MÜSİAD Başkanı Özdemir'in 'zorunlu eğitim' açıklamasına tepki...Turgut Aydın: Çocuklar işçileştirilmeye, kız çocukları eve kapatılmaya çalışılıyor

TAKİP ET

Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir'in zorunlu eğitimin esnetilmesine ilişkin sözlerine tepki göstererek 'Buradaki amaç, öncelikle sanayinin ihtiyaç duyduğu ucuz iş gücünü çocuklar üzerinden sağlanmasıdır, bunun önünü açmaktır. İkincisi, kadınları evlerine kapatmak ve eğitim haklarını engellemek, çocuk yaşta evliliklerinin önünü açmaktır" dedi.

Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: AKIN KÜÇÜKKURT

(İZMİR) - Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’in zorunlu eğitimin esnetilmesine ilişkin sözlerine tepki göstererek “Buradaki amaç, öncelikle sanayinin ihtiyaç duyduğu ucuz iş gücünü çocuklar üzerinden sağlanmasıdır, bunun önünü açmaktır. İkincisi, kadınları evlerine kapatmak ve eğitim haklarını engellemek, çocuk yaşta evliliklerinin önünü açmaktır" dedi.

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir’in “Gençlerimiz iş gücüne daha erken katılmalı. Eğitim zorunluluğu esnetilmelidir” sözlerine tepkiler sürüyor.  Veli-Der İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, konuya ilişkin ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Aydın, zorunlu eğitimin esnetilmesinin çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evliliklerin sayısının artmasına neden olacağını söyledi.

“Bu zihniyetin amacının ne olduğunu açıkça ortaya koyuyor”

Zorunlu eğitimin esnetilmesinin iktidara yakın kuruluşlarca desteklendiğini belirten Aydın, “Kesinlikle çocuğumun okumasını istiyorum. Zaten 18 yaşından önce çocukların tüm eğitim hakları sonuna kadar kullandırılmalıdır. Eğitim en temel, kamusal bir haktır. Çocuklar bu haktan mahrum edilemez. Eğitim süresinin kısaltılması çocukların eğitim hakkına yönelik bir saldırıdır. Eğitim hakkından hiçbir çocuk mahrum edilmemelidir. Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, bu eğitim süresinin kısaltılması konusunu eğitim öğretim yılının başında tartışmaya açtı. Tartışmaya katılanlara baktığımızda... İktidara yakın MÜSİAD gibi iş çevreleri, şirketleşmiş tarikatlar, iktidara yakınlığıyla bilinen Maarif Platformu, İstanbul Medeniyetler Enstitüsü, Enderun Özgün Eğitim Derneği gibi iktidara yakın sivil toplum kuruluşları, iktidara yakınlığıyla bilinen sendikalara tartıştırılıyor. Bunlar ağız birliği yapmışçasına ‘Zorunlu eğitim süresinin bu kadar uzun olması, çocuklarımızın erken meslek edinme ve aile kurmasının önünde en büyük engeldir’ deniliyor. Aslında bu açıklama, bu zihniyetin amacının ne olduğunu açıkça ortaya koyuyor” dedi.

“Çocukların eğitim hakkına yönelik saldırıdır”

Çocukların eğitim hakkına saldırı olduğunu ifade eden Aydın, şunları söyledi:

“Buradaki amaç, öncelikle sanayinin ihtiyaç duyduğu ucuz iş gücünü çocuklar üzerinden sağlanmasıdır, bunun önünü açmaktır. İkincisi, kadınları evlerine kapatmak ve eğitim haklarını engellemek, çocuk yaşta evliliklerinin önünü açmaktır. Zorunlu eğitim süresinin son 3 yılının kısaltılmasını isterken... HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu bir açıklaması var. ‘Zorunlu eğitim bireysel özgürlüklerinin önünde engeldir, dolayısıyla bir dayatmadır’ diyor. Bu kesinlikle kabul edilemez. Böyle bir sav böyle bir düşünce, anlayış bilim dışıdır. Çocukların eğitim hakkına yönelik saldırıdır. Hak, kişinin kendi iradesine bağlıdır. İster kullanır, ister kullanmaz. Örneğin, oy kullanma hakkınız vardır. Bunu kullanırsınız, kullanmazsınız. Eğitim hakkına da bu mantıkla bakıyorlar. Bu bir haksa, bunu çocuğumuz ister kullanır, ister kullanmaz. O zaman ben, Zekeriya Yapıcıoğlu'na şunu sorarım. Kendi çocuğu hastalandığı zaman, hastaneye götürmesin, doktora götürüp tedavi ettirmesin. ‘Bu hakkı kullanmıyorum’ desin. Böyle bir mantık olabilir mi?”

“Biat kültürüyle yetiştirilmiş bir toplum oluşturulacaktır”

Zorunlu eğitimin esnetilmesinin bilinçsiz toplum oluşmasına neden olacağının altını çizen Aydın, şu ifadeleri kullandı:

“Eğitim zorunluluğu esnetilirse nasıl bir manzarayla karşılaşacağız? Zekeriya Yapıcıoğlu, ‘Bizim eğitim sistemimiz akademik eğitim veriyor. Dolayısıyla piyasanın ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını karşılamaktan uzaktır’ diyor. Yani eğitim sistemini de akademik eğitimi de kaldıralım. Sadece piyasanın ihtiyacı olan eğitimi verelim. Çocuklar okur-yazar olsun yeterlidir mantığı var. Şimdi böyle bir mantıkla nasıl bir toplum profili oluşur ileride? Kesinlikle bilimden yana, özgür düşünen, sorgulayan bir toplum olmayacaktır. Biat kültürüyle, itaat ve sadakatle yetiştirilmiş bir toplum oluşturulacaktır. Oy oranlarını arttırabilmek için eğitim seviyesini düşürerek cahil bir toplum yaratmak istiyorlar. Dolayısıyla bu temelde, bu anlayışa, bu düşünceye kesinlikle karşı çıkmamız gerekiyor.”

“Çocuklara eğitim vermeyip çocuklar işçileştirilmeye çalışılıyor”

Aydın ayrıca zorunlu eğitimin esnetilmesinin çocuk işçi sayısı ve çocuk yaşta evlilikleri artıracağının altını çizerek “Bu konunun tartışılması bile  abestir. Kesinlikle tartışmaya açılmamalı. Bu tartışmanın içerisinde veliler nerede? Bu olayın öznesi, bu konunun öznesi aslında velidir. İktidar kendi yandaşı, kurumlara kendi taleplerini hayata geçirmek için sanki toplum istiyormuş gibi bu taleplere meşruiyet kazandırmaya çalışmasın. Şimdiye kadar yapılan uygulamalarla çocuk işçi sayısı yükseldi. Bu daha da yükselecek. Hatta Bakanlığın ajandasında meslek liselerinin orta kısımlarının da açılması var. İmam hatip ortaokulu gibi. Çocuklara eğitim vermeyip çocuklar işçileştirilmeye çalışılıyor. Son 12 yılda iş cinayetlerinde 700'ün üzerinde çocuklarımız yaşamını yitirdi. Bu uygulama insani bir uygulama değildir. Kız çocukları için... Kız çocuklarını eve kapatma ve sadece çocuk yetiştirme gibi bir görev, bir misyon verilmeye çalışılıyor. Toplumdan soyutlanmaya çalışılıyor. Bu kadının özgürleşmesini, kadının bilinçlenmesini istemeyen bu zihniyetin talebidir. Çünkü kadın eğer okursa, kadın öğrenirse çocuğuna da öğretir, çocuğunu da yetiştirir. Dolayısıyla bu iktidar tarafından istenmeyen bir şeydir” dedi.