TBMM Genel Kurulu... Okan Konuralp: Siyasi iktidar her ne kadar tüm özgürlük alanlarını boğmaya, tüm bilgiye erişim kanallarını kapatmaya çalışırsa çalışsın, hakikati yok etmek mümkün değil

TAKİP ET

CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ülkenin yıllardır siyasi iktidarın bile isteye ürettiği yalanlarla yönetildiğini, hakikatlerin karartıldığını ve gerçeklerin üstünün örtüldüğünü belirterek, "Siyasi iktidar her ne kadar tüm özgürlük alanlarını boğmaya; tüm bilgiye erişim kanallarını kapatmaya çalışırsa çalışsın, hakikati yok etmek mümkün değildir. Siyaset kurumu başta olmak üzere, tüm kurumları hakikati savunarak koruyabiliriz ve ne olursa olsun bazılarının mumlarının da sadece yatsıya kadar yandığı da unutulmamalıdır" dedi. 

(TBMM) - CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, ülkenin yıllardır siyasi iktidarın bile isteye ürettiği yalanlarla yönetildiğini, hakikatlerin karartıldığını ve gerçeklerin üstünün örtüldüğünü belirterek, "Siyasi iktidar her ne kadar tüm özgürlük alanlarını boğmaya; tüm bilgiye erişim kanallarını kapatmaya çalışırsa çalışsın, hakikati yok etmek mümkün değildir. Siyaset kurumu başta olmak üzere, tüm kurumları hakikati savunarak koruyabiliriz ve ne olursa olsun bazılarının mumlarının da sadece yatsıya kadar yandığı da unutulmamalıdır" dedi.

Okan Konuralp, TBMM Genel Kurulu'nda, İYİ Parti'nin kamuoyu anketlerine ilişkin önergesi hakkında söz aldı. 

Kudüs’ün 2 Ekim 1187’de Selahattin Eyyübi tarafından Haçlıların elinden kurtarılışının 838’inci yıldönümü olduğunu hatırlatan Konuralp, "Selahaddin Eyyubi’nin bu büyük zaferinin yıldönümünde, Sumud Filosu'nun kararlılığını selamlıyorum. İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırımını durdurmak ve uyguladığı ablukayı delmek amacıyla bir arayan gelen farklı dinlere, dillere, cinsel, sosyal, siyasal kültürel kimliklere sahip, farklı ülkelerden yüzlerce Sumud aktivistinin bir araya gelişlerinin hepimize ve tüm dünyaya örnek olmasını diliyorum. Ve umarım Sumud’da olan milletvekili arkadaşlarımız da muzaffer olarak ülkemize döner" ifadelerini kullandı. 

"İYİ Parti’nin önergesi bir hakikat arayışının önergesidir" diyen Okan Konuralp, şöyle konuştu:

"Çünkü kamuoyu araştırma şirketlerinin, siyaset, ekonomi ya da toplumsal konularla ilgili araştırmalar yürütürken toplumun güvenini sarsmamaları; şeffaflık başta olmak üzere mesleğin etik değerlerine ve kurallarına uymaları zorunluluktur. Ancak İzmir Milletvekilimiz Sayın Yüksel Taşkın’ın da bir açıklamasında vurguladığı üzere 'Gelişmiş demokrasilerde anket şirketleri sadece verileri paylaşır ve yorumu ilgililere bırakırken', bizde 'büyük bir özgüvenle analiz yapmaya da meyilliler.' Çoğunun boş özgüvenleriyle meylettikleri bu durum şüphesiz toplum mühendisliğinden başka bir şey değil. Bu bağlamda elbette anketler bize önergenin de konusu itibarıyla örneğin ülkenin siyasi iklimi ve yönelimi hakkında bilgi verir. Ancak anketlerin verdiği bilginin doğruluğu, yanlışlığı bir yana anketlere inanan inanmayan herkes için sakıncalı bir durum var, o da şudur: Anketsiz yapamaz olmak. Yani anketlerin kendisinden daha önemli olan; toplumun neye bağımlı hale geldiği.

Bu önerge özelinde anketlerin ve/veya kamuoyu araştırmalarının tartışmalı sonuçları; genelde de hakikati bozan diğer enstrümanların örneğin, dezenformasyon, yalan haber, sosyal medya hesaplarıyla gerçekleştirilen itibar suikastları, troller veya trol aklıyla hareket eden gerçek kişilerin hakikati büken, yalanı büyüten faaliyetleri…Tüm bunların toplamı, siyaset kurumunun kendisini etkisizleştirdi. Hiç şüphesiz bu bir çürüme halidir. Ve bu çürümenin yaratıcısı, sorumlusu mevcut siyasi iktidarın kendisidir. Ülkemiz yıllardır siyasi iktidarın bile- isteye ürettiği yalanlarla yönetiliyor, hakikat karartılıyor, gerçeklerin üstü örtülüyor. Gerçeklerden uzaklaştıkça da yaşamın her alanında ve herkes için adalet ülküsünden uzaklaşıldı.'Adalet yerini bulsun, gerekirse dünya yıkılsın' yaklaşımı, iktidarı korumak adına her yolun mubah olduğu bir anlayışa yerini bıraktı Örneğin, TÜİK’in enflasyon anketleri…TÜİK anketleriyle; yalan yanlış enflasyon hesabı nedeniyle emeklinin, emekçinin, memurun cebinden milyonlar çalınıyor. Ancak siyasi iktidar tüm özgürlük alanlarını boğmaya; tüm bilgiye erişim kanallarını kapatmaya çalışırsa çalışsın, hakikati yok etmek mümkün değildir. Siyaset kurumu başta olmak üzere, tüm kurumları hakikati savunarak koruyabiliriz. Ve ne olursa olsun bazılarının mumlarının da sadece yatsıya kadar yandığı da unutulmamalıdır."