Yankı Bağcıoğlu: "Savunma bütçemiz artacaksa, bu artış Türkiye'nin kendi güvenliği, stratejisi ve öncelikleri için olmalıdır"

TAKİP ET

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarının artırılmasına ilişkin "Savunma ve güvenlik alanında birçok NATO üyesi ülkeden daha fazla fedakârlık yapan ülkemizin, sadece bütçe harcamalarına odaklı bir yaklaşımla ve ülkemizin bütçe öncelikleri gözetilmeden yapılacak artışların; sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve altyapı gibi hayati alanlarda sürdürülebilirliği ve milletimizin refahını tehlikeye atabileceği unutulmamalıdır. Bu hedefler NATO merkezli değil, Türkiye'nin kendi güvenlik gerçeklikleri ve millî çıkarları doğrultusunda belirlenmelidir. Savunma bütçemiz artacaksa, bu artış Türkiye'nin kendi güvenliği, stratejisi ve öncelikleri için olmalıdır" dedi. 

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarının artırılmasına ilişkin "Savunma ve güvenlik alanında birçok NATO üyesi ülkeden daha fazla fedakârlık yapan ülkemizin, sadece bütçe harcamalarına odaklı bir yaklaşımla ve ülkemizin bütçe öncelikleri gözetilmeden yapılacak artışların; sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve altyapı gibi hayati alanlarda sürdürülebilirliği ve milletimizin refahını tehlikeye atabileceği unutulmamalıdır. Bu hedefler NATO merkezli değil, Türkiye’nin kendi güvenlik gerçeklikleri ve millî çıkarları doğrultusunda belirlenmelidir. Savunma bütçemiz artacaksa, bu artış Türkiye’nin kendi güvenliği, stratejisi ve öncelikleri için olmalıdır" dedi. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine çıkarmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye'nin, NATO’nun kara, deniz ve hava harekâtlarına ve tatbikatlarına en yoğun katılım sağlayan ülkelerden biri olduğunu kaydeden Bağcıoğlu, "Aynı zamanda NATO’nun güney kanadının güvenliğini fiilen sağlayan Türkiye, ittifakın kriz bölgelerine müdahale kapasitesini ayakta tutan önemli bir askerî güce sahiptir. Bu bağlamda ülkemiz, NATO’nun yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda stratejik omurgasını oluşturan kilit ülkelerinden biridir" dedi. 

Bağcıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sahada yüksek harekât etkinliği gösterdiğini belirterek TSK'nın kriz bölgelerindeki aktif varlığı ve ittifakın caydırıcılığına sunduğu katkıların NATO güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurguladı. Açıklamada, şu ifadeler kaydedildi: 

"NATO’da savunma harcamalarının GSYİH’nin yüzde 5’ine çıkarılması yönünde bir hedef gündemdedir. Ancak Türkiye’nin NATO’ya sunduğu katkı, yalnızca bu tür oranlarla ya da bütçesel kalemlerle ölçülemez. 2024 itibarıyla GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 2’sini savunmaya ayıran Türkiye, bu oranla bile birçok müttefikten daha fazla katkı sağlamaktadır. Fakat önemli olan yalnızca harcamanın miktarı değil, bu kaynağın nasıl ve neye harcandığıdır.

Türkiye’nin savunma bütçesini artırma iradesi ve kapasitesi vardır. Ancak bu artış, NATO’nun talepleriyle değil; Türkiye’nin kendi stratejik öncelikleri, güvenlik ihtiyaçları ve harekât planları doğrultusunda, yani millî iradesiyle belirlenmelidir. Bu kapsamda çevremizde gelişen ve değişen tehditler çerçevesinde millî projelerimizin bir an önce hayata geçirilmesi ve öncelikle ara çözüm olarak muharip uçaklar, hava savunma sistemleri ve drone karşı sistemleri gibi kritik ihtiyaçların temin edilmes, geliştirilmesi için Türk milleti her türlü fedakârlığı da yapmaktadır.

Savunma ve güvenlik alanında birçok NATO üyesi ülkeden daha fazla fedakârlık yapan ülkemizin, sadece bütçe harcamalarına odaklı bir yaklaşımla ve ülkemizin bütçe öncelikleri gözetilmeden yapılacak artışların; sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve altyapı gibi hayati alanlarda sürdürülebilirliği ve milletimizin refahını tehlikeye atabileceği unutulmamalıdır. NATO'nun belirlemiş olduğu harcama hedefleri elbette tartışılabilir; ancak bu hedefler NATO merkezli değil, Türkiye’nin kendi güvenlik gerçeklikleri ve millî çıkarları doğrultusunda belirlenmelidir. Savunma bütçemiz artacaksa, bu artış Türkiye’nin kendi güvenliği, stratejisi ve öncelikleri için olmalıdır. Güven içinde olan Türkiye, NATO’nun güvende olması demektir."