TBMM Genel Kurulu... CHP'li Bakırlıoğlu: Bir memlekette iktidar, sırf iktidarda kalmak için muhalefeti dizayn etmeye kalkarsa o memlekette refah olmaz
TBMM Genel Kurulu'nda en düşük emekli maaşına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı kanun teklifi görüşmeleri devam ediyor. CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, "Bir memleket düşünün; en büyük şehrin belediye başkanı, Cumhurbaşkanı adayı, hukuksuzca, gizli tanık beyanlarıyla insanlara şantaj yaparak alınan beyanlarla, itiraflarla tutuklanıyorsa mal varlığına el konuluyorsa, 31 yıl önce almış olduğu diplomasına el konuluyorsa o memlekette emekli fakirdir, o memlekette emekçi fakirdir, fakir olmaya mahkûmdur. Bir memlekette iktidar, sırf iktidarda kalmak için muhalefetin adaylarını telef etme derdine düştüyse, hukuku kullanarak rakiplerini yarışın dışına itmeye kalkıyorsa, muhalefeti dizayn etmeye kalkarsa o memlekette refah olmaz, zenginlik olmaz" dedi.
(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda en düşük emekli maaşına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı kanun teklifi görüşmeleri devam ediyor. CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, "Bir memleket düşünün; en büyük şehrin belediye başkanı, Cumhurbaşkanı adayı, hukuksuzca, gizli tanık beyanlarıyla insanlara şantaj yaparak alınan beyanlarla, itiraflarla tutuklanıyorsa mal varlığına el konuluyorsa, 31 yıl önce almış olduğu diplomasına el konuluyorsa o memlekette emekli fakirdir, o memlekette emekçi fakirdir, fakir olmaya mahkûmdur. Bir memlekette iktidar, sırf iktidarda kalmak için muhalefetin adaylarını telef etme derdine düştüyse, hukuku kullanarak rakiplerini yarışın dışına itmeye kalkıyorsa, muhalefeti dizayn etmeye kalkarsa o memlekette refah olmaz, zenginlik olmaz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda en düşük emekli maaşına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerine görüşmeler tamamlandı.
"Emekliler hakkını istiyor, emekliler kimseden sadaka istemiyor"
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, şunları söyledi:
"Emeklinin ne kadar sıkıntıda olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. Artırılmış hâliyle bile şu anda 10 bin lira açlık sınırının altında. Birleşik Kamu İş'e göre 10 bin 534 lira açlık sınırının altında emekli maaşı alan 4 milyon emekli var bu ülkede; bunu kabul etmek mümkün değil. Bugün en düşük emekli maaşı dışında başka bir şeyi biz konuşmaz olduk çünkü zaten emeklilerin yüzde 25'i en düşük emekli maaşını alıyor; Türkiye'nin geldiği o vasatı, o asgari anlayışını siz görün. Yani yoksulluk sınırıyla mukayese ederdik şimdi onu geçtik, açlık sınırıyla mukayese ediyorduk ama açlık sınırının 10 bin lira altını çok iyi bir para veriyormuş gibi ortaya koyan bir hükûmet olunca biz de dedik ki ya, utanmazsanız eğer bir ölüm sınırı koyun da hiç olmazsa onunla mukayese edelim de ölüm sınırının altında olmasın bari bu insanların maaşları. Böyle bir noktaya maalesef geldi.
Emekli sadaka istemiyor. Emekli, ödediği primin, ödediği verginin hakkını istiyor. Emekli, asgari ücretli veya memur sizin kötü politikalarınızın bedelini ödeyecek kişi değildir. Emekliler üzerinden daha fazla ekonomik program uygulama işini bırakın. Trendyol'un cebine o kadar itiraz etmemize rağmen bir kanunla 46 milyar lira bıraktılar ama AK Parti Grup Başkanı 4 milyon emeklinin altı aylık maliyetiyle 40 milyar lira yük geldi diye açıklıyor, böyle çok büyük bir rakammış gibi söylüyor. Siz 1 tane firmanın cebine özel kanun çıkartarak 46 milyar lira bırakıyorsunuz utanmadan, sıkılmadan; 4,5 milyon emekli 40 milyar lira bir maliyet getirmiş, onu da çok büyük bir maliyetmiş gibi kamuoyuna sunuyorsunuz. Emeklilere çok para ödüyoruz, bilmem ne falan hikayesini kimse bize okumasın. Bakın, EUROSTAT'ın en son verisi. Avrupa nüfusu elbette bizden yaşlı, orada emekli aylık ödemelerinin biraz yüksek olması normal görülebilir ama aramızda çok fark var. Türkiye'de en son veri itibarıyla emeklilere ödemelerin millî gelire oranı 4,8; Avrupa Birliği ortalaması yüzde 12. Dolayısıyla öyle çok fevkalade para ödüyor falan da değiliz. O yüzden emekliler hakkını istiyor, emekliler kimseden sadaka istemiyor."
"Çalışan emekli sayısı da her gün artıyor"
DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ise şunları söyledi:
"Altı ayda maaşlara yüzde 15,57 ile 16,67 arasında artış yapıyorsunuz. Peki, bu altı ay içinde ne olmuş? Bakın, kiralar yüzde 30 civarında artmış, ekmek yüzde 22 civarında zamlanmış, elektrik yüzde 34 zamlanmış, meyve yüzde 64 oranında zamlanmış, dana eti yüzde 26 oranında zamlanmış. Bunların hepsi TÜİK'in rakamları üstelik. Siz emekliye yüzde 15- 16'yı reva görüyorsunuz. Patates, yumurta, sebze, meyve haziran ayında ucuzladı mı bu ülkede? Hayır, ucuzlamadı. Çalışan emekli sayısı da her gün artıyor, bu da size tuhaf gelmiyor mu? Çünkü emekli maaşlarıyla mümkün değil geçinmek, ne yapıyor emekliler? Çalışmak zorunda hissediyorlar kendilerini ve yaşı ilerlemiş olan insanlar çalışıyorlar ve bu da aslında büyük bir sıkıntı yaratıyor hem etik değil hem de yaşları ilerlemiş insanların bu yaşlarında, ilerlemiş yaşlarında çalışmak zorunda kalmaları doğru değil.
Bunların temel nedeni bu iktidarın yanlış ekonomik, politik tercihleridir, yanlış ekonomik, politik tercihleri. Bunu her seferinde konuşuyoruz, konuşmaya devam edeceğiz çünkü siz bu ülkede ücretiyle geçinenleri, dar gelirlileri, işçiyi, emekçiyi, emekliyi meselenin birinci sırasına yazmıyorsunuz, yanlış ve aslında kasıtlı bir politik, ekonomik tercihle onları hep sıranın arkasına itiyorsunuz. Peki, bütün bunlar olurken bir şey daha oldu, onu da söyleyeyim, önümüzdeki yıllarda bizi ne bekliyor onu da konuşalım. Bütün bunlar olurken NATO zirvesi gerçekleşti biliyorsunuz. NATO zirvesinde bir karar alındı, NATO mutabakatı çerçevesinde Türkiye'nin de savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5'ine çıkartma konusunda bir karar ortaya çıktı ve bu kabul edildi yani hiçbir itiraz edildiğini duymadık, herhangi bir yerde okumadık. Yani İspanya Başbakanı, 'ben bunu yapamam, ben ülkemin emekçilerine, emeklilerine, işçilerine bu kadar büyük haksızlık yapamam' diye itiraz etti. Bizde herhangi bir itiraz duymadık, kabul edildi. Şimdi, ne anlama geliyor biliyor musunuz bunun kabul edilmesi? 2035 yılına kadar ilave, yılda 30 milyar dolarlık harcama anlamına geliyor, askerî harcama, silah harcaması vesaire anlamına geliyor."
"Muhalefeti dizayn etmeye kalkarsa o memlekette refah olmaz"
CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ise şu ifadelere yer verdi:
"Bu memlekette açlık sınırı 26 bini geçmiş, yoksulluk sınırı 80 bini çoktan geçmiş, en düşük emekli aylığı ne yazık ki iki kuruşluk refah payı artışıyla beraber 16 bin 881 lira. Bizim bir önerimiz vardı komisyonda; en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olsun demiştik. Esasında gerekçemiz de gayet sağlamdı çünkü 2002 yılında bu memlekette en düşük 4A sigortalı yani SGK'li emeklinin maaşı asgari ücretin yüzde 30 daha fazlasıydı. On ikinci basamak BAĞKUR emeklisinin maaşı asgari ücret kadardı, en düşük memur emekli maaşı ise asgari ücretin yüzde 104 fazlasıydı. Teklifimiz esasında emeklilerin AKP iktidarı döneminde kaybettiklerini biraz olsun yerine koymaktı ancak kabul edilmedi. 2016 yılında emeklilerin millî gelirden aldığı pay yüzde 7'ymiş. Zaman içerisinde düşmüş; 2020 yılında yüzde 6,8'e düşmüş, daha sonra yüzde 5,5, yüzde 4,4 2022 yılında, 2023 yılında EYT'nin çıkmasıyla beraber, emekli sayısında artışla beraber 6,1'e kadar çıkmış. Ancak, baktığımız zaman, 2020 yılında 6,8'miş 2024 yılında 6,1. Emekli sayısı yüzde 25 artmış olmasına rağmen emeklin millî gelirden aldığı pay azalmış, emeklimizin millî gelirden payı azalıyor yıllar içerisinde.
Bir memleket düşünün bu memlekette en büyük şehrin belediye başkanı, Cumhurbaşkanı adayı, hukuksuzca, gizli tanık beyanlarıyla insanlara şantaj yaparak alınan beyanlarla, itiraflarla tutuklanıyorsa mal varlığına el konuluyorsa, 31 yıl önce almış olduğu diplomasına el konuluyorsa o memlekette emekli fakirdir arkadaşlar, o memlekette emekçi fakirdir, fakir olmaya mahkûmdur. Bir memlekette iktidar, sırf iktidarda kalmak için muhalefetin adaylarını telef etme derdine düştüyse, hukuku kullanarak rakiplerini yarışın dışına itmeye kalkıyorsa, muhalefeti dizayn etmeye kalkarsa o memlekette refah olmaz, zenginlik olmaz. Bir memlekette neredeyse her hafta sonu operasyonlar yapılıyorsa, belediye başkanları sabahın 5'inde gözaltına alınıyorsa, tutuklanıyorsa, hukuk kaldırıldıysa, devlet hukuk devleti olmak vasfını kaybettiyse, demokrasi rafa kaldırıldıysa, egemenlik el değiştirildiyse, egemenlik milletin elinden alınıp saraya verildiyse o memlekette emekli açlığa mahkûmdur."