Reklam
(ANKARA) - Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Nazan Moroğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kız çocuklarının miras hakkına ilişkin 15 Ağustos tarihli cuma hutbesine tepki gösterdi. Moroğlu, "Kadınların eşit miras hakkı, bireysel bir hak olmakla birlikte, aynı zamanda laik hukuk devletinin simgesidir. Diyanet İşleri Başkanlığı, görevini yürütürken Anayasa ve Medeni Kanun’un sınırları içinde hareket etmek zorundadır. Bu sınırların dışına çıkan açıklamalar laik cumhuriyetimizi, toplumsal eşitliği ve hukuku zedelemektedir" dedi.Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 15 Ağustos tarihli cuma hutmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Türkiye’nin içinde bulunduğu mevcut koşullarda, laik hukuk devletine ve Medeni Kanun’un güvence altına aldığı kadın haklarına sahip çıkmanın toplumsal eşitlik, demokrasi ve hukukun üstünlüğü açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Moroğlu, şunları kaydetti:"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı genel idare içinde düzenlemiş ve 136. maddesiyle ‘Diyanet İşleri Başkanı görevini yaparken kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. Halkın tahrik edilmesine yol açacak eylem ve söylemlerde bulunamaz’ hükmünü açıkça belirtmiştir. Diyanet İşleri Başkanı, eylem ve söylemiyle Anayasa’ya uygun davranmakla yükümlüdür."Medeni Kanun’un evlilik yaşını yok sayan açıklamalara da yer verilmiştir"1926 yılında kabul edilen Medeni Kanun, kadınların eşit miras hakkının güvencesini sağlamış ve laik hukuk devletinin simgelerinden biri olarak kadın haklarını teminat altına almıştır. Ancak 1 Ağustos 2025 tarihli hutbede kadınların yaşam tarzı ve giyim kuşamına yönelik açıklamalara yer verilmiş, ardından 15 Ağustos 2025 Cuma hutbesinde kız çocuklarının miras payının erkek çocuğun yarısı olduğu ve bu hakkı reddetmelerinin kul hakkı sayıldığı belirtilmiştir. Geçen aylarda hutbede ayrıca buluğa eren kızların evlendirilebileceğine dair ifadeler kullanılarak Medeni Kanun’un evlilik yaşını yok sayan açıklamalara da yer verilmiştir."Açıklamalar laik cumhuriyetimizi, toplumsal eşitliği ve hukuku zedelemektedir"Bu hakların herhangi bir açıklama veya uygulama ile ihlal edilmesi kabul edilemez. Kadınların eşit miras hakkı, bireysel bir hak olmakla birlikte, aynı zamanda laik hukuk devletinin simgesidir. Diyanet İşleri Başkanlığı, görevini yürütürken Anayasa ve Medeni Kanun’un sınırları içinde hareket etmek zorundadır. Bu sınırların dışına çıkan açıklamalar laik cumhuriyetimizi, toplumsal eşitliği ve hukuku zedelemektedir. Türkiye’de laik hukuk devletine, hukukun üstünlüğüne ve Medeni Kanun’un teminatı altındaki kadın haklarına sahip çıkmak her zamankinden daha önemlidir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalara rağmen, Medeni Kanun’a ve kadın haklarına sahip çıkılması ve mücadeleye devam edilmesi gerekmektedir.Kadın haklarının güvence altında olduğu, demokratik, laik hukuk devleti olan Cumhuriyetimizin korunabildiği ve toplumsal eşitliğin sağlandığı bir Türkiye umuduyla mücadeleye devam."
Reklam









