Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu... Meral Danış Beştaş: "Hocalarımızdan 100 yıllık ezberleri tekrar eden bir yer dışında hukuk disiplininden önümüzü açan öneriler duymak isteriz"
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda sunum yapan hukukçuların önerilerinin mevcut süreçle uyumlu olmadığını söyleyerek "Açıkçası bu sürece dair 'pişman olsunlar, gelsinler, siyaset yapmasınlar' deniliyor. 11 Temmuz'da bir silah bırakma etkinliği oldu ve o insanlar Türkiye'ye gelmediler. Tırnak içinde söylüyorum. Pişman olsalardı gelirlerdi, 'pişmanız yararlanırız' derlerdi. Bu yönüyle pişmanlık dışında o teknik ceza hukuku yani en çok nasıl içeride tutarız, nasıl onurunu incitiriz, nasıl nedamet getirtiriz zihniyetinden ziyade örgüt mensuplarının gerçekten siyaset yapma talebi var. Hocalarımızın varsa bu perspektifle pişmanlık, nedamet, onuru yok eden, gururu inciten milyonlarca yurttaşın iradesini görmezden gelen, 100 yıllık ezberleri tekrar eden bir yer dışında akademiden, hukuk disiplinden açıkçası önümüzü açan öneriler tabii ki varsa bu konuda hazırlığınız bunu duymak isteri" diye eleştirdi.
(TBMM) - DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda sunum yapan hukukçuların önerilerinin mevcut süreçle uyumlu olmadığını belirterek, "Açıkçası bu sürece dair 'pişman olsunlar, gelsinler, siyaset yapmasınlar' deniliyor. 11 Temmuz'da bir silah bırakma etkinliği oldu ve o insanlar Türkiye'ye gelmediler. Tırnak içinde söylüyorum. Pişman olsalardı gelirlerdi, 'pişmanız yararlanırız' derlerdi. 'En çok nasıl içeride tutarız, nasıl onurunu incitiriz, nasıl nedamet getirtiriz' zihniyetinden ziyade örgüt mensuplarının gerçekten siyaset yapma talebi var. Hocalarımızın bu perspektifle pişmanlık, nedamet, onuru yok eden, gururu inciten milyonlarca yurttaşın iradesini görmezden gelen 100 yıllık ezberleri tekrar eden bir yer dışında akademiden, hukuk disiplininden açıkçası önümüzü açan önerileri, hazırlığı varsa bunu duymak isteriz" dedi.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda söz alan hukukçuların konuşmalarının ardından partisi adına söz alan DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, ceza hukukçularına teşekkür ederek, "Doğrusu ben de ceza çalışan bir hukukçu olarak çok dikkatle dinlemeye çalıştım. Açıkçası ceza hukukçusu hocalarımızın sunduğu önerilerle mevcut süreç birbiriyle uyumlu değil. Ağırlıklı olarak bir pişmanlık, denetimli serbestlik konuları ısrarla ifade edildi. Pişmanlık yasası var TCK'da 221. madde" diye eleştirdi.
"Örgüt üyeleri pişman olsalardı gelirlerdi, 'pişmanız yararlanırız' derlerdi"
"Zaten örgüt mensupları pişman olup gelselerdi bugüne kadar bu çatışma devam ediyor olmayacaktı. Burada mesele pişman olup olmama meselesi değil" diyen Danış Beştaş, şunları kaydetti:
"Türkiye barışını arıyor ve bu barışını ararken de ceza hukukçularından, anayasacılardan, diğer hukuk disiplininden bizler komisyon üyeleri olarak -en azından grubumuz adına söylüyorum- mevcut siyasal atmosferde bunun hukuki zeminini nasıl oluşturabiliriz diye düşünüyor. Şu an mevcut olduğumuz iklimde 30 yıldır cezaevinde tutulan hükümlülere pişmanlık dayatılıyor ve bu yüzden 2 yıl, 3 yıl infaz süreleri uzatılıyor. Pişmanlık Yasası hiçbir zaman yürürlükten kalkmadı. TCK hükümleri olarak var. Bu sürece biz Barış ve Demokrasi Toplum süreci diyoruz ve barışı, demokrasiyi inşa etmeye çalışıyoruz. Neticede Türkiye olarak çatışma çözümünü yapan ilk ülke değiliz. Dünyanın her yerinde benzer örnekler var. Açıkçası bu sürece dair 'pişman olsunlar, gelsinler, siyaset yapmasınlar' deniliyor. Yani sonuçta hepimiz komisyon üyeleri olarak çok daha hassas bakıyoruz. 11 Temmuz'da bir silah bırakma etkinliği oldu ve o insanlar Türkiye'ye gelmediler. Tırnak içinde söylüyorum. Pişman olsalardı gelirlerdi, 'pişmanız yararlanırız' derlerdi.
Bir metin yayınlandı. PKK lideri Sayın Öcalan'ın bu konuda çağrıları var. Devletle yapılan görüşmeler var. Burada Türkiye Parlamentosu'nun yüzde 95'i var ve en güçlü siyasi irade var. Bu yönüyle pişmanlık dışında o teknik ceza hukuku yani en çok nasıl içeride tutarız, nasıl onurunu incitiriz, nasıl nedamet getirtiriz zihniyetinden ziyade örgüt mensuplarının gerçekten siyaset yapma talebi var ve dünyanın her yerinde de bu böyle olmuş. Ben geçen hafta Endonezya'daydım. Endonezya hükümeti AÇE'ye demiş ki 'Gidin bir siyasi parti kurun. Silahlı militanlar gelip siyasi partiye bir olsun. Orada siyaset yapsınlar.' Burada sorun itilaf değil, demokratik bir mücadeleyle, siyasetle, bu meseleyi nasıl çözeriz, bu kanı nasıl durdururuz ve bunun yasal zeminini nasıl oluştururuz konusudur. Bu konuda hepimiz çok pozitif ve yapıcı bir yerden yaklaşmaya çalışıyoruz. Hocalarımızın bu perspektifle pişmanlık, nedamet, onuru yok eden, gururu inciten milyonlarca yurttaşın iradesini görmezden gelen 100 yıllık ezberleri tekrar eden bir yer dışında akademiden, hukuk disiplininden açıkçası önümüzü açan önerileri, hazırlığı varsa bunu duymak isteriz. Çünkü biz de ekibimizle, hukukçularla, birçok kurumla çalışıyoruz ama açıkçası günün sonunda bu meseleyi gelip pişman olup olmama parantezine alacak olursak bu komisyonun temsiliyeti açısından geri bir yerde olur diye özetlemek istiyorum."