(ANKARA) – Anayasa Mahkemesi (AYM), milyonlarca sürücü adayını ilgilendiren kritik bir karara imza atarak idarenin yetki sınırlarını çizdi. Yüksek Mahkeme, Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan ve aday sürücülerin belgelerinin iptal edilme şartlarını tamamen yönetmeliğe bırakan düzenlemeyi anayasaya aykırı bularak iptal etti. Bu karar, temel hak ve özgürlüklerin bürokrasinin inisiyatifine bırakılamayacağının altını çizen önemli bir hukuk dersi niteliği taşıyor.
İdarenin belirsiz yetkisine yargı freni
Süreci başlatan olay, Mardin 1. İdare Mahkemesi'nin baktığı bir davada, kanundaki "aday sürücülerin sürücü belgelerinin iptal edilme" ibaresinin anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle AYM'ye başvurmasıyla gelişti. Başvuruyu esastan görüşen Yüksek Mahkeme, iptali istenen kuralın, iptal şartlarını ve usullerini tamamen yönetmeliğe, yani idarenin takdirine bıraktığını tespit etti. AYM, bu durumun Anayasa'nın yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırı olduğuna hükmetti. Kararda, ehliyet iptaline neden olabilecek eylemlerin kanunla net bir çerçeveye oturtulmadığı ve idareye sınırları belirsiz bir yetki tanındığı vurgulandı.
Ehliyet iptali özel hayata müdahaledir
AYM’nin gerekçeli kararında dikkat çeken en önemli vurgu, sürücü belgesinin "özel hayatın gizliliği ve korunması" hakkıyla ilişkilendirilmesi oldu. Mahkeme, günümüz koşullarında araç kullanmanın bireylerin özel hayatlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Bu nedenle sürücü belgesinin geri alınmasının, kişinin özel hayatına yönelik ciddi bir sınırlama olduğunu ifade eden AYM, "Temel hak ve özgürlükler ancak kanunla sınırlanabilir. Yönetmelikle yapılan sınırlama, kanunilik şartını sağlamaz" diyerek hukuki güvencenin önemine dikkat çekti.
Meclis 9 ay içinde yeni yasa yapmalı
İptal kararı hemen yürürlüğe girmeyecek. AYM, oluşacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal etmemesi ve trafikte denetimsizlik yaşanmaması adına iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Bu süre zarfında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM), aday sürücülük ve iptal şartlarını, keyfiyete yer bırakmayacak şekilde, net ilkelerle belirleyen yeni bir yasal düzenleme yapması gerekiyor.
Kaynak: Haber Merkezi












