Ebeveynlerin kış aylarında korkulu rüyası olan Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) hakkında yapılan son araştırma, tehlikenin sadece hastalık dönemiyle sınırlı kalmadığını, bir ömre yayılan kronik sorunlara kapı araladığını ortaya koydu. Bilim insanları, yenidoğan döneminde ağır RSV enfeksiyonu geçiren bebeklerin, çocukluk çağında astıma yakalanma olasılığının çok daha yüksek olduğunu kanıtladı.
"Tek bir hasar ciğerleri yıllarca etkiliyor"
Science Immunology dergisinde yayımlanan çarpıcı çalışma, bebekliğin ilk haftalarındaki bağışıklık sisteminin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. VIB-UGent İnflamasyon Araştırma Merkezi’nden (IRC) araştırma lideri Hamida Hammad, bu dönemde yaşanan tek bir viral hasarın, solunum sağlığını yıllarca şekillendirebildiğini vurguladı.
RSV genellikle soğuk algınlığı gibi algılansa da, özellikle 6 aydan küçük bebekler için hayati risk taşıyor. Avrupa Birliği ve İngiltere'de her yıl 5 yaş altı 213 bin çocuk bu yüzden hastanelik oluyor. Ancak asıl korkutucu olan, hastalığı atlattıktan sonra geriye kalan miras.
Danimarka verileri gerçeği ortaya koydu
Araştırmacılar, 1994-2018 yılları arasında Danimarka’da doğan tüm çocukların sağlık verilerini mercek altına aldı. Sonuçlar netti: RSV enfeksiyonu nedeniyle hastaneye yatırılan yenidoğanların astım tanısı alma olasılığı, yatırılmayanlara göre tam üç kat fazlaydı. Eğer ailede genetik olarak alerji veya astım öyküsü varsa, bu risk katlanarak artıyor.
Genetik miras ve çevresel faktörler birleşince...
Bilim insanları sadece istatistiklerle yetinmeyip laboratuvar ortamında da bu ilişkiyi inceledi. Farelerle yapılan deneylerde, viral enfeksiyonların bağışıklık sistemini kalıcı olarak değiştirdiği tespit edildi. Bu değişim, bebekleri ev tozu akarları gibi yaygın alerjenlere karşı daha savunmasız hale getiriyor. Üstelik alerjisi olan annelerden geçen antikorlar, bebeklerin bu uyaranlara karşı duyarlılığını daha da artırıyor. Yani genetik yatkınlık ve virüs birleştiğinde, akciğerlerde kronik iltihap kaçınılmaz oluyor.
Çözüm anne karnında aşılanmak
Çalışmanın yazarlarından Dr. Bart Lambrecht, bu bulguların RSV aşısının önemini bir kez daha kanıtladığını belirtti. "RSV'yi önlemek astım riskini azaltıyorsa, bunun ailelere ve sağlık sistemine faydası muazzam olur" diyen Lambrecht, yetkililere seslendi.
Avrupa Birliği, 2023 yılında hamileleri aşılayarak fetüse antikor geçişini sağlayan ilk RSV aşısını onaylamıştı. Belçika, Fransa ve Lüksemburg gibi ülkeler bu aşıyı önerse de kullanım oranları henüz istenen seviyede değil. Uzmanlar, astım gibi tedavisi olmayan bir yükten kurtulmak için bu "tarihi fırsatın" değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Kaynak: Haber Merkezi













