Yavuz Ağıralioğlu: "Kovaların içine koydukları 30 tane silaha, devletin 45 yıllık mücadelesini, bin yıllık Türk tarihini alet edip, rezil ettiler"

TAKİP ET

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Tarihe not düşüyoruz diye siyasi heveslerine notlar düşüverdiler. Tarihe not düşüyoruz diye heveslerinin arkasında Öcalan ile, çocuklarımızın katilleriyle bir araya gelebildiler. 'Pazarlık etmiyoruz, silahları bırakın' diye başladıkları işe anayasa, cumhuriyet, Lozan, devlet millet varlığımızı tartışabildiler, tartıştırabildiler. 45 yıldır evlatlarımızı öldüren, evlatlarımızı öldüre öldüre mağaralarda yaşlanan it sürülerine devleti kurban ettiler. Kovaların içine koydukları 30 tane silaha, devletin 45 yıllık mücadelesini, bin yıllık Türk tarihini alet edip, rezil ettiler. Beraberliklerini ilan ettikleri konuşmaya da, 'tarihi bir gün' dediler' dedi. 

(ANKARA) - Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, "Tarihe not düşüyoruz diye siyasi heveslerine notlar düşüverdiler. Tarihe not düşüyoruz diye heveslerinin arkasında Öcalan ile çocuklarımızın katilleriyle bir araya gelebildiler. 'Pazarlık etmiyoruz, silahları bırakın' diye başladıkları işe anayasa, cumhuriyet, Lozan, devlet millet varlığımızı tartışabildiler, tartıştırabildiler. 45 yıldır evlatlarımızı öldüren, evlatlarımızı öldüre öldüre mağaralarda yaşlanan it sürülerine devleti kurban ettiler. Kovaların içine koydukları 30 tane silaha, devletin 45 yıllık mücadelesini, bin yıllık Türk tarihini alet edip, rezil ettiler. Beraberliklerini ilan ettikleri konuşmaya da, 'tarihi bir gün' dediler“ dedi. 

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, şunları kaydetti:

"Tarihe not düşüyoruz diye siyasi heveslerine notlar düşüverdiler. Tarihe not düşüyoruz diye heveslerinin arkasında Öcalan ile çocuklarımızın katilleriyle bir araya gelebildiler. 'Pazarlık etmiyoruz, silahları bırakın' diye başladıkları işe anayasa, cumhuriyet, Lozan, devlet millet varlığımızı tartışabildiler, tartıştırabildiler. 45 yıldır evlatlarımızı öldüren, evlatlarımızı öldüre öldüre mağaralarda yaşlanan it sürülerine devleti kurban ettiler. Kovaların içine koydukları 30 tane silaha devletin 45 yıllık mücadelesini, bin yıllık Türk tarihini alet edip, rezil ettiler. Beraberliklerini ilan ettikleri konuşmaya da, 'tarihi bir gün' dediler.“

"Bir 'Terörsüz Türkiye' diye  giyotini bu mevzuda kaygısı olanların üzerine mevzilendirdiler"

İktidarın, "Terörsüz Türkiye" diye tanımladığı sürece kaygısı olanlara tepki gösterdiğini öne süren Ağıralioğlu, “Bir 'Terörsüz Türkiye' diye  giyotini bu mevzuda kaygısı olanların üzerine mevzilendirdiler. Her itiraz edenin, kaygısı olanın üstüne 'Terörsüz Türkiye'nin aleyhine mi oluyorsunuz?' diye kılıç koymaya heves ettiler. Kaygılarımız var. Çocuklarımızın katillerine barış havarisi, devletimiz ve milletimiz için endişelenen bizim gibi hassasiyeti olanlara da 'kandan besleniyor' demeye heves ettiler” dedi. 

"Siz onlarla, bu dertlerle nasıl birleştiniz Sayın Cumhurbaşkanım?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "AK Parti, MHP ve DEM Parti olarak bu yolu beraber yürümeye karar verdik" ifadelerine tepki gösteren Ağıralioğlu şunları kaydetti:

“İfşa ettiğiniz, ilan ettiğiniz, hiç mahcubiyet duymadan 'DEM'le beraberiz' dediğiniz adamlar, 41 yıldır çocuklarımızı öldüren bir ite de 'sayın' diyorlar. Biz size 'sayın' diyoruz, onlar bir katile, 'sayın' diyorlar. Ve siz ortaklaşmaya karar verdiniz. Sonra dediniz ki Sayın Cumhurbaşkanım, 'Biz dertliyiz. Derdimiz bir araya getirdi'. Grubunuz bile şok oldu. Çünkü biz sizi eskiden yaptığınız hatalardan ders çıkardınız zannediyorduk. Devletin, milletin düşmanlarıyla oturdunuz, sonra bu oturmanın bedelini bin 212 evladımızı hendeklere gömmek zorunda kaldınız da akıllandınız zannediyorduk. Meğer akıllanmamışsınız. Siz bizim yaralarımızın kabuk bağlamasını bekliyormuşsunuz. Biz akıllandığınızı zannediyorduk. HDP'nin derdini biliyoruz. DEM'in derdini biliyoruz. Devletle dertleri var. Vatanla dertleri var. Bayrakla dertleri var. Cumhuriyetle dertleri var. Lozan'la dertleri var. Bizim bu topraklardaki varlığımızla dertleri var. Amerika dahil bölgedeki her hesabın içinde yer alacak, Türk milletinin bağrına hançer olup saplanacak kadar dertleri var. Siz onlarla, bu dertlerle nasıl birleştiniz Sayın Cumhurbaşkanım? Siz de dertlisiniz, onlar da dertli. Onların derdi buydu. Siz hangi dertle birleştiniz şimdi? Dertleriyle birleştiklerinizin, yanında durup beraberliğinizi ilan ettiklerinizin hayrını görmeyin. Milletiniz size PKK'nın canını okuyasınız diye iltimat etti. Milletiniz size, hendeklerde sizin maharetsizliğiniz yüzünden canlarıyla oluşturduğunuz otorite boşluğunu kapatan evlatlarınızın anaları, babaları 'vatan sağ olsun' diyerek destek oldu. Siz şimdi vatanınızın düşmanlarıyla dertliyiz beraberliği kurdunuz. Derdinizin hayrını görmeyin."

"Çocuklarımızın katiline, 'kurucu önder' diyorsunuz"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, MHP'nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in kabrinde, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan hakkında, "Kurucu Önder" ifadesini kullanmasını hatırlatan Ağıralioğlu, "Çocuklarımızın katiline, 'kurucu önder' diyorsunuz. Çocuklarımızın katiline, 'kurucu Önder'i Alparslan Türkeş'in kabrinde söylüyor. Kurucu önder dediğiniz de size, 'Atatürk kadar büyüksünüz' diyor. İltifatlaşmalara bak. Ortaklığınızın, beraberliğinizin, önümüzdeki dönem imtihanını sandıkta size soracağız. Siz, DEM'iniz, katilleriniz, bebek katilleriniz, İmralı'daki sakininiz, hepiniz sandığa geleceksiniz. Siz beraber olduklarınızla. biz milletimizle. Görüşeceğiz sizinle. 'İstediğimizi söyleriz. Biz istediğimizi yaparız. Dün sövdüklerimize bugün övgü dizmeye karar verdik. Dün söverken hikmetliydik, bugün överken de hikmetliydik'. Konuşuyordunuz, 'Kimler kimlerle beraber?' Sayın Cumhurbaşkanı kadere bak kadere" dedi. 

"Bize 'terörist' demeye hazırlanıyorsunuz, teröristlere 'meclis' diyorsunuz"

Ağıralioğlu, şunları kaydetti:

"Altılı masanın altında yedinci ayak olarak 'DEM var, HDP var' diyordunuz. 'PKK var' diyordunuz. Altılı masanın altındaki yedinci ayak sizin ayağınızmış. Siz göndermişsiniz onu anladığım kadarıyla. Siz beraber planlıyorsunuz çünkü. Görünüyor ki siz devleti beraber planlıyorsunuz. 'Pazarlık yapmayacağız. Silahları bırakın' dediğiniz tiyatro anayasa konuşmaya döndü. 'Pazarlık yapmayacağız. Silahları bırakacaksınız' dedikleriniz, önlerine benim önüme koyduğunuz mikrofonların yüz katını koyduğunuz, önlerine prompter cihazı koyduğunuz, önlerine devletin kameralarını koyduğunuz alçaklar, 'pazarlık yapmayacağız' dediğiniz alçaklar kimliğimizi tartışıyorlar, vatanımızı tartışıyorlar, bayrağımızı tartışıyorlar, anayasamızı tartışıyorlar. Bize de kaygılarımızı ifade ettiğimiz için 'terörist' demeye hazırlanıyorsunuz. Bize 'terörist' demeye hazırlanıyorsunuz, teröristlere 'meclis' diyorsunuz."

"Öcalan'ın gölgesinde anayasa konuşuyorsunuz"

İktidarın, Abdullah Öcalan'ın gölgesinde anayasa çalışması yaptığını öne süren Ağıralioğlu, "Devleti size yıktırmayacağız, vatanı size yıktırmayacağız, cumhuriyeti size yıktırmayacağız, bu bayrağı size tartıştırmayacağız, bu milletin üniter yapısını size bozdurmayacağız. Terörsüz Türkiye'yi sağlamak için iradenizi seviyoruz, Öcalan ile konuşmanızı sevmiyoruz. Öcalan'ın gölgesinde anayasa konuşuyorsunuz, sevmiyoruz. Öcalan'a komisyon kurduruyorsunuz, beğenmiyoruz" dedi. 

"Cumhuriyete sahip çıkma zamanıdır"

Sürece ilişkin CHP'ye seslenen Ağıralioğlu, şunları söyledi:

"Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne, şimdi memlekette, ay yıldızlı al bayrak derdi olan herkese, muhalefetteki her partiye, iktidara oy verirken bayrak hassasiyeti, vatan hassasiyeti, devlet hassasiyeti olan her seçmenimize, milliyetçi seçmene, mukaddesatçı seçmene, muhafazakar seçmene, haram helal bilen seçmene, alnı secde gören seçmene, cumhuriyeti nimet bilen seçmene, 'Bu vatanı korumak zorundayız. Bu vatanı yaşatmazsak bizim çocuklarımızın yaşayacağı bir vatan kalmayacak' diyen herkese sesleniyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'ne de sesleniyorum. Sayın Genel Başkan buraya geldiğinde istişaremizde söylemiştim. Tekrarlamak zorundayım. Devleti kuran partisiniz, devletinize sahip çıkma zamanıdır. Cumhuriyeti kuran partisiniz, cumhuriyeti kollama zamanıdır. Lozan'ı imzalayan partisiniz, üniter yapıyı inşa eden partisiniz. Üniter yapımızın hassasiyet gösterilip muhafaza edilmesi gereken zamanlardır. Üniter yapıyı muhafaza etmek zorundasınız. Artık sizin ufkunuzda seçim değil, artık sizin ufkunuzda devlet millet olmak zorundadır. Devletinizin varlığını, milletinizin varlığını, milli bünyemizin, üniter yapımızın
sağlamlığını hasarlayacak birtakım tertipler planlanmaktadır. Dolayısıyla artık hisselerinize düşen şey şudur: 'Ben Atatürk'ün partisiyim' diyenlerin, Atatürk'ün kurduğu devlete, Atatürk'ün kurduğu milli bünyeye, Atatürk'ün kurduğu ulusal beraberliğe, vatandaşlık tanımı dair cumhuriyete sahip çıkma zamanıdır."