Ümit Özdağ: Erdoğan ve Bahçeli'yi emekli etmezsek buhran bitmez

TAKİP ET

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, 16 milyon emekli adına konuştu. Özdağ, "Türk ekonomisi buhranda. Sorunların çözümü için Erdoğan ve Bahçeli'yi emekliye sevk etmeliyiz" dedi. İktidara, "Öcalan pazarlıkları yerine erken seçime gidelim" resti çekti.

(ANKARA) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin düzenlediği "Emekliye Adalet, Dul ve Yetim Ailelerine Ekonomik Güvence Çalıştayı"nda Türkiye’nin ekonomik ve siyasi buhranına ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Özdağ, ekonomik yıkımın kaynağı olarak gösterdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi "emekliye sevk etme" çağrısı yaparak, erken genel seçim istedi. Özdağ, emekliler ve dar gelirliler üzerinden iktidarın uyguladığı yanlış politikaların, toplumu nasıl bir uçuruma sürüklediğini detaylı bir şekilde masaya yatırdı.

"Kriz değil, 8 yıllık büyük ekonomik buhran"

Ekonomik durumun vahametini tanımlayan Özdağ, kullanılan dilin bile durumu gizlediğini savundu. Özdağ'a göre Türkiye'nin yaşadığı durum geçici bir "kriz" değil; 8 seneden bu yana devam eden büyük bir ekonomik buhrandır. Bu buhran sadece sabit gelirlileri değil, Türk sanayicisini de yıkıma sürüklemekte, Türk çiftçisini de üretimden kopma noktasına getirmektedir.

Özdağ, mevcut düzenin adaletsizlik üzerine kurulduğunu savunarak, Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemi ile dar gelirlinin ödediği vergileri kıyasladı. "Kur korumalı mevduattan istifade edecek kadar paranız varsa, paranıza vergisiz yeni servetler ekleyebilirsiniz. Ama asgari ücretli bir çalışan iseniz, bebeğinize mama alırken KDV’yi ve ÖTV’yi vermek zorundasınız. Bu sürdürülebilir bir durum değildir" dedi. Hiçbir hükümetin yoksul aile sayısıyla övünemeyeceğini belirten Özdağ, ZP'nin görevinin kaynakları adil bir şekilde Türk milleti lehine dağıtmak olduğunu söyledi.

Samandan çobana: Tarımda ithalat lobisi yıkımı

Özdağ, tarım sektöründeki çöküşün, girdi maliyetlerinin tamamen ithalata bağlı olması ve ithalat lobilerinin zenginleştirilmesi sonucu yaşandığını iddia etti. Türkiye’nin "samandan çobana kadar her şeyi ithal eder hale geldiğini" belirterek, çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı. Girdi maliyetlerinin katlanılamaz olduğunu vurgulayan Özdağ, "Gübreyi, ilacı, tohumu, her şeyi ithal ediyor. Samanı ithal ediyor samanı" sözleriyle durumu özetledi.

Çoban ithalatı meselesine de değinen Özdağ, yanlış tarım politikaları ve "Çöküş Yasası" adını verdiği Büyükşehir Yasası nedeniyle Türk çobanlarının ve çiftçilerin borç batağına sürüklendiğini söyledi. Özdağ, "2015’ten başlayarak çobanları ithal etmeye başladık. 'Afgan’ın elinin değmediği et yok Türkiye’de' lafı boşuna söylenmiyor" dedi. Sözde bürokratların yurt dışında çiftlik kurup kendi ürettiği hayvanı Türkiye’ye ithal etmesini ise "kabul edilemez" bir durum olarak niteleyen Özdağ, "O adamın arkasında nasıl bir bakan, 'Bu benim bürokratım' diye durur hayret ediyorum" diyerek liyakat çöküşüne dikkat çekti.

Emeklinin maaşı neden azaldı: 13 milyon sığınmacı yükü

Özdağ, emekli maaşlarının ve alım gücünün düşmesinin temel nedenlerinden birini sığınmacı meselesine bağladı. "Bir ülkede fazladan 13 milyon insan yaşarsa, bunun ekonomi üzerinde olumsuz etkileri olmaması kaçınılmazdır" diyen Özdağ, bu durumun kiraların, ev fiyatlarının ve gıda enflasyonunun artmasındaki başrol olduğunu savundu.

Emeklinin maaşının neden azaldığı sorusuna ise doğrudan şu yanıtı verdi: "Sizin emekli maaşınız az, çünkü size verilmesi gereken kaynaklar başkalarına kullanıyor. Siz hastanede ilacın parasını öderken, milyonlarca insan bedava ilaç alıp tedavi oluyor. Bunların parasının yurt dışından geldiğini mi zannediyorsunuz? Yok, siz ödediniz. Bu 13 milyon insan vatanlarına döndüğü takdirde, Türkiye’de gıda fiyatlarında ve kiralarda otomatik olarak bir düşüş olmaz mı? Evet, olur."

Refah payı %100, aylık bağlama oranı %70’e dönsün

Emeklilerin özlük haklarının iyileştirilmesi için somut adımlar atacaklarını belirten Özdağ, 2008 yılındaki düzenlemelerin derhal geri alınmasını vurguladı. Bu kapsamda, 2008 değişikliğinden önce yüzde 70 olan aylık bağlama oranının, yüzde 30 seviyesine indirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Özdağ, bu oranın derhal yüzde 70’e geri çıkarılacağını taahhüt etti. Kaldırılan refah katkı payının ise yüzde 100 olarak yeniden verilmesini sağlayacaklarını söyledi. Bu temel düzenlemelerin yanı sıra, emeklilerin temel yaşamsal ihtiyaçlarını güvence altına alacak kapsamlı düzenlemeler gerçekleştireceklerini belirtti. Özdağ ayrıca, askeri personele yönelik gelir oluşturma sistemi olan OYAK örneğinin, geliştirilerek tüm topluma uygulanması gereken önemli bir model olduğunu dile getirdi.

İktidara sandık resti: Öcalan pazarlıklarına millet ne diyecek?

Özdağ, konuşmasının sonunda iktidara yönelik en sert siyasi meydan okumasını yaparak erken genel seçim çağrısını yineledi. Ekonomik buhranla mücadele eden kitlelerin dikkatini dağıtmak için "narkoterör örgütünün lideriyle devletin yasalarının konuşulduğu" bir ortam oluşturulduğunu iddia etti.

Özdağ, Türk milletinin yüksek devlet şuuruna güvendiğini belirterek, iktidara meydan okudu: "Türk milleti pazarda torbasını doldurmak için mücadele verirken, karnı aç bile olsa devletine sahip çıkmayı bilen bir millettir. Gelin erken genel seçim yapalım. Türk milleti sizin Öcalan'la yaptığınız pazarlılıklara evet diyecek mi demeyecek mi; genciyle, çalışanıyla, emeklisiyle sizi sandıkta oylasın."

Kaynak: Haber Merkezi

 

Ümit Özdağ erken seçim ekonomik buhran emekli maaşları sığınmacı krizi Erdoğan Bahçeli Öcalan pazarlıkları