Haber: Özkan KARAKAYA
(ARDAHAN) - Eski CHP Milletvekili Ensar Öğüt, 2011'de yaptığı barış çağrısının bugün karşılık bulduğunu belirterek, "14 yıl önce bir açıklama yapmıştım, 'analar, babalar şehit evlatlarına ağıt yakıyor. Bunun için PKK örgütü silah bıraksın' demiştim. O zamanın iktidarı bana korkunç bir eleştiri getirmişti. 14 yıl önce söylediklerimize bugün gelinmiş olması sevindirici" dedi.
22, 23. ve 24. Dönem Ardahan CHP Milletvekili ve iş insanı Ensar Öğüt, terör örgütü PKK'nın fesih kararı ve silah bırakmasının ardından süreci değerlendirdi.
Geçmişte yaptığı açıklamaların bugün gelinen barış çizgisiyle örtüştüğünü belirten Öğüt, 18 Ocak 2011 tarihinde Meclis Divan Başkanı olduğu dönemde yaptığı açıklamayı hatırlatarak, o gün söylediklerinin bugün gerçekleşmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. Ensar Öğüt, açıklamasında şunları söyledi:
“Ben milletvekililiği dönemimde, 18 Ocak 2011 tarihinde yani bundan yaklaşık 14 yıl önce bir açıklama yapmıştım divan başkanı iken. O zaman demiştim ki; '40 bin civarında insanımız öldü, şehit oldu. Burada analar, babalar şehit evlatlarına ağıt yakıyor, şehitlerimiz gidiyor, geri gelmiyor. Bunun için PKK örgütü silah bıraksın, Türk Silahlı Kuvvetleri de PKK’nın silah bırakmasına olumlu yaklaşsın. Devlet olarak bunu siyasiler çözsün. Örgüt de silah bıraksın, siyaset mekanizması ve hükümet bunu ele alarak bir barış sürecini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çözsün.'
"Bütün vatandaşlarımızın hak ve hukuklarının eşit olmasından yanayım"
Ben bunu açıkladığım zaman, o zamanın iktidarı bana korkunç bir eleştiri getirdi. Dediler ki: ‘Bu adam ne demek istiyor? Silah bıraksın PKK? Ne demek! Biz barış istemiyoruz, PKK’yı yerle bir edeceğiz.’ Bugün benim 14 yıl önceki dediğime gelmelerini sevinçle karşılıyorum.
Devletimizin bütünlüğü içerisinde bir barışın sağlanması lazım. Türk, Kürt, Çerkez, Arap, Laz… Herkes Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütünlüğünde sorumluluk alarak, bunu barışçı bir çerçevede, bütün vatandaşlarımızın hak ve hukuklarının eşit olmasından yanayım. Ve biz bunu 14 sene önce söyledik. Ve bugün bu çizgiye geldiler. Ben alkışlıyorum, destekliyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin devletinin bölünmez bütünlüğünü sağlayarak barışın olmasından yanayım. Ve bu barışın olması da Türkiye’nin ve dünyanın hayrına olacaktır. Bu anlamda ben, üniter devletin yapısı bozulmadan barışın sağlanmasını istiyorum. Üniter devlet çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğüdür. Bu bütün olan devletin içerisinde yaşayan vatandaşlarımızın eşit haklarla birlikte yaşamaları, birlikte anılmaları doğaldır. Bu barışın bu şekilde olması da Türkiye Devleti Cumhuriyeti’ne büyük bir yarar getirecektir."













