelerde bulunuyor. 'Bilmiyorum, görmedim, sorumlu değilim, yetkili değilim, yetkin değilim, duymadım, hatırlamıyorum, hatta cevap vermek istemiyorum'. Maalesef çok üzücü bir olay. İçeride avukatlar sorularına cevaplar alamıyorlar. Çünkü cevapların çok büyük bir kısmı genelde az önce söylediğim ifadelerle kısa ifadelerle cevaplanmış oluyor."
"Bazı sanık vekillerinin tahriklerine maruz kaldık"
Duruşmanın yöneticisi Hakim Bey sanık avukatlarından bir tanesine 'lütfen müşteki yakınlarını ve müştekileri tahrik etmeyin' şeklinde bir uyarıda bulundu. Bu da kayıtlara geçti. Maalesef burada bazı sanık avukatları müştekilere ve müşteki yakınlarına tahrik edici ifadelerde bulunuyor. Yani gerçekten çok acı verici bir durum. Biz burada zaten 4 gündür olayı tekrar, tekrar yaşayarak sorumlu olduğunu bildiğimiz kişilerin 'bilmiyorum, duymadım, görmedim, sorumlu değilim, yetkili değilim' ifadelerine maruz kalarak yıprandığımız gibi diğer taraftan maalesef bazı sanık vekillerinin de böyle tahriklerine maruz kaldık."
Dosyada yargılananların sorumluluklarını reddettiğini vurgulayan baba Yağcı, Adalet Bakanlığı'nı duruşmadaki ifadeleri değerlendirmeye çağırarak açıklamasını şöyle tamamladı:
"Aslında içerde gerçekten çok enteresan bir ortam var. Şimdi siz sorumluluk sahibisiniz ünvanınız var, imza atıyorsunuz, ünvanınızı kartvizitinizde kullanıyorsunuz, insanlara kendinizi böyle takdim ediyorsunuz ama sonra geçiyorsunuz diyorsunuz ki 'ben aslında değilim'. 'Ben aslında kağıt üstündeyim', 'ben aslında yetkili değilim', 'ben aslında sorumlu değilim'. Yani buradan tabii ki Adalet Bakanlığı mıdır bunun tarafı bilemiyorum ama bu ifadelerin çok titizlikle değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.
"Sizin bir kanunla verilmiş bir göreviniz var, 'ben aslında değilim' şeklinde bir savunma yapamazsınız"
Sizin bir yetkiniz varsa ve de bu kanunlara göre belirlenmişse siz artık 'ben aslında Türk Ticaret Kanunu'na göre bu ünvana sahibim ama ben bu işi yapmıyorum' diyemezsiniz. Çünkü bu sorumluluklar kanunlarla belirlenmiş. Bu olayın sonucunda da bu duruşmaların sonucunda da ben bu kişilerin bu ifadelerin dikkate alınacağını çok fazla düşünmüyorum. Çünkü kanunlar çok net. Sizin bir kanunla verilmiş bir göreviniz var, bir yetkiniz var ve siz 'ben aslında kâğıt üstündeyim, ben aslında değilim, ünvanı sadece şu iş için aldım' şeklinde bir savunma yapamazsınız. Ben bu savunmaları da açıkçası çok mahkeme yetkilileri tarafından dikkate alınacağını düşünmüyorum. Çünkü kanunlar çok net."