Remzi Çayır: On bin kilometre öteden doğal gazı Türkiye'ye getirmek kimin aklı, kimin feraseti? Bu modern teslimiyettir

TAKİP ET

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesine ilişkin "Ülkeler bazen örtülü, bazen açık esarete mahkum olurlar. Açık esaret, bağımsızı açık şekilde kaybetmek, fiili işgallerle artık olmuyor. On bin kilometre öteden doğal gaz sözleşmesi yapmak, doğal gazı Türkiye'ye getirmek kimin aklı, kimin feraseti? Bu ne demek biliyor musunuz? Bu modern teslimiyettir" dedi.

(ANKARA) - Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesine ilişkin "Ülkeler bazen örtülü, bazen açık esarete mahkum olurlar. Açık esaret, bağımsızı açık şekilde kaybetmek, fiili işgallerle artık olmuyor. On bin kilometre öteden doğal gaz sözleşmesi yapmak, doğal gazı Türkiye'ye getirmek kimin aklı, kimin feraseti? Bu ne demek biliyor musunuz? Bu modern teslimiyettir" dedi.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, parti genel merkezinde düzenlediği basın açıklamasında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çayır, hayatını kaybeden eski Kahramanmaraş Milletvekili Ökkeş Şendiller’i anarak, şunları söyledi:

“Merhum Ökkeş Şendiller, 80 darbesinden önce gözaltına alınıyor. Yıllarca sıkı yönetim mahkemelerinde yargılanıyor. 4-5 yıl sonra mahkemelerden beraat alıyor. Şu an kamuoyunda katliamcı olarak -ne yazık ki üzülerek ifade edelim- algı karalama, gerçeğin önüne geçmektedir. Mahkemelerce suçlu bulunmamış. Bir gün dahi ceza almamış. Allah aşkına ya. Hiçbir ceza almamış. Şimdi garip olan, nasıl bir ülkeyiz biz? Bir bakıyorum kimisi bambaşka bir şey söylüyor, kimisi suçluyor, kimisi sorumlu tutuyor... Biz, eğer vicdanımız varsa, hukukumuz varsa, insanlığımız varsa sırf birileri karalıyor diye, birileri suçlu ilan etti diye ön yargıyla gözü kör ederek bir insanı suçlayamayız. Ben bu vesileyle kendisine rahmet diliyorum.”

"Trump niye imzalamıyor? Hepsini biz mi vereceğiz bunlara"

Çayır, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD Başkanı Trump ile görüşmesine ilişkin şunları kaydetti:

“Sayın Cumhurbaşkanı'nın Beyaz Saray'a gidip verdiği resim, aslında azıcık haysiyeti olan insanlar için, azıcık aklı ve vicdanı olan insanlar için, azıcık bu ülkeye sevdalı olan insanlar için kara kara düşündürücü bir yeri ve mesajı vardır. Düşünebiliyor musunuz? Resim aynen şöyle; ballıyorlar, yağlıyorlar, yalanı doğru diye bize satmaya çalışıyorlar. Ön tarafa bir masa konmuş, masada Sayın Cumhurbaşkanı bir şeyler anlaşma imzalıyor. Arkada kim duruyor? Trump. Trump niye imzalamıyor? Hepsini biz mi vereceğiz bunlara?

"Bu modern teslimiyettir"

Ülkeler bazen örtülü, bazen açık esarete mahkum olurlar. Açık esaret, bağımsızı açık şekilde kaybetmek, fiili işgallerle artık olmuyor. On bin kilometre öteden doğal gaz sözleşmesi yapmak, doğal gazı Türkiye'ye getirmek kimin aklı, kimin feraseti? Bu ne demek biliyor musunuz? Bu modern teslimiyettir.

"Önemli olan bağımsız yaşama aşkıdır"

İçimiz kan ağlıyor. Sadece algıyla ülkeyi yönetemezsin. Gerçekleri millete söyleseniz ne olur? Bu millet bu kadar  mı hak etmiyor bunu? Niye gerçekleri milletten saklıyorsunuz? Neden olup biteni farklılaştırıp, milletin önüne koyup sanki bambaşka bir dünya varmış gibi gösteriyorsunuz? Bundan muradınız nedir? İki yıl, beş yıl, on yıl daha veya ölene kadar ülkeyi yönetsen ne olur, yönetmesen ne olur? Bizim burnumuz pislikten kurtulmadıktan sonra adı Tayyip Bey olsa ne olur, Mehmet olsa ne olur, Ali olsa ne olur... Önemli olan bağımsız yaşama aşkıdır.”

"Süresiz siyaset hastalığı adamı kör eder, sağır eder, dilsiz eder"

Erken seçim çağrısında bulunan Çayır, şunları söyledi:

"Şu anda bir zorluk var. Darlık var ve geleceği görmemek var. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanı'na diyorum ki; yapacağın bir iyilik var. Artık yeter. Daha fazla umutlanma gelecek için, bu kadar süresiz siyaset hastalığına tutulma, süresiz siyaset hastalığı adamı kör eder, sağır eder, dilsiz eder. Onun için erken seçim şarttır ve artık varlığını dışarıda aramaya gerek yok. Tek meşruiyet zemini vardır. Türk milletidir, Türk vatanıdır, Türk devletidir.”