Yusuf Tekin'den "zorunlu eğitim" açıklaması: "Yaz aylarında bu tartışmaları değerlendireceğiz. Bir karar verilirse yasal düzenlemeyle TBMM'nin onayına sunarız"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, zorunlu eğitim sisteminde değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin "Sahadan, akademik camialardan, öğretmen arkadaşlarımızdan bu konuda, bu konunun riskleriyle ilgili eleştiriler geldi. Biz de Bakanlık olarak dedik ki bunu kamuoyu tartışsın. Tartışmaların evrildiği yere göre biz de bu konuda adım atabiliriz çünkü zaten bu 12 yıllık zorunlu eğitim, yasal düzenlemeyle çözülebilecek bir konu. Biz sadece bu konudaki görüşlerimizi TBMM'ye sunabiliriz ama kamuoyundaki bu tartışmaları izliyoruz. Yaz aylarında da bu tartışmaları değerlendireceğiz. Nihayetinde böyle bir karar verilirse onu da yasal düzenlemeyle ilgili olarak TBMM'nin onayına, inisiyatifine sunarız" dedi.
(ANKARA) - Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, zorunlu eğitim sisteminde değişiklik yapılıp yapılmayacağına ilişkin "Sahadan, akademik camialardan, öğretmen arkadaşlarımızdan bu konuda, bu konunun riskleriyle ilgili eleştiriler geldi. Biz de Bakanlık olarak dedik ki bunu kamuoyu tartışsın. Tartışmaların evrildiği yere göre biz de bu konuda adım atabiliriz çünkü zaten bu 12 yıllık zorunlu eğitim, yasal düzenlemeyle çözülebilecek bir konu. Biz sadece bu konudaki görüşlerimizi TBMM'ye sunabiliriz ama kamuoyundaki bu tartışmaları izliyoruz. Yaz aylarında da bu tartışmaları değerlendireceğiz. Nihayetinde böyle bir karar verilirse onu da yasal düzenlemeyle ilgili olarak TBMM'nin onayına, inisiyatifine sunarız" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TGRT Haber TV'nin canlı yayınına katılarak eğitim gündemine ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. 2024-2025 eğitim öğretim yılının sorunsuz ve başarılı bir şekilde tamamlandığını söyleyen Tekin, gelecek yıldan itibaren Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin 2'nci sınıflarla devam edeceğini, kademeli şekilde bir sonraki yıl da süreceğini ifade etti.
Müfredat değişikliğiyle ne amaçlandığına ilişkin soruyu yanıtlayan Tekin, yeni müfredat ile çağın önerdiği eğitim felsefesiyle uyumlu, beceri odaklı ve dinamik bir program yapmayı hedeflediklerini; Bakanlığa bağlı çeşitli birimlerden, genel müdürlüklerden ve öğretmenlerden Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ilgili geri dönüşler alıp programın dinamik olmasını ve belirli aralıklarla yenilenmesini sağlayacaklarını söyledi.
Her kararı öğretmenlerle aldıklarının belirten Tekin, planlı ve plansız yüzlerce öğretmenler odası toplantısı yaptıklarını söyleyerek, "Öğretmen arkadaşlarımız bizimle birlikte hareket etmezlerse, onlarla birlikte çalışmayı içselleştiremezsek, beceremezsek yapmaya çalıştığımız birçok şeyin karşılığı olmayacaktır" dedi. Bakan Tekin, İstanbul'da yapılan 59. PISA Yönetim Kurulu Toplantısı'nı anımsatarak, "PISA Yönetim Kurulu Başkanı'nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ilgili 'Birçok ülkeye örnek gösterilebilecek bir model, bunu farklı ülkelerde anlatmanızı istiyoruz' açıklaması oldu. Bu bizim için gerçekten çok önemli" diye konuştu.
"Sınavın güvenliğini riske edecek hiçbir durum söz konusu değil"
15 Haziran'da yapılan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavla ilgili tartışmalara yönelik soruyu yanıtlayan Tekin, hassas konularda yalan haberlerin doğru haberlerden daha hızlı yayıldığını belirterek şunları kaydetti:
"Velilerin, öğrencilerin duygularını istismar eden, gasbedici insanlar var. Öğretmen arkadaşlarımızın ve okullardaki idarecilerin emeklerini gasbeden, yalan yanlış bilgiler ileri süren kişiler var. Bahsettiğiniz konu doğru. LGS sınavında soru kitapçığımız bizim arzu ettiğimiz, alenen açıklanmasını istediğimiz saatten daha önce açıklandı fakat sabah sözel kısımdaki sınav başlayıp tamamlandıktan yaklaşık bir saat sonra, saat 11.57'de sosyal medyada paylaşılıyor. Bizim istediğimiz saatten daha erken yayımlandı ama sınavın güvenliğini riske edecek hiçbir durum söz konusu değil. Buna rağmen biz o yayını yapan kişiyle ilgili gerekli suç duyurusunda bulunduk."
Tekin, MEB'in Teftiş Kurulu'nca konuya ilişkin araştırmaların yapıldığını ve sınavın güvenliğiyle alakalı bir sorun bulunmadığını ifade ederek sınav iptalinin de söz konusu olmadığını dile getirdi.
"Her okul kendi kıyafetini tanımlayacak"
Bakanlık tarafından serbest kıyafet konusunda alınan kararın sebebine ilişkin soru üzerine Tekin, bu konuda sosyoekonomik durum gibi çeşitli sebeplerle veliler, öğretmenler ve okul idarecilerinden şikâyetler aldıklarını söyleyerek şu yanıtı verdi:
"Artık her okul kendi kıyafetini tanımlayacak. Bunu yaparken herhangi bir marka ya da herhangi bir mağazaya yönlendirmek gibi bir durum söz konusu değil. Okul idarecilerimizden istediğimiz şey, çocukların giyecekleri kıyafeti sadece tanımlamalarıdır. Yani diyecek ki gri tişört, lacivert pantolon ya da etek, bunun malzemesi yün ya da her neyse onunla ilgili tanımlamasını yapacak. Öğrencimiz ister kendi ilinden, ister başka bir ilden o renkte o koşullara uyan kıyafetleri alıp kullanacak. Bir kararımız daha var, okul idaresinin çocuklarımızın her bir kademe için kıyafetlerini değiştirmesini istemiyoruz ki veliye ilave bir külfet ve maliyet çıkmasın. Aynı şekilde okul idarelerinin ya da okul aile birliklerinin veliyi herhangi bir satış birimine ya da mağazaya yönlendirmesini de engellemiş olduk böylece. Veli istediği yerden alışveriş yapacak."
"Testle, gramerleri öğrenip öğrenmediklerini ölçme mantığından vazgeçtik"
Bakan Tekin, okullarda yabancı dil öğretimine ilişkin soru üzerine, Türkiye'de dil öğretimi ile ilgili konuyu uzun yıllardır masaya yatırdıklarını ifade etti. Uluslararası geçerliliği olan yabancı dil sınavlarında yapılan dört beceri üzerinden öğrencilerin dil öğrenmelerini ölçen bir mekanizma geliştirdiklerini aktaran Tekin, bu kapsamda sınavların mantığını değiştirdiklerini söyledi. Öğrencilerin yabancı dil ile ilgili okuma, yazma, konuşma ve dinleme üzerinden sınav olduklarının altını çizen Tekin, "Testle, gramerleri öğrenip öğrenmediklerini ölçme mantığından vazgeçtik" dedi.
"'Sistemi değiştirmeyelim, kalsın' demek vatana ihanet gibi bir şey"
Bakan Tekin, lise ve üniversitelere girişlerde uygulanan sınavların Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ardından değiştirilip değiştirilmeyeceğine ilişkin soru üzerine, eğitimde sistem değişikliği meselesinin uygulamada yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti. Dünyada bilgiye erişim, bilginin değerlendirilmesi ve çocukların yetiştirilmesiyle ilgili her gün yeni değişikliklerin olduğuna değinen Tekin, "Dolayısıyla Türkiye'de de eğitim sistemi buna adapte olmalıdır, diyorsak bu değişiklikleri yapmak durumundayız. 'Sistemi değiştirmeyelim, kalsın' demek, vatana ihanet gibi bir şey... Bunu yapamazsınız. Bu çocuklarımıza yazık, ülkemizin geleceğine yazık. Bu anlamda eğitim sistemi ülkenin en dinamik yapılarından biri olmak durumunda" diye konuştu.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin her kademenin birinci sınıfında başlatıldığını anımsatan Tekin, bir değişiklik yapıldığında diğer sınıflardaki çocukların herhangi bir mağduriyet yaşamaması için gerekli tedbirleri aldıklarını söyledi.
"Yaz aylarında bu tartışmaları değerlendireceğiz"
4 artı 4 artı 4 zorunlu eğitim sistemi ile ilgili değişiklik yapılıp yapılmayacağı sorusuna da yanıt veren Tekin, 28 Şubat sürecinin yaşandığı yıllarda Türkiye'deki okullaşma, eğitimde geçirilen ortalama süre ve okullaşma oranlarının OECD ortalamasının altında olduğunu hatırlatarak şunları kaydetti:
"Dolayısıyla 12 yıllık zorunlu eğitimle Türkiye'yi bu ortalamaların üzerine çıkaracak tedbirler alındı. Şimdi gelinen noktada 12 yıllık zorunlu eğitimle ilgili artık ortalama okullaşma süreleri, okulda geçirilen süreler itibarıyla OECD ortalamalarının üzerine çıkmış durumdayız. Biz orada hedeflediğimiz dünya ortalamasının üstüne çıktığımıza göre, bunu tekrar tartışabilir miyiz? Sahadan, akademik camialardan, öğretmen arkadaşlarımızdan bu konuda, bu konunun riskleriyle ilgili eleştiriler geldi. Biz de Bakanlık olarak dedik ki bunu kamuoyu tartışsın. Tartışmaların evrildiği yere göre biz de bu konuda adım atabiliriz çünkü zaten bu 12 yıllık zorunlu eğitim, yasal düzenlemeyle çözülebilecek bir konu. Biz sadece bu konudaki görüşlerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunabiliriz ama kamuoyundaki bu tartışmaları izliyoruz. Yaz aylarında da bu tartışmaları değerlendireceğiz. Nihayetinde böyle bir karar verilirse onu da yasal düzenlemeyle ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onayına, inisiyatifine sunarız."
"Mülakat uygulaması kalkmış olacak"
Bakan Tekin, 15 bin öğretmen atamasındaki mülakatlarda farklı bir uygulama olup olmayacağına ilişkin soru üzerine, mülakat hususunda kamera kaydı ve jüri üyelerinin gizliliği gibi birçok tedbir aldıklarını söyledi. Mülakatlarla ilgili mülakata karşı olanların yaptığı eleştiriler ve mülakatlarda adaletsizlik yapıldığına dair eleştiriler olmak üzere iki eleştirinin yapıldığını belirten Tekin, şunları kaydetti:
"Mülakatınızla ilgili bir itirazınız varsa, itirazınızı yapın. Bakın, yazılı tutanak var. Yani sizin altına imza attığınız, 'Bana şu soru soruldu, ben de şunları söyledim' dediğiniz tutanak metni var. Kamera kaydı var, itiraz edin. İtirazınıza göre değerlendirelim. Diyor ki, 'Benim sınavımla ilgili bir şey yok ama benim arkadaşım Trabzon'da girdi ona daha yüksek not verildi' diyor. Bu, şimdi ispatlanabilir değil. Onun mülakat performansı iyi olabilir."
Yapılan itirazlarda mahkemenin kararına uygun davrandıklarını, uygulamanın bu yıl son kez yapılacağını belirten Tekin, "Önümüzdeki yıldan itibaren ilk örneği 10 bin arkadaşımızı Millî Eğitim Akademisi üzerinden artık istihdam edeceğiz. Dolayısıyla mülakat uygulaması da kalkmış olacak" diye konuştu.
"Sorunu çözeceğiz"
Bakan Tekin, okullarda hijyen ve güvenlik konusunda tedbir alınıp alınmayacağı sorusu üzerine, 2015 yılına kadar okullarda hizmet alım yöntemiyle bu sorunları çözdüklerini söyledi. Taşeronun kadroya geçirildikten sonra bu tür hizmetlerin artık mümkün olmamaya başladığı andan itibaren farklı çözümler ürettiklerini aktaran Tekin, şöyle konuştu:
"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yürüttüğü Toplum Yararına Çalışma Programı (TYP) kapsamında değerlendirilmiştik. Geçtiğimiz yıl, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı projeyi İUP diye revize etti. Farklı bir proje. Yani kısmi zamanlı çalışma ya da yarı zamanlı çalışma diye tanımlayacağımız bir programla revize etti. Teorik olarak kâğıt üzerinde güzeldi. Uygulamada geçen yıl bazı sorunlar yaşadık. Bu yıl itibarıyla şu an Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızla da konuştuk ve ağustos ayı sonu itibarıyla okullarımızda temizlik ve güvenlik anlamında TYP kapsamında arkadaşlarımızı istihdam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın müdahalesiyle biz 2026 yılı bahar yarıyılının başı itibarıyla TYP'yi de kaldırıp farklı bir modelle okullarımızın temizlik ve güvenlik problemini kadrolu değil ama farklı bir çözüm mekanizmasıyla 2026 bütçesine de koymuş olacağız ve o sorunu da çözeceğiz."