Zeynel Emre: VIP yargı düzeniyle CHP'li başkanlar hedefte

TAKİP ET

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Aziz İhsan Aktaş davasında 'VIP protokol' uygulandığını söyleyerek adil yargılama ve tutukluluk itirazını sertleştirdi. Emre, Aktaş'ın araç hediyesi ve aldığı ihalelere rağmen soruşturma açılmadığını, CHP'li belediye başkanlarının ise cezaevinde olduğunu vurguladı.

(İSTANBUL) – CHP Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında, kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş liderliğinde suç örgütü iddianamesi” olarak bilinen davaya sert tepki gösterdi. Emre, yargılama sürecinin daha ilk günden itibaren “büyük bir tiyatro”ya dönüştürüldüğünü savunarak, salondaki uygulamaların peşinen ceza verildiğini gösterdiğini söyledi.

Emre’nin gündeme taşıdığı temel itiraz, davada “VIP protokol” işletildiği iddiası oldu. Emre, suç örgütü lideri olarak konumlanan ve hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından 704 yıl hapis cezası istendiğini belirttiği kişinin adliyeye “VIP salonlardan, VIP geçişlerden” koruma ordusuyla getirildiğini, aynı kişinin ayrı bir kapıdan “elini kolunu sallayarak” çıkabildiğini dile getirdi.

Buna karşılık, yargılanan belediye başkanlarının yakınlarına salonda kısıtlama getirildiğini ifade eden Emre, “annesi, babası, eşi, çocuklarından sadece bir kişi alınabilir” denilen bir ortamda, ağır suçlamalarla anılan kişinin ayrıcalıklı geçişlerle mahkeme salonuna girebilmesini çarpıcı bir çelişki olarak değerlendirdi.

VIP protokol tartışması büyüyor

Emre, belediye başkanlarına yönelik istenen cezaların alt sınırının 4 yıl olarak ifade edildiğini, buna rağmen “tutuklu” yargılamanın esas hale getirildiğini söyledi. Bu tablonun, ülkede uzun süredir konuşulan “ikili hukuk sistemi”nin artık saklanamaz bir noktaya geldiğini savunan Emre, “ben suç işledim diyenin serbest, vallahi ben suç işlemedim diyenin tutuklu olduğu” bir dönem yaşandığını ileri sürdü.

Emre’ye göre burada yürütülen süreç “yolsuzlukla mücadele” değil; hedefi belli “siyasi yargı operasyonu”. “Dava seçmecedir, keyfidir” diyen Emre, dosyanın genişliğine rağmen odağın Cumhuriyet Halk Partisi olduğunda ısrar etti.

Isparta Belediyesi örneği: Araç hediyesi, ihale ve soruşturma yok

CHP Sözcüsü, adalet tartışmasını somut bir örnek üzerinden büyüttü. Emre, belediye başkanlarından birinin tutuklanmasına gerekçe yapılan iddialardan birinin “ihale alma karşılığında Renault Clio marka araç hediye edilmesi” olduğunu belirterek, aynı kişinin Isparta Belediyesi’ne “A8 Long” marka araç hediye ettiğini ve bu belediyeden 10 ihale aldığını söyledi.

Emre, “Isparta Belediyesi’ne ilişkin bir soruşturma var mı? Yok. Belediye başkanı görevde mi? Görevde. Peki bizim belediye başkanımız görevde mi? Değil. Nerede? Cezaevinde” sözleriyle, çifte standart eleştirisini doğrudan bu dosyaya bağladı. Emre, ilk gün görülen uygulamaların “henüz yargılama yapılmadan cezaların verildiğinin” açık göstergesi olduğunu savundu.

Delil standardı çıkışı: Somut örnek var mı?

Emre, dosyada “delil standardı” bulunmadığını iddia ederek, “tek başına tanık ifadesiyle kimseye mahkumiyet veremezsiniz” vurgusunu öne çıkardı. Geçmiş soruşturmalarda kamera kaydı, fiziki takip tutanağı, görgüye dayalı tanıklık, telefon kayıtları gibi unsurların görüldüğünü hatırlatan Emre, bu dosyada “somut olarak” suçun ortaya konulduğu bir örnek bulunmadığını söyledi.

Sandık ve şeffaf yargılama çağrısı

Emre, tartışmayı “milli irade” başlığına taşıyarak, “Tayyip Erdoğan sandığa kendisinin kazanması koşuluyla saygı duyuyor” ifadesini kullandı. Emre, 2019’dan sonra engelleme ve karalama kampanyalarının yürüdüğünü, 2024’te bunun sonuç vermediği görülünce “yargı eliyle yürüyen büyük bir kumpas” devreye sokulduğunu savundu.

CHP’nin, yargılamaların canlı yayınla yapılması çağrısını hatırlatan Emre, bu yöndeki kanun değişikliği önergesinin 9 Mayıs’ta TBMM’de Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerinin oylarıyla reddedildiğini söyledi. Emre, tutuklu yargılamanın istisna olması gerekirken CHP’li belediye başkanları söz konusu olduğunda “esas uygulama” haline getirildiğini belirterek, tutuksuz yargılama ve tam şeffaflık talebini yineledi.

Cumhurbaşkanı’na hakaret davaları ve çocuklar vurgusu

Emre, Cumhurbaşkanı’na hakaret davalarındaki artışa da dikkat çekerek, bu nedenle “bini aşkın çocuk” hakkında dava açıldığını söyledi. Emre, soruşturma sayısının “200 bini geçtiğini”, mahkumiyet sayısının ise “yaklaşık 20 binleri bulduğunu” ifade ederek, mevcut tabloda yasal düzenleme ihtiyacını dile getirdi.

Kreş tartışması: Yuvamızı İstanbul ve müfettiş raporu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir kreşte bir çocuğa şiddet uygulandığı iddiası üzerinden yürüyen tartışmalara da değinen Emre, “topyekun yalan saldırı ve iftira kampanyası” yürütüldüğünü savundu. Emre, İBB’nin CHP’ye geçmeden önce kreş sayısının 0 olduğunu, 2019’dan bu yana “toplam 127 kreş açıldığını” söyledi.

Emre, “yasa dışı” denilen merkezlerle ilgili 22 Nisan 2025 tarihli İçişleri Bakanı müfettiş raporu bulunduğunu belirterek, raporda Yuvamızı İstanbul Merkezleri’nin belediyelerin sosyal hizmet sunma yetkisi kapsamında ve hukuka uygun olduğunun yazdığını aktardı. Kamera kayıtlarının da dört farklı resmi yazıyla emniyet birimlerine teslim edildiğini, ayrıca 15 gün saklanması gereken kayıtların 3 ay saklandığını ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi

Zeynel Emre Aziz İhsan Aktaş VIP protokol Isparta Belediyesi Yuvamızı İstanbul