Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısı… İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Şamlı: "Abdullah Öcalan, periyodik olarak süreç hakkında bilgilendirilmelidir"

TAKİP ET

İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Yasin Şamlı, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, "Bazı hususlar ise zamana ve toplumun ortak kabulüne bırakılmalıdır. Ayrıştırıcı, ötekileştirici, çatışmacı dil ve üsluptan uzak durmalıdır. Manipülasyonlara ve süreci çeşitli yöntemlerle zehirlemek isteyenlere fırsat vermemek için Abdullah Öcalan'ı periyodik olarak süreç hakkında bilgilendirmelidir" dedi.

(ANKARA) - İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Yasin Şamlı, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda yaptığı konuşmada, "Bazı hususlar ise zamana ve toplumun ortak kabulüne bırakılmalıdır. Ayrıştırıcı, ötekileştirici, çatışmacı dil ve üsluptan uzak durmalıdır. Manipülasyonlara, tevziratlara ve süreci çeşitli yöntemlerle zehirlemek isteyenlere fırsat vermemek için Abdullah Öcalan'ı periyodik olarak süreç hakkında bilgilendirilmelidir" dedi.

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında Tören Salonu'nda 14.20'de toplandı. Toplantıda, Türkiye'deki baroları temsilen davet edilen baro başkanları dinleniyor. Numan Kurtulmuş, alfabetik sıraya göre baro başkanlarına 10'ar dakika süre verdi. İstanbul 2 Nolu Baro Başkanı Yasin Şamlı, şunları kaydetti:

"Coğrafyamızdaki terör eylemleri ve çatışmalar ülkemize, milletimize, barış ve kardeşliğimize zarar vermekle kalmayıp, emperyalistlerin bölgemiz üzerindeki karanlık ve kanlı emellerine de hizmet etmektedir. Darbelerin, vesayet odaklarının, terörün planlayıcısı ve uygulayıcısının esas itibariyle emperyalistler olduğu artık bugün herkes tarafından bilinmektedir.

Bugün bir terör devletinin Gazze'de yaptığı soykırım ülkemizde dahil olmak üzere birçok ülkede yapılan darbeler Türkiye'de, İran'da, Irak'ta, Suriye'de, Libya'da, Tunus'ta, Afganistan'da, Pakistan'da daha birçok ülkede yapılan terör eylemleri esas itibariyle bir bütünün parçalarıdır. Milletimiz ve devletimiz 'terörsüz Türkiye' projesiyle bölgenin ülkelerinin sınırlarını değiştirmeyi, yeni kukla devletler ihdas etmeyi bölgedeki çatışma savaşları sürekli kılmayı hedefleyen kirli emperyalist planları bildiğini ve bunlara asla müsaade etmeyeceğini ortaya koymuştur.

"Türkler ve Kürtler hiçbir zaman birbirlerine öteki olarak bakmamıştır"

Emperyalistlerin yakın tarihimizde bürokrasi içerisine yerleştirdiği etki ajanlarının kasıtlı uyguladığı hak ihlallerine kışkırtmalarına rağmen Türkler ve Kürtler hiçbir zaman birbirlerine öteki olarak bakmamıştır. Millet kavramına etnik bir anlam yüklememiş ve kendilerini tek millet olarak, İslam milleti olarak tanımlamışlardır. Bu kopmaz inanç bağını en büyük hazinemiz olarak görüyorum. Dinimiz bize adaleti, barışı, kardeşliği, barış içinde bir arada yaşamayı emretmiştir.

'İnsanların en hayırlısı insanlara en faydalı olandır' prensibi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir. Milletimiz tarih boyunca farklı inançları, dilleri ve kültürleri bir arada yaşatmayı başarmıştır. Yüzyıllar boyunca adaletin ve hakkaniyetin timsali olmuş bir gelenekten geliyoruz. Atalarımız farklı dinlere ve etnik gruplara ait hakları asırlarca barış içinde bir arada yaşatmış bu tecrübe bütün dünyaya örnek teşkil edecek niteliktedir. Tarihi tecrübeden de ilham alarak bugün daha büyük hamleler yapılabilir. Dünyaya ve bütün insanlara örnek teşkil edecek uygulamalar başlatılabilir.

"Emperyalist müdahaleler ortadan kaldırıldıktan sonra bireysel hak ve özgürlükler konusunda cesur adımlar atılabilir"

'Terörsüz Türkiye' projesinin başarısı yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını değil bütün gönül coğrafyamızı etkileyecek, barışı, kardeşliği perçinleyecek, refahı arttıracaktır. Karanlık, kanlı, kirli emperyalist planların önünde en büyük engel olacaktır. Emperyalist müdahaleler ortadan kaldırıldıktan sonra bireysel hak ve özgürlükler konusunda cesur adımlar atılabilir.

Bu adımlar bir yandan her türlü gelişmeyi tahkim edecek, bir yandan vatandaşlarımızı memnun edecek, diğer yandan ise emperyalistlerin faaliyet ve istismar alanlarını daraltacaktır. Devlet olmak büyük bir sorumluluk gerekir. Devletimiz adaleti ve merhametiyle süreçte rol alacak, katkı sağlayabilecek herkesi cesaretlendirmelidir.

"Sürecin kazanımları yeni, sivil, hak ve özgürlükleri önceleyen bir anayasayla taçlandırılmalıdır"

Gücüyle ise süreci akamete uğratacak girişimleri caydırmalıdır. Süreçte görev alan herkes sorumluluk bilincinin gereği olarak her vesileyle kararlılığını ve gayretini ortaya koymalıdır. Terör eylemlerine katılmamış vatandaşlar hakkında mevzuat düzenlemeleri yapılıp güven arttırıcı önlemler alınmalıdır. Bu noktada bir denge olarak kamu vicdanının hassasiyetleri de gözetilmelidir. Bu tür denge gerektiren konularda herkes saygılı davranmak, süreci zorlaştıracak dil ve üsluptan kaçınmak zorundadır.

Bazı hususlar ise zamana ve toplumun ortak kabulüne bırakılmalıdır. Ayrıştırıcı, ötekileştirici, çatışmacı dil ve üsluptan uzak durmalıdır. Yakın tarihimizde ve günümüzde bazı şahsıların münferit uygulama ve tavırları bir kesime mahvedilerek tartışma ve çatışma zeminleri oluşturulmamalıdır. Manipülasyonlara, tevziratlara ve süreci çeşitli yöntemlerle zehirlemek isteyenlere fırsat vermemek için Abdullah Öcalan'ı periyodik olarak süreç hakkında bilgilendirilmelidir. Kararlılık her defasında vurgulanmalıdır. Sürecin kazanımları yeni, sivil, hak ve özgürlükleri önceleyen bir anayasayla taçlandırılmalıdır.

Terörün tamamen Türkiye'nin gündeminden çıkarılması, milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi yalnızca ülkemiz ve bölgemizin değil bütün insanlığı yararına olacaktır. Bizim sorumluluğumuz yalnızca bugüne dair değil geleceğe dair de bir sorumluluktur. 'Terörsüz Türkiye' ve nihayetinde 'terörsüz bölge' projesi zamanı ve sınırları aşan büyük bir projedir. Bu sürecin başarıya ulaşması günümüz insanına hizmetimiz, geleceğin nesilllere ise görevimizdir.

Bize düşen görev tarihimizden aldığımız ilham ve kararlılıkla cesur ve adil adımlar atabilmektir. Sözlerime son verirken hukukçu sorumluluğu bilinciyle baromuzun bu sürece her türlü katkı vermeye hazır olduğunu ifade ediyorum. Bu tarihi vazifeyi ifa eden çalışmalarımızda tekrar başarılar diliyorum."