(ANKARA) – Siyaset Bilimci Berkay Apsalmış, ABD’nin Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu zorla ülke dışına çıkarmasını sert sözlerle eleştirdi. Apsalmış, yaşananların yalnızca Venezuela’ya değil, tüm milli devletlere yönelik açık bir tehdit olduğunu belirterek, bunun küresel güç dengelerinde tehlikeli bir kırılma yarattığını ifade etti.
Apsalmış, ABD’nin bu hamlesinin diplomatik ya da hukuki hiçbir zemini bulunmadığını vurgulayarak, “Bir devletin başka bir ülkenin topraklarında askeri güç kullanarak o ülkenin liderini kaçırması, uluslararası hukukun fiilen ortadan kalkmasıdır. Bunun adı operasyon değil, açık haydutluktur” dedi.
Uluslararası düzen fiilen çökmüştür
Yaşananların mevcut küresel sistemin geldiği noktayı net biçimde gösterdiğini belirten Apsalmış, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların işlevsizleştiğine dikkat çekti. Apsalmış, “Bugün Venezuela’da olanlar, uluslararası düzenin artık sadece kâğıt üzerinde var olduğunu gösteriyor. Güçlü olanın kural tanımadığı, hukukun yalnızca zayıflara uygulandığı bir döneme girilmiştir” ifadelerini kullandı.
Rusya, Çin ve Avrupa için tehlikeli bir eşik aşıldı
ABD’nin bu müdahalesinin küresel ölçekte zincirleme etkiler doğuracağını vurgulayan Apsalmış, Rusya ve Çin açısından oluşan yeni tabloya işaret etti. Apsalmış’a göre, bu adım Rusya’nın Ukrayna ve Avrupa hattındaki hareket alanını genişletirken, Çin’in Tayvan konusunda askeri müdahale ihtimalini de artırıyor.
Apsalmış, “Bir ülkenin lideri zorla götürülebiliyorsa, bundan sonra hiçbir kırmızı çizgi kalmaz. Rusya bunu Ukrayna ve Avrupa’da, Çin Tayvan’da, başka güçler başka coğrafyalarda örnek alır. ABD, Pandora’nın kutusunu açmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Mesele Maduro değil, egemenliktir
Tartışmanın kişiler üzerinden yürütülmesinin büyük bir hata olduğunu söyleyen Apsalmış, asıl meselenin devlet egemenliği olduğunun altını çizdi. “Maduro’nun siyasi çizgisi eleştirilebilir. Ancak mesele bu değildir. Bir ülkenin lideri başka bir devlet tarafından zorla götürülüyorsa, yarın hiçbir ülke için güvenlikten söz edilemez” dedi.
15 Temmuz’a giden zihniyetle benzerlik var
Türkiye açısından da önemli bir benzerliğe dikkat çeken Apsalmış, 15 Temmuz sürecini hatırlattı. Apsalmış, “Erdoğan’ın siyasi çizgisini desteklemek zorunda değilim. Ancak 15 Temmuz’a giden süreçte FETÖ’nün ABD ile kurduğu ilişkiler ve gördüğü koruma, Venezuela’da yaşananlarla aynı zihniyetin ürünüdür. Yöntemler değişir, hedef değişmez: bağımsız karar alabilen milli devletler” ifadelerini kullandı.
İktidarın sessizliği tarihsel bir hatadır
Apsalmış, AKP içinden gelen sınırlı tepkilere rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığı’nın sessizliğini sert sözlerle eleştirdi. Apsalmış, “AKP içinden bazı cılız açıklamalar yapılıyor ama asıl sorumluluk makamları susuyor. Cumhurbaşkanı tek kelime etmedi. Dışişleri Bakanlığı ise düşük profilli açıklamaların arkasına saklandı” dedi.
Bu sessizliğin yalnızca Venezuela’ya değil, benzer müdahalelere açık bir rıza görüntüsü verdiğini ifade eden Apsalmış, “Bugün Venezuela’ya yapılanı görmezden gelenler, yarın sıranın kendilerine gelmeyeceğini garanti edemez” diye konuştu.
Bu suskunluk Türkiye’yi de hedef haline getirir
Türkiye’nin geçmişte benzer senaryolarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Apsalmış, “Bir ülkenin lideri zorla götürülüyorsa ve buna yüksek sesle itiraz edilmiyorsa, bu sessizlik koruyucu değil davetkârdır. Türkiye gibi bağımsız karar alma iddiası olan ülkeler için bu ciddi bir risktir” ifadelerini kullandı.
Bu düzenin adı güç düzenidir
Apsalmış, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: “Ortada artık bir hukuk düzeni yoktur. Bu bir güç düzenidir. İtaat eden korunur, direnen hedef olur. Venezuela’da yapılan, bu düzenin en çıplak ilanıdır. Tarih, bu kırılma anlarında sessiz kalanları not eder.”
Kaynak: Haber Merkezi










