TBMM Genel Kurulu... Aylin Yaman: Esrarın etken maddesinin eczanelerde satılacak olmasının yaratacağı yanlış algı mutlaka değerlendirilmelidir

TAKİP ET

TBMM Genel Kurulu'nda Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, "Kenevirin tıbbi kullanım alanları, hangi doz ve sürelerde kullanılacağına dair protokoller belirlenmeden hızla bir torba yasaya eklenmesi anlaşılmazdır. Esrarın etken maddesinin eczanelerde satılacak olmasının yaratacağı yanlış algı mutlaka değerlendirilmelidir. Madde bağımlılığının arttığı bu ortamda bunun için gereken mücadele verilmez iken sahada birçok temel ilacımız daha bulunmaz iken bu uygulamaya öncelik verilmesi anlaşılır değildir" dedi.

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri devam ediyor. CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, "Kenevirin tıbbi kullanım alanları, hangi doz ve sürelerde kullanılacağına dair protokoller belirlenmeden hızla bir torba yasaya eklenmesi anlaşılmazdır. Esrarın etken maddesinin eczanelerde satılacak olmasının yaratacağı yanlış algı mutlaka değerlendirilmelidir. Madde bağımlılığının arttığı bu ortamda bunun için gereken mücadele verilmez iken sahada birçok temel ilacımız daha bulunmaz iken bu uygulamaya öncelik verilmesi anlaşılır değildir" dedi.

AK Parti tarafından 29 maddeden oluşan sağlık alanında düzenlemeleri içeren "Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri TBMM Genel Kurulu'nda devam ediyor. Teklifin birinci bölümü üzerine CHP grubu adına söz alan Ankara Milletvekili Aylin Yaman, şunları söyledi:

"Bu kanun teklifinin genel gerekçesinde sosyal ve ekonomik dönüşümün, hızla gelişen teknolojinin, sürekli değişen taleplerin sağlık sisteminde revizyona ihtiyaç gösterdiği belirtilmiş, hayata geçirilen Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Programı doğrultusunda daha kaliteli sağlık hizmet sunumunun sağlanması ve ülkemizin sağlık hizmet sunumunda hizmetin korunması ve geliştirilmesi amacıyla muhtelif düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu vurgulanmıştır. Bu ihtiyaç doğru olmakla birlikte, bu hedefe ulaşmak için getirilen maddeler sağlık sisteminin gerçek ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. Sağlık sisteminin öncelikli ihtiyacı eşit, ulaşılabilir, hak temelli, sağlık teknolojilerinde uluslararası standartta, kaliteli, verimli ve toplum sağlığını merkeze alan bir yaklaşımdır. Getirilen bazı değişiklikler genel itibarıyla öncelikli ihtiyacımız olan konulardan uzak, kalite değil maliyet odaklı, koruyucu değil tedavi odaklı, hizmet değil kâr odaklı yapısıyla ulaşılması gereken hedeflerden uzaktır. Dahası, insan kaynağına yapılan düzenlemeler iş barışını bozan, yeni çatışma alanları yaratacak ve kendi içinde çelişen uygulamalardır.

"'Kenevirin dünyada ciddi bir pazarının olduğu' ibaresi ticari kaygının belgesidir"

Aile hekimliği sistemi her geçen gün yeni karmaşık yönetmeliklerle daha da içinden çıkılmaz hâle getirilirken bu kanun teklifinde eğitimin önemi göz ardı edilmiş, âdeta hızlandırılmış hekim yetiştirme modeliyle birinci basamağa çözüm üretme yoluna gidilmiştir. Aile hekimi başına düşen nüfusun azaltılması hepimizin isteğidir fakat hakkaniyet temel koşulu olmalıdır. Her şeyi paraya bağlayan çalışma modeli oldukça, eğitimin standardizasyonu göz ardı edildikçe iş barışı ve ideal düzen asla yakalanmayacaktır. Öncelikle birinci basamaktaki çalışma düzeni yeniden yapılandırılmalı, sade, anlaşılır, toplum sağlığı ve koruyucu sağlık hizmeti tabanlı, güvenceli, kadrolu bir model sunulmalıdır.

Kenevire gelecek olursak ilaç etkin maddesi yerine tıbbi ürün, sağlık ve destek ürünleri ile kişisel bakım ürünleri ifadelerinden hangi ürünleri anlayacağımız detaylandırılmadan toplum sağlığı açısından ciddi sorunlar yaratacak bir ürünün yeni sunum şekli, tıbbi ve yasal süreçleri multidisipliner komisyonlar kurulup değerlendirilmeden, meslek örgütlerinin görüşü alınmadan Cannabisin tıbbi kullanım alanları, hangi doz ve sürelerde kullanılacağına dair protokoller belirlenmeden hızla bir torba yasaya eklenmesi anlaşılmazdır. Esrarın etken maddesinin eczanelerde satılacak olmasının yaratacağı yanlış algı mutlaka değerlendirilmelidir. Madde bağımlılığının arttığı bu ortamda bunun için gereken mücadele verilmez iken sahada birçok temel ilacımız daha bulunmaz iken bu uygulamaya öncelik verilmesi anlaşılır değildir. Unutmayalım kenevir, marihuana yani esrar dünyada en sık kullanılan yasa dışı uyuşturucudur. Tıpkı tütün ve nikotin gibi sağlığa zararlıdır. Üstelik kanun teklifinin gerekçesinde yazılan 'kenevirin dünyada ciddi bir pazarının olduğu' ibaresi ticari kaygının bir belgesidir. Sağlık Bakanlığı kontrolüne alınması mutlak kontrol anlamına gelmez. Zira etil ve metil alkol satışları da Bakanlık kontrolü altındadır fakat sahte alkolden hâlâ ölümler yaşanmaktadır.

"Vatandaşın beklentisi sağlık sistemine eşit olarak güvenceyle ulaşabilmektir"

Son olarak Anayasa’nın 56'ncı maddesiyle 'bireyin ve toplumun sağlığı korunmalıdır' denir ve bu nedenledir ki 25'inci maddedeki sağlık hizmetlerine ticari bir meta olarak yaklaşım asla kabul edilemez. Sağlık hizmeti sunma yetkisinin parayla ve hatta rekabetçi bir yaklaşımla açık artırmayla devredilecek olması, doğrudan ticarileşmenin belgesidir. Özellikle küçük işletmeler açık artırma mekanizması altında ezilecek bölgesel eşitsizlikler derinleşecektir. Temel hedef, toplumun ihtiyacına karşılık veren, demografik verilere göre planlanan ve hastalık yükünü ön plana alan bir yaklaşım olmalıdır. Vatandaşın beklentisi sağlık sistemine ülkenin her yerinde eşit olarak güvenceyle ulaşabilmektir. Kim daha çok öderse onun alacağı bir lisans modeli sadece ve sadece düşük gelirli yurttaşlar için bir dışlanma algısından ibaret olacaktır. Tüm ruhsatlandırma süreçleri, sağlık sisteminin planlanması, insan kaynağının analizi, standart eğitimler, atamalar ve ulaşılabilir sağlık hizmeti sunumu kamusal planlama ve eşitlik gözeterek ele alınmalıdır."