Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) - Artvin'in Ardanuç’ta pazara çıkan emekliler hayat pahalılığına tepki gösterdi. Bir vatandaş, "Her şey uçmuş, çok pahalı. Emeklilere verilen zamlar yetersiz. Biz yüzde 50 zam beklerken yüzde 16 geldi. Yani onlar da biliyor bu rakamlarla geçinmenin mümkün olmadığını" dedi. Bir başka vatandaş ise, "Emekliyi, asgari ücretliyi zorlayacak durumda. Üretim de pahalandı. İlacını alıyor, gübresini alıyor... Her şeyi üst üste düşündüğümüzde üretici de haklı" ifadelerini kullandı.
Ardanuç ilçesinde pazara çıkan vatandaş da üretici de yüksek fiyatlardan dertli. Emekliler geçinememekten, üreticiler maliyeti kurtaramamaktan şikayet ediyor.
"40 yıllık emekliyim, ne yerim var ne birikimim"
Pazara giden bir vatandaş, fiyatların yüksekliği nedeniyle zaman zaman pazarcılarla tartışmak zorunda kaldığını belirterek, "Her şey pahalı, iyi olur mu? Sürekli insanlarla kavga etmek zorunda kalıyorum. Yukarıya söyleyin de her şey ucuzlasın. Maaşımıza da doğru düzgün zam vermiyorlar. 40 senelik emekliyim, bir yerim var ne de bir şeyim" dedi.
Antalya'dan Ardanuç'a gelen emekli Muzeddin Gülü ise, "Antalya’dan geliyorum. Ardanuç'ta da her şey uçmuş. Salatalık 50 lira, domates 60-70-40 lira... Yani ucuz değil. Emekliyim ben, emekli" diyerek tepki gösterdi.
"Üretici kazanamıyor, tüketici de alamıyor"
Peynir satıcısı Binali Gezer ise maliyetlerin altında satış yapmanın zorlukları belirterek şunları söyledi:
"Biz eğer Erzurum’dan peynir getirmezsek burada 500 liraya yiyecek peyniri, yağı bin liraya yerler. Biz yağı 350 liraya veriyoruz. Soruyorum size, yağ bu kadar ucuz olur mu? Peynir 150 lira. Erzurum’dan adam araba sürüyor, para kazanıyor; burada satanlar nedense para kazanamıyor. Nasıl oluyor bu iş? Ve hepimizde para var. Buradakiler uygun fiyata satsalar, dışarıdan gelip de kimse mal satamaz. Benim 150 liraya sattığım peyniri buradakiler 100 liraya verse, kimse dışarıdan almaz. Dışarıdan mal gelmedikçe maliyetler kurtarır. Yani ithal mal gelmeyecek artık. Şimdi şap hastalığı da var, millet perişan oldu. Ne etten randıman alabiliyoruz ne sağımdan, hiçbir şeyden verim yok."
Pazarda tezgah açan Gönül Aydın, fiyatların yerli ürünle birlikte düşmeye başladığını belirterek, "Ucuz verirsen alırlar, pahalı verirsen kimse bir şey almıyor. Ben şimdi domatesi 40 liraya veriyorum, bayağı sattık. Sabah 50 liraydı, şimdi 40 liraya düştü. Vallahi yerli ürün çıkınca pazarda fiyatlar bayağı düştü. Yerli çıkmasaydı, fiyatlar çok pahalı olurdu. Fasulyeyi 100 liradan alıp yedim ama şimdi fiyat 50 liraya düştü. Marketlerdeki diğer ürünler hâlâ ne yazık ki pahalı" dedi.
"Yüzde 16 zamla geçinmek imkansız"
Emekli Zeki Kösal ise emekli maaşlarına yapılan zammın yetersizliğine dikkat çekerek, "Her şey uçmuş, çok pahalı. Emeklilere verilen zamlar yetersiz. Biz yüzde 50 zam beklerken yüzde 16 geldi. Yani onlar da biliyor bu rakamlarla geçinmenin mümkün olmadığını. Ama bilsek ki yakında bir şeyler değişecek, o zaman sabrederiz. Ama yok... Mutlaka TÜİK’ten alıyorlar bu fiyatları. TÜİK gerçekten halk gibi pazarlara, manifaturacılara, kırtasiyelere gitse, gezse, görse. Ya da geziyordur ama saklıyordur. Bunun başka bir açıklaması yok. Vallahi artık onların insafına kalmışız" ifadelerine yer verdi.
Emekli öğretmen Erol Yıldırım, "Ardanuç pazarı şöyle biraz iki taraflı. Pazara gelenler ve pazarda satanlar... İkisinin de biraz aynaya bakması lazım. Pazara gelen, üreten kardeşlerimizin fiyat konusunda biraz daha ekonomik davranmaları gerek. Alanların da Ay’dan gelmiş gibi davranmamasını dilerim. Fiyatlar tabii ki yüksek" diye konuştu.
"Üretici doğalı satıyor ama ayakta kalmak zor"
Müzisyen Aytekin Altukulaç ise pazar fiyatlarının sadece tüketiciyi değil, üreticiyi de zorladığını belirtti:
"Pazar alev alev yanıyor. Tabii havalar sıcak, biraz ondan, biraz da fiyatlardan. Emekliyi, asgari ücretliyi zorlayacak durumda. Üretim de pahalandı. İlacını alıyor, gübresini alıyor... Her şeyi üst üste düşündüğümüzde üretici de haklı. Aşağıdan gelen ürün 50 liraysa, buradaki üretici, 'ben niye 40 liraya vereyim' diyor. 'Aynı ürünü, hatta daha doğalı satıyorum' diyor. O açıdan buradaki üreticiye de hak veriyorum. Tercihen de yerli üreticiyi tercih ediyoruz, ne olursa olsun. Ama gerçekten zorlanıyoruz."













