TCMB'den enflasyon raporu... Başkan Karahan: "Veri akışına bağlı olarak ilerliyoruz. Bu süreçte enflasyon görünümünün bozulmasına izin vermeyeceğiz"

TAKİP ET

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, "Enflasyon Raporu 2025-III"in tanıtımına ilişkin bilgilendirme toplantısında faiz indirimine ilişkin soru üzerine "Verilere baktığımızda, aslında enflasyon 3 aydır üst üste aşağı yönlü sürpriz yaptı, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Bu, olumlu bir gelişme bizim açımızdan. Öte yandan, manşet enflasyon kadar enflasyonun alt detayları da önemli. Hizmet kalemlerindeki atalet, özellikle eğitim ve kira özelinde, bizim tahminimizin biraz daha üstünde. Bu da enflasyon üzerinde önümüzdeki dönemde bir miktar yukarı risk olduğunu ima ediyor. Bu riskleri de dikkate alarak hareket etmek istiyoruz. Faiz indiriminin sayısı ve miktarı, enflasyon görünümüne ve bu risklere bağlı olacak. Daha önce söylediğimiz gibi, toplantı bazlı ilerliyoruz. Veri akışı bizim için oldukça önemli, veri akışına bağlı olarak ilerliyoruz. Bu süreçte enflasyon görünümünün bozulmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

(İSTANBUL) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, "Enflasyon Raporu 2025-III"in tanıtımına ilişkin bilgilendirme toplantısında faiz indirimine ilişkin soru üzerine "Verilere baktığımızda, aslında enflasyon 3 aydır üst üste aşağı yönlü sürpriz yaptı, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Bu, olumlu bir gelişme bizim açımızdan. Öte yandan, manşet enflasyon kadar enflasyonun alt detayları da önemli. Hizmet kalemlerindeki atalet, özellikle eğitim ve kira özelinde, bizim tahminimizin biraz daha üstünde. Bu da enflasyon üzerinde önümüzdeki dönemde bir miktar yukarı risk olduğunu ima ediyor. Bu riskleri de dikkate alarak hareket etmek istiyoruz. Faiz indiriminin sayısı ve miktarı, enflasyon görünümüne ve bu risklere bağlı olacak. Daha önce söylediğimiz gibi, toplantı bazlı ilerliyoruz. Veri akışı bizim için oldukça önemli, veri akışına bağlı olarak ilerliyoruz. Bu süreçte enflasyon görünümünün bozulmasına izin vermeyeceğiz" dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Enflasyon Raporu 2025-III’ün tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi’nde bilgilendirme toplantısı düzenledi. Bilgilendirme toplantısının ardından Karahan, gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Karahan, “Ara hedefler ve tahminlerde yaptığınız yeni düzenlemeye, bu değişikliğe neden ihtiyaç duydunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

"Ara hedefler aynı zamanda tahmin görevi de görüyordu. Arada bir ayrışma yoktu. Ama her zaman vurguladığımız gibi enflasyonda hem veri oynaklığı hem de veri yüksek. Zaman zaman bu tahminleri revize etmemiz gerekiyordu. Ama tahminle hedef aynı şey olunca, tahminin revize edilmesi aynı zamanda hedefin de revize edildiği anlamına geliyordu. Bu para politikası iletişimini dolayısıyla etkinliğini zorlaştırıyordu. Bu ikisini bu toplantıdan başlayarak ayırmaya karar verdik. Ara hedefleri bu rapordan itibaren belirledik. Çok uç gelişmeler olmaması durumunda değiştirmeyi düşünmüyoruz. Yıl içinde enflasyon raporlarında tahminleri güncelleyeceğiz."

"Kira tarafında katılığı kabul etmekle birlikte..."

Karahan, "Enflasyon ana eğilimindeki son dönem seyiri nasıl tanımlarsınız? Bir katılık sorunu görüyor musunuz? Sadece hizmetler kaynaklıysa o problem nasıl aşılabilir?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

"Enflasyondaki ana eğilimin aslında sene başından bu yana ciddi anlamda düştüğünü görüyoruz. Bu yıl ortasında yaşanan çeşitli gelişmelere rağmen enflasyon görünümünün bozulmamış olması ve enflasyon eğilimin aşağı gelmiş olması bir kere önemli bir durum. Son verilere baktığımızda hizmet kaynaklı hatta hizmetin içinde biraz daha eğitim ve kira kaynaklı katılık söz konusu. Burada da geçmişe endeksleme eğilimi var. Bu iki sektör daha önceden çeşitli şekillerde fiyat kontrollerinin uygulandığı alanlar. Bunlar büyük ölçüde para politikası etki alanının dışında. Buradaki yatay görünümün sebebi, para politikasının kolay etkileyeceği bir kalem değil. Ama kira tarafında katılığı kabul etmekle birlikte öncül verilere baktığımızda aşağı yönlü eğilimin devam edeceğini gösteriyor."

"Kiralarda durum biraz farklı; bizde farklı dinamikler söz konusu"

Karahan, bir gazetecinin konut fiyatlarına ilişkin sorusuna dair ise şu cevabı verdi:

"Konut fiyatlarına baktığımızda, 12 aylık bazda reel olarak fiyatların gerilediğini, enflasyondan daha az bir oranda arttığını görüyoruz. Kiralarda durum biraz farklı; bizde farklı dinamikler söz konusu. Az önce anlattım, bir tanesi kira fiyat kontrolleri, yüzde 25 sınırının belli bir etkisi var. Ama onun dışında burada tabii deprem gibi, kentsel dönüşüm gibi unsurlar da var. Onların sebep olduğu bir talep dengesizliği de var. Bu, para politikasının etki alanı dışında. Onun dışında politika faizlerinin, piyasadaki mortgage faizlerinin kiralar üzerine etkisini sordunuz. Bizde ipotekli konut satışı oranı biraz düşük. Buradaki bağlantının aslında zayıf olmasını bekliyoruz. Bir de zaten baktığımızda, parasal sıkılaşmadan itibaren kiradaki ivmelenmeyi kontrol edebildik ve aşağı yönlü bir görünüm sağlandı. Dolayısıyla bizdeki dinamiklerin farklı olduğunu değerlendiriyorum.”

 "Faiz indiriminin sayısı ve miktarı, enflasyon görünümüne ve risklere bağlı olacak"

“Temmuz ayında faiz indirimine 300 baz puan ile başladınız. Bundan sonraki dönemde aynı büyüklükte faiz indirimlerine devam etmek için hangi koşulları gözetiyorsunuz? Bu hızın düşmesi/artması için baktığınız beklediğiniz gelişmeler var mı? İdeal, pozitif reel faiz aralığı görüyor musunuz? Varsa o aralık nedir?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Reel faiz üzerinden hesapla iletişim yapmıyoruz. Genel olarak kararlarımızı nasıl aldığımızı anlatayım. Burada, her zaman vurguladığımız gibi, enflasyon gerçekleşmeleri, enflasyon beklentileri ve ana eğilimleri üzerinden bir değerlendirme yapıyoruz. Çeşitli verileri ortaya koyuyoruz; iç talebin dezenflasyona katkısı ne seviyede gibi çeşitli unsurlara bakıp bir enflasyon görünümü oluşturuyoruz. Kararlarımızı bunun üzerinden veriyoruz. Son dönemde ortaya çıkan bir unsur, bizim için önemli olan enflasyon üzerindeki risklerin de dengesi. Bu da kararlarımızda önemli. Dolayısıyla bunu da göz önünde bulunduruyoruz. Politika faizine ilişkin attığımız bütün adımları, hep bugüne kadar olduğu gibi, öngördüğümüz dezenflasyon sürecinde gerektiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirliyoruz. Temmuz toplantısında da bu şekilde karar aldık. Belli bir alanımız olduğunu düşündük; bunu ihtiyatlı bir şekilde, enflasyon görünümünü bozmadan yapmak istiyoruz. Verilere baktığımızda, aslında enflasyon 3 aydır üst üste aşağı yönlü sürpriz yaptı, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Bu, olumlu bir gelişme bizim açımızdan.

Öte yandan, manşet enflasyon kadar enflasyonun alt detayları da önemli. Hizmet kalemlerindeki atalet, özellikle eğitim ve kira özelinde, bizim tahminimizin biraz daha üstünde. Bu da enflasyon üzerinde önümüzdeki dönemde bir miktar yukarı risk olduğunu ima ediyor. Bu riskleri de dikkate alarak hareket etmek istiyoruz. Faiz indiriminin sayısı ve miktarı, enflasyon görünümüne ve bu risklere bağlı olacak. Daha önce söylediğimiz gibi, toplantı bazlı ilerliyoruz. Veri akışı bizim için oldukça önemli, veri akışına bağlı olarak ilerliyoruz. Bu süreçte enflasyon görünümünün bozulmasına izin vermeyeceğiz."

"Son ayda KOBİ kredi büyümesi bir miktar açmış durumda"

Karahan, "Aylık kredi büyüme limitlerinde bir değişiklik olacak mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Kredi büyümesi konusunda, her zaman vurguladığımız gibi, büyümenin dezenflasyon patikası ile uyumlu seyretmesi oldukça önemli. Ama büyüme sınırları her zaman bağlayıcı olmuyor. Aslında çoğu zaman baktığımızda, bu yıl kredi büyümesinde belirleyici olan, politika faizinin seviyesi ve bunun ima ettiği maliyetler. Baktığımızda mesela KOBİ’de kısıta kredi büyümesi en son şubatta bağlayıcı olmuştu. Son dönemde bir miktar hareketlenme görüyoruz, özellikle son ayda KOBİ kredi büyümesi bir miktar açmış durumda. Çoğu zaman bağlayıcı olmuyorsa, biz bu sınırları neden tutuyoruz? Bu konuda bir bilgilendirme yapmak istiyorum. Çünkü bundan sonra da bu konuda nasıl düşüneceğiz, bu önemli. Beklentilerinizin değişebildiği dönemlerde, burada çok hızlı bir kredi talebi ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Bu da önlem alınmazsa, dezenflasyon sürecini etkileyebilecek bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bu tarz kısıtlar, kredi büyümesinde aşırı büyüme iştahı olduğu dönemlerde bize yardımcı oluyor; bu aşırılıkları kontrol etmekte işimize yarıyor."

(SON)