(TBMM) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, konuşmasının önemli bölümünü Suriye’deki gelişmelere, SDG/YPG’nin tutumuna ve İsrail’in bölgedeki etkisine ayırdı.
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, bölgesel ve küresel ölçekte bozulan güvenlik ortamına rağmen hedeflerinden sapmayacaklarını söyledi. Büyük bir toplumsal kucaklaşma ve kaynaşma vurgusu yapan Bahçeli, Türkiye’nin çevresinde oluşturulmak istenen nifak alanlarına düşülmeyeceğini ifade etti.
İmralı çağrısına uygun adımlar atılmalı
Suriye’de entegrasyon sürecinin geciktiğini belirten Bahçeli, 27 Şubat İmralı çağrısına müzahir gelişmelerin ortaya çıkması gerektiğini söyledi. SDG/YPG’nin müzakere edilemez taleplerle süreci tıkadığını ifade eden Bahçeli, bunun uzlaşmadan kaçma anlamına geldiğini ve istikrar hedeflerini zedelediğini dile getirdi.
Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanda fiili hakimiyet kurduğunu, bu bölgelerin yer altı ve yer üstü kaynakları açısından son derece zengin olduğunu belirtti.
İsrail bağlantısı kaosu derinleştirir
Bahçeli, SDG/YPG’nin İsrail’in dümen suyuna girmesinin bölgedeki çözümsüzlüğü ve kaosu sertleştireceğini söyledi. Bu süreçte Mazlum Abdi’nin PKK’nın kurucu önderliği yerine hazırlandığı yönündeki görüntülerin tehlikeli olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu tabloya kimsenin hakkı olmadığını ifade etti.
Suriye’nin üniter yapısının, siyasi ve toprak bütünlüğünün ya mutabakatla ya da zorla tesis edilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, özellikle Arap aşiretlerinin Şam yönetiminin önşartsız yanında durmasının hayati önemde olduğunu söyledi.
İsrail’e sert eleştiri
Bahçeli, İsrail’in Suriye’deki planlarının bozulacağını ifade ederek, İsrail’in DEAŞ kartını masaya sürerek Türkiye üzerinde istihbarat ve terör faaliyetleri yürütmesinin bedelinin ağır olacağını dile getirdi. İsrail’in insanlık vicdanı karşısında ciddi bir meşruiyet kaybı yaşadığını söyleyen Bahçeli, işlenen soykırım suçlarının siyasi ve hukuki sonuçlarının kaçınılmaz olduğunu belirtti.
İsrail’in Filistinliler kadar dünya genelindeki masum siviller için de tehdit haline geldiğini söyleyen Bahçeli, Netanyahu politikalarının ahlaki ve hukuki bir lekeyi tüm dünyaya yaydığını ifade etti.
Zulüm karşısında tarafsızlık olmaz
Bahçeli, dünya Yahudi cemaatine çağrıda bulunarak, İsrail devlet politikalarıyla dini kimliğin net biçimde ayrılması gerektiğini söyledi. Zulüm karşısında tarafsızlığın mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, sessizliğin suça ortaklık anlamına geleceğini ifade etti.
Dünya Yahudi cemaatinin, İsrail üzerinde ahlaki ve vicdani bir dengeleyici rol üstlenmesi gerektiğini belirten Bahçeli, bunun yalnızca Filistin halkı için değil, küresel barış ve insanlığın ortak değerleri açısından da önemli olduğunu söyledi.
DEAŞ açıklamasına tepki
Konuşmasının son bölümünde Bahçeli, Yalova’da etkisiz hale getirilen DEAŞ’lı teröristlerle ilgili yapılan bazı açıklamalara tepki gösterdi. Bu teröristlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduklarının söylenmesini son derece rahatsız edici ve sorunlu bulduğunu ifade eden Bahçeli, bu tür değerlendirmelerden özenle kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: Haber Merkezi













