Trump'ın yeni gümrük tarifeleri... Sait Akman: "Yarın Türkiye'ye de siyasi bir nedenle 'Size vergileri arttırdım' demeyeceğini kimseye garanti edemez"

TAKİP ET

ABD Başkanı Donald Trump'ın yürürlüğe koyduğu yeni gümrük tarifelerinden sonra Türkiye'nin bu durumdan ne derece etkileneceği tartışma konusu oldu. ANKA Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulunan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) G20 Çalışmaları Merkezi Direktörü Mehmet Sait Akman, Trump'ın yeni gümrük tarifelerinin "siyasi nedenlerle atıldığını ve çok taraflı ticaret sistemini aşındırarak öngörülebilirliği ortadan kaldırdığını" belirterek, Türkiye'nin hem otomotiv ve yan sanayi gibi ihracat sektörlerinde hem de küresel tedarik zincirindeki konumunda doğrudan ve dolaylı etkiler yaşayabileceğini vurguladı. Akman, "Yarın Türkiye'ye de siyasi bir nedenle 'Size vergileri arttırdım' demeyeceğini kimseye garanti edemez. Dolayısıyla Trump'ın tek taraflı dayatmalarına dayalı, güce dayalı bir sisteme doğru geçişi söz konusu" dedi.

Haber: Nilgün Hande ÖZTÜRK

(ANKARA) - ABD Başkanı Donald Trump’ın yürürlüğe koyduğu yeni gümrük tarifelerinden sonra Türkiye'nin bu durumdan ne derece etkileneceği tartışma konusu oldu. ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) G20 Çalışmaları Merkezi Direktörü Mehmet Sait Akman, Trump'ın yeni gümrük tarifelerinin "siyasi nedenlerle atıldığını ve çok taraflı ticaret sistemini aşındırarak öngörülebilirliği ortadan kaldırdığını" belirterek, Türkiye’nin hem otomotiv ve yan sanayi gibi ihracat sektörlerinde hem de küresel tedarik zincirindeki konumunda doğrudan ve dolaylı etkiler yaşayabileceğini vurguladı. Akman, "Yarın Türkiye'ye de siyasi bir nedenle 'Size vergileri arttırdım' demeyeceğini kimseye garanti edemez. Dolayısıyla Trump'ın tek taraflı dayatmalarına dayalı, güce dayalı bir sisteme doğru geçişi söz konusu" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın dünya genelinde 90'dan fazla ülkeye yönelik kapsamlı yeni gümrük tarifeleri, dün yürürlüğe girdi. Bu tarifelerden en fazla etkilenen ülkeler arasında Güney Asya ülkeleri, Brezilya, ve 27 Ağustos'ta yüzde 50 oranındaki gümrük tarifesi uygulanacak olan Hindistan yer alıyor. 

Türkiye’nin Güneydoğu Asya ülkeleriyle (özellikle ASEAN ülkeleriyle) ve bugün yürürlüğe giren yeni gümrük tarifeleri uygulanan diğer ülkelerle olan ticari ilişkileriyle ABD’nin yeni gümrük tarifelerinden etkilenme potansiyeline ilişkin TEPAV G20 Çalışmaları Merkezi Direktörü Mehmet Sait Akman, ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Akman, ''Trump’ın 7 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giren tarifeleri, 'komşuyu fakirleştirme' stratejisinin modern bir versiyonu olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşım, serbest ticaretin kazan–kazan esasından saparak, ticaret ortaklarının taviz vermesine ve maliyete katlanmasına dayalı bir model sunuyor' dedi.

''Trump yönetimi süreci kendi yöntemleriyle ve kısmen belirsizlik yaratarak sürdürdü''

Bu yaklaşımın, ekonomik hedeflerin ötesinde siyasi ve güvenlik boyutları da içerdiğini belirten Akman, “bu politikanın ticaret ortaklarını taviz vermeye zorladığını, bunun da küresel düzeyde güvensizlik ortamı oluşturabileceğini” vurguladı. Akman, şunları söyledi:

''Çin, ABD’nin genel ekonomi ve dış politika stratejilerinde her zaman öncelikli hedeflerden biri oldu. Washington, Çin’in yükselişine karşı, Pekin’in üretim yapısını dönüştürmeye zorlayacak adımlar atarak, üretimin bir kısmını ABD’ye kaydırmayı amaçladı. Bu üretimin sermaye kaynağının büyük ölçüde Amerikan bürokrasisine dayandığı düşünüldüğünde, ABD aslında bu bağı da zayıflatmak istiyordu. Trump yönetimi de, önceki adımlardan çok farklı bir politika izlemese de, süreci kendi yöntemleriyle ve kısmen belirsizlik yaratarak sürdürdü.

ABD, karşılıklı gümrük tarifelerinin ve Amerikan ürünlerinin diğer ülkelerin pazarlarına girişini engelleyen tüm unsurların kaldırılmasını talep etmeye başladı. Washington, bu konuda kendisiyle anlaşma yapılması yönünde baskı uyguladı. Ancak bazı ülkeler, özellikle Amerikan ekonomisiyle oldukça entegre olan komşuları Kanada ve Meksika, buna hemen yanaşmak istemedi. Zaman içinde ise Avrupa Birliği başta olmak üzere Japonya, Güney Kore ve öncelikle Birleşik Krallık, ABD ile kendi şartlarına göre düzenlemeler yaptı. Bu anlaşmalar sonucunda söz konusu ülkeler, Amerikan ürünlerine uyguladıkları önemli ölçüdeki gümrük tarifelerini kaldırdı.''

''Trump'ın tek taraflı dayatmalarına dayalı, güce dayalı bir sisteme doğru geçişi söz konusu''

Bu durumun Türkiye için ne anlama geldiğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Akman, şöyle konuştu:

“Burada, Türkiye açısından iki önemli etken var. Birincisi, Trump'ın bu uygulamalarıyla aslında alışa geldiğimiz Türkiye'nin de üyesi olduğu Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) sistemini çok taraflı ticaret sistemi de dediğimiz kurallar bütününü ciddi anlamda aşındıracak. Ne sağlıyordu çok taraflı sistem? Ülkelerin kendi aralarında ticarette hangi engelleri koyup koymayacaklarını belirleyen ve çok güçlü bir sistem içerisinde bir arada birbirlerine ilan ettikleri ve önemli ölçüde bir belirlilik yani öngörülebilirlik sağlayan bir sistemdi. Şimdi bunu kaldırmış oldu Trump. Yani büyük ölçüde bunu aşındırmış oldu.

Sürekli değişen ve öngörülemeyen durumlar iş dünyasında ve yatırımlarda olumsuzlukları ortadan kaldırır diye düşünmeye başladılar. Ama yine bu belirsizlikler sürecek gibi görünüyor çünkü Trump yönetiminin kime karşı nasıl bir etki yapacağı, siyasi etkenleri de işin içine katarak yaptığı için, neye kızarsa onu bir sorun ilan edip onun üzerinden bir gümrük vergisi arttırma yoluna gidebiliyor. Dolayısıyla böyle bir belirsizlik bizi de etkileyebilecek bir durum. Her ne kadar yüzde 15 gümrük vergisi oranı, şu an için bir belirlilik sağlıyor gibi görünse de nedir bu siyasi veya bir takım unsurlar, Brezilya ve Hindistan'da görüldüğü gibi devreye girebiliyor. Yarın Türkiye'ye de siyasi bir nedenle 'Size vergileri arttırdım' demeyeceğini kimseye garanti edemez. Dolayısıyla hani kurallara bağlı, kurallara dayalı bir sistemden çok taraf farklı sistem bu. Biraz Trump'ın tek taraflı dayatmalarına dayalı, güce dayalı bir sisteme doğru geçişi söz konusu.

''Trump’ın ikili ticari ilişki politikasının Türkiye'ye doğrudan ve dolaylı etkiler olacak''

İkinci tabii önemli nokta mevcut tarife oranlarının veya işte koruma oranlarının değişmesiyle, ülkelerin doğal ticaret akışları gerek Amerika'yla olan ithalat-ihracatında gerekse kendi aralarındaki ticareti nasıl etkileyeceği konusu gündeme geldi. İşte burada Türkiye'ye gene doğrudan ve dolaylı etkiler olacak. Otomotiv sektörü, bizim tabii belirli kollarından yani alt kollarından dünyada en önemli ihracatçılardan olduğumuz sektör, yan sanayi keza öyle. Şimdi bu vergiler sonrasında ne gibi etkiler olabilir? Uzun vadeli demiyorum ama kısa vadede, ilk etapta, uygulanacak vergi değişikliklerinin, birbirlerinden farklı oranlardaysa, kimin kimin yerine alabileceği ya da işte daha yüksek gümrük vergisi uygulanan ülkelere karşı onların imtiyazları azalacaksa Türkiye bunun yerini doldurabilir mi? Buradan belki etki çıkabilir. Hemen her sektörde olumlu ve olumsuz etkiler bu şekilde olabilecektir.

''Özellikle Amerika pazarına daralmalar söz konusu olabilecek''

Olumsuzluklar da olacak tabii, özellikle Amerika pazarına daralmalar söz konusu olabileceği gibi. Bu doğrudan, belirli nihai ürünlerde değil, tedarik zinciri içine girdiğimiz ürünlerde de söz konusu olabilir. İlk etapta bu etkileri değiştirecek kısa vadede, mevcut şartlar tabii devam eder ve Trump'ın başka uygulamaları gelmezse tabi. Bu, tabii belirsizliğin tam olarak ortadan kalkmamasından kaynaklanıyor. Çok taraflı sistemden uzaklaşmaktan kaynaklanıyor.

Trump iktidarda kaldığı müddetçe ve bu anlayışını sürdürdüğü müddetçe zorlamalarını devam edecek gibi görünüyor ki bu sadece bildiğimiz anlamda işte tekstil, konfeksiyon, kimyasallar, ilaç, otomativ ve yan sanayi gibi alanların da ötesinde belki hizmet ticaretine, dijital ticaret konularına dahi yayılabilecektir."