Suat Özçağdaş: "23 yıldır alicengiz oyunlarıyla iktidarda kalmış diye bunların zulmü karşısında geri adım atmayız"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, partisinin belediyelerine yönelik operasyonlara ilişkin, "100 yıl önce bu ülkeyi boynunda idam fermanı ile kurtaranlar hiç bunları düşünmediler. Şimdi bir yüzyıl sonra bir cebberrut iktidar Türkiye'ye tebelleş olmuş diye, 23 yıldır çeşitli alicengiz oyunlarıyla bir biçimde iktidarda kalmış diye biz bunların zulmü karşısında geri adım atmayız. Demokrasiye, millî iradeye saygı duymayı öğrenecekler. Biz nasıl çeyrek yüzyıldır Adalet ve Kalkınma Partisi'ne seçmen iradesi nedeniyle göreve başlamış diye saygı duyduysak, onlar da buna saygı duymayı öğrenecekler" dedi.
(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, partisinin belediyelerine yönelik operasyonlara ilişkin, "100 yıl önce bu ülkeyi boynunda idam fermanı ile kurtaranlar hiç bunları düşünmediler. Şimdi bir yüzyıl sonra bir cebberrut iktidar Türkiye’ye tebelleş olmuş diye, 23 yıldır çeşitli alicengiz oyunlarıyla bir biçimde iktidarda kalmış diye biz bunların zulmü karşısında geri adım atmayız. Demokrasiye, millî iradeye saygı duymayı öğrenecekler. Biz nasıl çeyrek yüzyıldır Adalet ve Kalkınma Partisi'ne seçmen iradesi nedeniyle göreve başlamış diye saygı duyduysak, onlar da buna saygı duymayı öğrenecekler" dedi.
Özçağdaş, CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar ve tutuklamala ilişkin ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu. Özçağdaş, operasyonları, 'iktidarının elinden gittiğini gören ve bundan ölesiye korkan saray iktidarının titremesinin, sarsıntılarının yansıması' olarak nitelendirerek, "Günün sonunda iktidar, tüm anketlerde, halkın tepkilerinde, CHP'nin koşar adım iktidara doğru gittiğini görüyor. Daha dün Sancaktepe'de yüz binlerce yurttaşımız büyük bir coşkuyla mitinglerdeydi. CHP, 47 yıl sonra ülkede birinci parti oldu ve birinci parti olduğu günden itibaren, her geçen ay memnuniyeti artan bir performans var" ifadelerini kullandı.
Türkiye'de başkanlık sisteminde hiçbir kural olmadığını söyleyen Özçağdaş, saray iktidarının karşısında halka alternatif model üretebilecek yerel yönetimlerin olduğunu kaydetti. Özçağdaş, şöyle devam etti:
"Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kimi yerde 25 yıl, kimi yerde 20 yıl çözemediği sorunları 1, 2, 3 yılda hızla çözüyor belediye başkanlarımız. Bu, halkımıza aslında ülkenin başka türlü yönetilebileceğini de gösteriyor. Bütün buradan yola çıktığımızda da şunu görüyoruz: CHP, kurum olarak, AK Parti'nin artık baş edebildiği bir parti değil. Başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere, belediye başkanlarımız da Cumhurbaşkanının karşısında baş edemeyecekleri aktörler haline dönüşüyorlar. Genel Başkanımızla birlikte Büyükşehir Belediye Başkanlarımız ve diğer arkadaşlarımız... Dolayısıyla iktidarda büyük bir korku var. Bunun çözümünü de yargıyı araçsallaştırmak ve ellerine geçirmiş oldukları büyük medya gücüyle kitleleri ikna etmek olduğunu zannediyorlar. Oysa bu bir çıkmaz sokak. Bunun böyle olduğunu her geçen gün görüyor olacaklar."
"Erdoğan, 'Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar' dedi. Ne oldu o iddialar?"
Operasyonların devam etmesi durumunda partisinin yol haritasını değerlendiren Özçağdaş, şöyle konuştu:
"Arkadaşlarımız, ilçe başkanlarımız, il başkanlarımız, belediye başkanlarımız, PM üyelerimiz... Onların da büyük bir network alanı var. Dolayısıyla bunu birlikte bir karar mekanizması olarak uygulamaya çalışıyoruz. Programımızı da böyle yazıyoruz ki yakında büyük bir kurultayla programımızı açıklayacağız. Tüzüğümüzü de böyle yazıyoruz. Siyasetimizde de böyle karar veriyoruz. Adaylarımıza da böyle karar veriyoruz.
Bence birincisi ve en önemlisi, CHP'nin katılımcı bir demokrasi pratiği yürütüyor olmasıdır. Çünkü bu varsa, bugün yanlış bir karar da alsanız ertesi gün doğru alma ihtimaliniz çok yüksek. Çünkü katılımcı bir süreç var. İkincisi asla yılmayan, asla geri adım atmayan bir irademiz var. Bizi birkaç operasyon yaparak çözebileceğini zannettiler. Hatta Recep Tayyip Erdoğan, 'Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar' dedi. Ne oldu o iddialar? Hiçbiri ortada kalmadı. Aksine daha çok kenetlenen, birlikte mücadele eden, haksızlığa, hukuksuzluğa isyan eden bir CHP, CHP'li yöneticiler ve seçmen kitlesi her geçen gün güçleniyor, artıyor, büyüyor. Birlikte olmakta zorlandığımız toplum kesimleri, örneğin gençler, her geçen gün daha çok CHP'yi sahipleniyorlar.
Dolayısıyla iktidarın beklediği gibi olmadı. Bu bizim irademizle ilgili mesele. Diyebilirsiniz ki 'Şu adamı mı atacaksınız, bu adamı mı atacaksınız?' Bunların hepsi araç. İmza süreci, mitingler, ön seçim de bir araç. Araçlar değişebilir. Geçmişte Adalet Yürüyüşü olmuştu. Bugün mitingler, imza kampanyasıdır, başka süreçlerdir, araçlara karar veriyoruz, karar vereceğiz. Önümüzdeki günlerde şimdi bütün bu toplantıları yaptık ve MYK’mız tekrar toplanacak. Belki yeni bazı etkinlikleri, araçları devreye alabiliriz.
"Bizim akıl, fikir üreteceğimiz çok büyük milyonlar var, onları yaparız"
Her gün sabah kalktıklarında, 'Bugün benim bölgemden pırıl pırıl bir belediye başkanı, Özgür Kabadayı gözaltına alındı. Ne oluyor?' diyor insanlar, 'Nereye kadar sürecek?' diyor insanlar. Şimdi bunun karşısında yapacağınız eylemlerin elbette önemi vardır. Ben sosyal medyada da görüyorum. Bazen yazıyor insanlar, 'İşte bunları yapıyorsunuz ama başka bir şey daha yapın, şapkadan başka bir tavşan daha çıkarın' diyorlar. Elbette onu da yaparız. Çünkü bu kadar çok ortak akılda akıl varsa, milyonlar varsa... Mesela Saraçhane sürecinde bana gençler çok teşekkür ettiler, 'Önerilerimizi ertesi gün yaptınız' falan diye.
O yüzden bizim akıl, fikir üreteceğimiz çok büyük milyonlar var, onları yaparız. Ama asıl önemli olan şu: CHP asla diz çökmeyecek. AKP zulmüne, sarayın yargıyı araçsallaştırmasına, bizim belediye başkanlarımıza, PM üyelerimize, il başkanlarımıza, önceki dönem genel başkan yardımcılarımıza, partililerimize yönelik yapmış olduğu bu saldırı bizi asla püskürtmeyecek, geri adım attırmayacak.
"AKP zulmü ile mücadele etmeye devam edeceğiz"
Burada şunu çok net söylemek isterim: Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yol arkadaşlarıyız, askerleriyiz. O bize bir yol gösterdi. Dedi ki, 'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır' dedi. O satıh bütün vatan. Biz cadde cadde, sokak sokak, ilçe ilçe, il il, AKP zulmü ile mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu iradeyi ortaya koymak, işin aslı bizim bütün etkinliğimiz bu. Yılmadan, usanmadan, ertesi sabah gülümseyerek sokağa çıkacağız. CHP yoluna devam edecek.
"Asla bizi teslim alamayacaklar"
Şu an kötü iki tane olumsuz taraf var. Birincisi, Türkiye'nin yüzde 65’ini, ekonominin yüzde 80’ini, vergilerin yüzde 87’sini üreten bu kadar büyük bir halk kitlesi bize güvenmiş ve bugün itibarıyla 25 milyon seçmenimizin iradesi sakatlanmış durumda. Bu, Türkiye demokrasisi adına bir ayıptır. Bu irade sakatlandığında, yönetmesi için güvenilmiş olan kişi şu anda o görevini yerine getiremiyor. Halk ona görev vermiş çünkü. Kim gözaltına alınmışsa, kim tutukluysa, eşi, çocuğu, yakınları, akrabaları, sevenleri, oradaki ilçedeki, ildeki yol arkadaşları üzülürler. En çok da küçüklerden başlayarak en yakınları üzülürler. Bunun telafisi imkânsızdır. Geri kalan her şey bizim yaptığımız işin gereğidir. Biz böyle görüyoruz.
Bir 100 yıl önce bu ülkeyi boynunda idam fermanı ile kurtaranlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve arkadaşları, hiç bunları düşünmediler. Şimdi bir yüzyıl sonra bir cebberrut iktidar Türkiye’ye tebelleş olmuş diye, 23 yıldır çeşitli alicengiz oyunlarıyla bir biçimde iktidarda kalmış diye biz bunların zulmü karşısında geri adım atmayız. Demokrasiye, millî iradeye saygı duymayı öğrenecekler. Biz nasıl çeyrek yüzyıldır Adalet ve Kalkınma Partisi'ne seçmen iradesi nedeniyle göreve başlamış diye buna saygı duyduysak, onlar da buna saygı duymayı öğrenecekler. CHP için ve bundan sonra seçmenlerimiz için de elbette yeni etkinlikler olacak. Yeni yapacağımız işler olacak. Ama asıl önemli olan, asla bizi teslim alamayacaklarıdır. CHP bu yıl da ilerlemeye devam edecek."