Uysal'dan iktidara sert çıkış: Kravatlı soygunla Türkiye'nin kaynakları yağmalandı
Gültekin Uysal, Eskişehir'de yaptığı açıklamada yolsuzlukların tarihte görülmemiş ölçüde sistematik hale geldiğini, bütçenin yüzde 62'sinin Kamu İhale Kanunu dışında keyfi harcandığını söyleyerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ülkeyi İmralı merkezli bir ittifak mecburiyetine sürüklediğini savundu. İşte ayrıntılar…
(ESKİŞEHİR) – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Eskişehir’de yaptığı açıklamada Türkiye’nin uzun süredir içine sürüklendiğini savunduğu ekonomik ve siyasi tabloya sert eleştiriler yöneltti. Uysal, özellikle yolsuzluklardan başlayarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne, Suriye politikasına ve İmralı tartışmalarına kadar geniş bir alanda dikkat çeken değerlendirmeler yaptı.
Konuşmasının merkezinde “sistematik yolsuzluk” iddiası vardı. Uysal, Türkiye’nin kaynaklarının kötü niyetli politikalarla heba edildiğini söyleyerek şu ifadeyi kullandı: “Türkiye’de tarihinde olmadığı kadar yolsuzluklar sistematik hale getirilmiştir. Bütçenin 2024 yılında yüzde 62’si Kamu İhale Kanunu dışında keyfi olarak sarf edilmiştir.” Bu sözler, hem ekonomik gidişat hem de siyasal sorumluluk tartışmalarının yeniden alevlenmesine neden olabilecek nitelikteydi.
Uysal, son 23 yılda yanlış öncelik sıralamalarının ülkeyi mali olarak çıkmaza soktuğunu savundu. “Türkiye’nin kaynakları yağmalanmıştır” diyen Uysal, bu tabloyu “kravatlı soygun” olarak nitelendirdi. Sözlerinin tonu sertti; eleştirisinin muhatabı ise doğrudan mevcut iktidardı.
İmralı tartışması ve ‘50+1’ çıkışı
Uysal’ın hedef aldığı bir diğer başlık ise TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı’ya yaptığı ziyaretti. Demokrat Parti lideri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin iktidarı belirli siyasi ittifaklara zorladığını ifade ederek, “Cumhur İttifakı’nı İmralı ile ittifaka mecbur bıraktı” dedi.
“2023 seçimleri öncesi Altılı Masa’nın altında HDP’yi, PKK’yı arayanların, bugün hiçbir utanma duygusu olmadan kısa vadeli siyasi çıkarlarla yeni iş birliklerine yöneldiğini görüyoruz” diyen Uysal, yüzde 50+1 şartının iktidarı Öcalan üzerinden bir politik zemine ittiğini ileri sürdü. Bu sözler iktidarın İmralı’ya dair tavrına yönelik en net eleştirilerden biriydi.
“Demokratik rekabet sahası daraltılıyor”
Uysal, Türkiye’de hukuk ve demokrasi alanındaki sorunların büyüdüğünü iddia ederek bu durumun ülkeyi tehlikeye sürüklediğini söyledi. Türkiye’de “ikili hukuk düzeni” oluştuğunu savundu ve siyasi rekabet sahasının adım adım daraltıldığını dile getirdi. “Bu bir tehlikedir” diyen Uysal, operasyonlara maruz kaldığını belirttiği aktörlerin demokratik süreçten uzaklaştırılmasının ülkeye zarar vereceğini vurguladı.
Suriye politikası ve PYD eleştirisi
Orta Doğu’ya ilişkin değerlendirmelerinde Uysal, Türkiye dahil bölge ülkelerinin öngörü eksikliği nedeniyle Suriye’deki siyasi boşluğun büyüdüğünü söyledi. ABD gözetiminde PYD’nin bir özerk alan elde etmesini “AKP iktidarının politikalarının sonucudur” diyerek eleştirdi.
Suriye’den Türkiye’nin milli güvenliğine dönük tehditler olduğunu belirten Uysal, İmralı sürecinin de bu tehdidin ne şekilde şekilleneceğiyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bu cümleler, Ankara’nın uzun süredir yürüttüğü güvenlik parametreleriyle Suriye dosyasının iç içe geçmiş yapısını yeniden gündeme taşıdı.
“Öcalan Kürtlerin temsilcisi olamaz”
Demokrat Parti lideri, Abdullah Öcalan’ın Kürtlerin temsilcisi olarak gösterilmesini reddettiklerini belirtti. “Bu büyük bir yanlış” diyen Uysal, PKK’nın terörü araç haline getirdiğini ve etnik bölücü siyasetin nihai programının hiçbir zaman değişmediğini söyledi. Doğu ve Güneydoğu’daki Türk kökenli vatandaşların siyasi denklemden çıkarılmasına da tepki gösterdi.
Türkiye’nin yeraltı kaynakları ve küresel rekabet vurgusu
Konuşmasının son bölümünde Uysal, nadir toprak elementleri üzerinden küresel rekabeti değerlendirdi. Bu elementlerin dünya çapında önemli bir güç mücadelesinin merkezinde yer aldığını söyledi. Bölgedeki bazı hükümetlerin kendi iktidarlarını sürdürmek için ülkelerinin menfaatlerini kapalı kapılar ardında başka ülkelere yönlendirebildiğini savundu.
“Türkiye’nin sahip olduğu tüm yerel kaynaklar Türk milletinin refahı için işletilmeli” diyen Uysal, kaynakların yabancı baskılarla ya da siyasi hesaplarla heba edilmemesi gerektiğini vurguladı. Ardından yeniden yolsuzluk başlığına dönerek, 2024 bütçesindeki yüzde 62’lik keyfi harcama oranını hatırlattı ve bunun Türkiye’yi yoksullaştırdığını söyledi.
Uysal, “Türkiye’nin önümüzdeki süreçte bir arınma sürecine ihtiyacı var” diyerek konuşmasını tamamladı. Hukukun işlediği, demokrasinin rekabet alanı sunduğu, kaynakların milletin refahı için kullanıldığı bir ülkenin hem birliğin hem de geleceğin güvencesi olacağını söyledi. Tartışmaların nasıl bir siyasi yankı uyandıracağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek…
Kaynak: Haber Merkezi