Reklam
(TBMM) - İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, partisinin üye görevlendirmediği Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu için yeni üyelerin belirlenmesine tepki göstererek "2013'te MHP ve CHP birinci çözüm süreci adı altında kurulmuş olan komisyona üye vermediğinde niye bu üyelerin yerine diğer partilerden üye koymadınız? Bu keyfekeder bir uygulamadır, kabul edilebilir bir uygulama değildir. Bu millet iradesini yok saymaktır, bu millet iradesini görmemektir. Bu millet iradesini tamamen dışarıda bırakmaktır" dedi.Kavuncu, TBMM'de düzenlediği basın açıklamasında, "sahte diploma ve sahte e-imza skandalının", ülkeyi yönetenlerin Türkiye Cumhuriyeti'ni nereye götürdüğünün çok açık ve net göstergesi olduğunu ifade etti.Sistemin bu tür arızaları kendi kendine tespit edemediğini söyleyen Kavuncu, "Bu, iki memurun e-Devlet'e girdiklerinde e-imzalarının kullanıldığını fark etmeleri üzerine başlayan bir soruşturmadır. Ortada bu işi organize edenlerin pervasızlıkları, dikkatsizlikleri olmasa maalesef biz bu işi bugün de öğrenemeyecektik. Boyutları çok daha farklı yerlere uzanacaktı" diye konuştu.Kavuncu, mevcut iktidarın Cumhuriyet tarihinin en tahripkar iktidarı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:"Artık her alanda, her şeyi tahrip eden bir iktidar konumuna gelmiştir. Hukukta, güvenlikte, eğitimde, ekonomide biz bu tahribatı her alanda görmekteyiz. Sadece kendisini düşünen, kendisini merkeze alan, 'Ben iktidarımı daha fazla nasıl ayakta tutabilirim, bu iktidarı daha fazla nasıl uzatabilirim?' diyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu yakalanan şebekeyle ilgili kötü olan bir başka durumda da şu, daha önce aynı suçtan yakalanmış ve bırakılmış kişiler bu suçu tekrar işliyorlar. Bu kabul edilebilir bir problem değildir. En mahrem alanımızda bu belgelerin bu kadar fütursuzca kullanılıyor olması çok ciddi bir tehlike arz etmektedir." "Kabul edilebilir değil"Partisinin, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna üye vermeyeceğini daha önce açıkladıklarını hatırlatan Kavuncu, "Bu suça ortak olmayacağımızı, birilerinin de sağlam kalması gerektiğini söyleyerek komisyona katılmadık ve üye vermedik. Fakat bir karar alındı ve dendi ki 'İYİ Parti'nin vermemiş olduğu bu üç üyeyi biz üç siyasi parti arasında dağıtıyoruz.' Bu Meclis Başkanlığının keyfekeder almış olduğu bir karardır" dedi. Kavuncu, daha önce de buna benzer süreçlerin yaşandığı ancak böyle kararlar alınmadığını söyleyerek birinci çözüm sürecinin konuşulduğu 9 Nisan 2013 tarihinde Genel Kurul kararıyla oluşturulacak komisyonun 17 üyeden teşekkül etmesi gerektiğini hatırlattı. O dönem sürece karşı çıkan CHP ve MHP'nin kurulacak komisyona üye vermediğini belirten Kavuncu, şöyle konuştu:"O günkü birinci çözüm sürecine karşılar ve üye vermeyeceklerini söylüyorlar. Tahmin edin ne oluyor? Komisyon 11 kişiyle kuruluyor. MHP'nin ve CHP'nin vermemiş olduğu üyelerden dolayı eksik kalan 6 kişi başka partiler tarafından doldurulmuyor. Yani 11, 17'ye tamamlanmıyor. Ama bugün ne oluyor? 51 kişilik Komisyon İYİ Parti üye vermediği için 48'e düşmüş oluyor. Ama bir karar alıyor Meclis Başkanı ve diyor ki 'Biz boşalan bu 3 boşalan koltuğu bu partilerden gelecek olan üyelerle dolduracağız'. Şimdi buradan sormak istiyorum. Yarın bir komisyon kurulduğunda o komisyona üye vermeyen bir siyasi parti olduğunda diğer siyasi partilerden üye alarak mı dolduracaksınız? Aynı uygulamayı o zaman da mı yapacaksınız veya 2013 yılında neden böyle bir uygulama yapmadınız? 2013'te MHP ve CHP birinci çözüm süreci adı altında kurulmuş olan komisyona üye vermediğinde niye bu üyelerin yerine diğer partilerden üye koymadınız? Bu keyfekeder bir uygulamadır, kabul edilebilir bir uygulama değildir. Bu millet iradesini yok saymaktır, bu millet iradesini görmemektir, bu millet iradesini tamamen dışarıda bırakmaktır. "TBMM bugün bambaşka bir uygulamayı işleme koymuştur"Biz iki yıl önceki genel seçimlerde bugün yaşadıklarımızla ilgili tek bir cümle duyduk mu? O gün birileri seçim kampanyasında 'Biz eğer iktidar olursak terör örgütü liderini Meclise davet edeceğiz, teröristbaşını Mecliste konuşturacağız' dedi mi? 'Biz PKK'lı teröristleri bir kapsam dahilinde, bir yasayla bırakacağız. Biz bir komisyon kuracağız'. Bunlar konuşuldu mu? Dolayısıyla bugünkü yaşananlardan milletin, halkın haberi olmuş muydu? Bütün bunlarda millet iradesinin var olduğunu söyleyebilir misiniz? Söyleyemezsiniz. İşte aynı kafa, aynı hata, aynı yaklaşım. Bu iradeyi yok sayan zihniyet aynen devam ediyor. 51 kişilik komisyon 48'e düşüyor biz üye vermeyince ve bizim vermediğimiz üye yerine 3 üye başka partilerden konuluyor. Bu kabul edilemez. 2013'te bambaşka uygulama yapan TBMM bugün bambaşka bir uygulamayı işleme koymuştur ve buna da biz şiddetle itiraz ediyoruz. Bunu da milletimize buradan bir kez daha şikayet ediyoruz.""Her siyasi partinin belediyesine aynı muamele yapılsın"Kavuncu, basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP'li belediyelere ilişkin soruşturmalar için "Adalet bir an önce tecelli etmelidir" sözlerini ve avukat Rezan Epözdemir'in gözaltına alınmasının ardından AK Partili isimlerin yargıya müdahele edildiği yönündeki iddiaları sorulan Kavuncu, şunları söyledi:"Bütün bunların konuşuluyor olması, sizin bunları soruyor olmanız bile normal bir ülkede kabul edilebilir bir durum değil. Devletin dini adalettir, mülkün temeli adalettir. Çok önemlidir, çok hassastır, her alanı etkileyecek bir konudur ve maalesef bu konuda Türkiye'nin karnesi son derece zayıf. Silivri'ye gidiyorum. Bizler milletvekiliyiz ve maalesef çok sık cezaevinde özellikle siyasi mahkumları ziyaret ediyoruz, etmek durumunda kalıyoruz. Son gittiğimde Adana Belediye Başkanı'yla görüştüm. Bana bir soru sordu ve bu soruyu da tekrarlamamı istedi. Ben de tekrarlamış olayım. Dedi ki 'Biz beş belediye aynı konuda aynı mevzuyla ilgili bir soruşturmaya tabi tutulduk. Bu beş belediyenin içerisinde Kütahya Belediyesi de var. Beni Adana'dan İstanbul'a getirdiler. Konu aynı, dosya aynı ama Kütahya Belediyesi ile ilgili İstanbul'a getirme gibi bir muamele yapılmadı. Kütahya'da bir soruşturma yapılıyor mu onu da bilmiyorum.' Yani Sayın Bahçeli söylediğini biraz daha büyütebilir, eksik bırakmış. Bir an önce sonuçlansın ve partisi ne olursa olsun her siyasi partinin belediyesine de aynı muamele yapılsın, aynı ölçüde soruşturmaya tabi tutulsun. AK Partili yöneticilerin kendi aralarında yapmış olduğu bu tartışma da bize artık mızrağın çuvala sığmadığına ve önümüzdeki dönemde bunların ben patır patır döküleceğine yüzde yüz inanıyorum. Çünkü vicdanlar artık kabul etmiyor."
Reklam










