Türkiye Belediyeler Birliğinde Başkan Vekili seçimleri... Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Çavuşoğlu: "110 günden bu yana iddianamesi dahi hazırlanamayan bir dosya ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız"
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Meclisi, Başkan Vekili seçimi için topalandı. Açılış konuşmasını yapan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Hepimiz hukukun egemen olduğu ve hukukun işletildiği sürecin içerisinde en doğal hukuk kuralı olan yargılanma ilkesine sonuna kadar saygılıyız. Ancak hukuk ve yargılanmadaki masumiyet karinesi ortadan kaldırılır, önce mahkum edilip daha sonra aklanma çabası içerisine ya da 'masumsan aklanırsın' denilerek bir sürecin yönetilmesi maalesef içinde bulunduğumuz koşulların ne kadar hukukla bağdaşmadığının da bir göstergesidir" dedi.
(ANKARA) - Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Meclisi, Başkan Vekili seçimi için toplandı. Açılış konuşmasını yapan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Yaklaşık 110 günden bu yana iddianemesi dahi hazırlanamayan bir dosya ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. Hukuku birilerinin iddiaları, somut delile dayanmayan 'gördüm' ve 'duydum' üstüne kurmaya başlarsak korkarım ki, yargılanmayan kimsenin kalmadığı bir Türkiye yolculuğuna çıkarız. Bugün hukuk birilerine göre dizayn edilmeye başlandıysa ilerleyen dönemlerde, iktidarın el değiştirdiği süreçlerde de yine aynı şekilde birileri bir başkasından o günün muktedirleri vasıtasıyla yönetilecek olursa; kimsenin ne malının, ne mülkünün, ne özgürlüğün garantisinin olmadığı bir sürece gideriz" dedi.
TBB Meclisi, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın tutuklanmasının ardından Başkan Vekili seçimi için toplandı. Ankara'da bir otelde gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını yapan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"Hepimiz hukukun egemen olduğu ve hukukun işletildiği sürecin içerisinde en doğal hukuk kuralı olan yargılanma ilkesine sonuna kadar saygılıyız. Ancak hukuk ve yargılanmadaki masumiyet karinesi ortadan kaldırılır, önce mahkum edilip daha sonra aklanma çabası içerisine ya da 'masumsan aklanırsın' denilerek bir sürecin yönetilmesi maalesef içinde bulunduğumuz koşulların ne kadar hukukla bağdaşmadığının da bir göstergesidir.
"Özgürlüğün garantisinin olmadığı bir sürece gideriz"
Yaklaşık 110 günden bu yana iddianemesi dahi hazırlanamayan bir dosya ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. Hukuku birilerinin iddiaları, somut delile dayanmayan 'gördüm' ve 'duydum' üstüne kurmaya başlarsak korkarım ki, yargılanmayan kimsenin kalmadığı bir Türkiye yolculuğuna çıkarız. Bugün hukuk birilerine göre dizayn edilmeye başlandıysa ilerleyen dönemlerde, iktidarın el değiştirdiği süreçlerde de yine aynı şekilde birileri bir başkasından o günün muktedirleri vasıtasıyla yönetilecek olursa; kimsenin ne malının, ne mülkünün, ne özgürlüğün garantisinin olmadığı bir sürece gideriz."
"Masum olduklarının ortaya çıkacağına inancımız tamdır"
Çavuşoğlu, masumiyet karinesinin savunulması gereken en doğal ilke olduğuna inancını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Özellikle geçmiş yargılama süreçlerini dikkate aldığımızda ve bu ülkede Ergenekon ve Balyoz adı altında hepimizin hafızalarında yer alan operasyonlar ve bu operasyonlar sonunda en masum yerlerimize, kozmik odalarımıza varıncaya kadar girildiğini, yüzlerce, binlerce ömrünü bu ülkeye vakfetmiş insanların yargısız bir infaz ile aylarca, yıllarca tutuklu kaldığını ve o sürecin içerisinde cezaevinde ölenlerin, bu sürecin üzerinde bırakmış olduğu tahribat nedeniyle intihar edenlerin dahi olduğu bir süreci bu ülkede hep beraber yaşadık. Bütün bu süreçlerin sonunda tamamının beraat ettiği ve bir kumpasa maruz kaldıklarının tüm Türkiye tarafından kabul edildiği süreci yaşamış bir ülkenin vatandaşları olarak bugün özellikle yargının da çok dikkatli olması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu sürecin sonunda bizler tarafından masum olduklarına inanılan, halkına hizmetten başka hiçbir gayesi olmadan ömürlerini tamamlayan, gecelerini gündüzlerine katan, demokratik bir belediyecilik, herkese ulaşan bir belediyecilik, sosyal belediyecilik, kamu kaynaklarının korunduğu bir belediyecilik, yetimin hakkının korunduğu bir belediyecilik mücadelesi içerisinde bugün tutuklu bulunan arkadaşlarımızın da masum olduklarının ortaya çıkacağına inancımız tamdır."
Çavuşoğlu, maalesef bu sürecin yaşanması sonucunda oluşan makamdaki boşluk nedeniyle toplandıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
"'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' algısıyla yaşarsak ya da kendi gemisini kurtaranların kaptan olduğuna inanılan bir toplum haline getirilirsek bu güzel ülkeyi bizlere bırakan, en umutsuz zamanlarında dahi ayağa kalkmaya başaran, o küçücük bir geminin içerisinde çıktığı yolculuğu koskocaman yüreğiyle düşman işgaline karşı umudun yitirildiği bir süreçte ayağa kalkan, bir çift mavi gözünün ışığında, umudun yok edildiği yerde bile 'Yapılacak çok şey vardır' diyerek bu güzel ülkeyi bize bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının açtığı o güzel yolculukta, bugün o güzel vatanda birlikte yaşamamızın gereklerini yerine getirememiş oluruz. Çünkü onlar ölümün üzerine gülerek giderken gelecek nesillerin özgür, kendi bayrağının altında, 'kimseye minnet etmesin' diyerek canlarını verenlerin olduğu ve onlar sayesinde bugünü yaşadığımızı düşündüğümüzde, artık bana dokunmayan yılanların bin yaşadığı değil, 'biz' diyenlerin çoğaldığı bir Türkiye'yi inşa etmemiz gerekiyor. Bu nedenle de umut ediyoruz en kısa sürede birliğin, beraberliğin ve barışın sağlandığı, hukukun Demokles'in kılıcı gibi birilerinin başında sallanmayıp herkesin özgür bir şekilde yaşadığı günlerde buluşmak dileğiyle Meclis toplantımızı açıyorum."