Reklam
(ANKARA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, "Yıllardır süren yanlış ekonomi politikaları, enflasyon ve durdurulamayan kira artışları, toplumun geniş kesimlerini barınma krizine sürükledi. 2000'li yılların başında yüzde 60'ı aşan ev sahipliği oranı 2024 yılında yüzde 56,1'e düştü. Orta gelirli vatandaş için bile ev sahibi olmak neredeyse imkânsız bir hayale dönüşürken, dar gelirli vatandaş artık kira ödemek için dahi borçlanmak zorunda kalıyor. İktidarın konut politikaları ise bu krizi hafifletmek yerine derinleştiriyor. Kamu kaynakları dar gelirliye konut sağlamak yerine, rant projelerine ve belirli gruplara ayrıcalık tanıyan imar politikalarına yönlendiriliyor" dedi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'de barınma sorununa dikkat çekti. Bulut şunları kaydetti:"Barınmanın bile lüks olduğu bir ülke. Vatandaş artık bırakın ev sahibi olmayı, kirasını ödemekte bile zorlanır hale geldi. Yıllardır süren yanlış ekonomi politikaları, enflasyon ve durdurulamayan kira artışları, toplumun geniş kesimlerini barınma krizine sürükledi. 2000'li yılların başında yüzde 60'ı aşan ev sahipliği oranı 2024 yılında yüzde 56,1'e düştü. Orta gelirli vatandaş için bile ev sahibi olmak neredeyse imkânsız bir hayale dönüşürken, dar gelirli vatandaş artık kira ödemek için dahi borçlanmak zorunda kalıyor. Taşınmak dert, kira ödemek dert. Son dönemde birçok banka 'kira kredisi' ya da 'taşınma kredisi' adı altında yeni ürünler sunmaya başladı. Bankalar ev kiralamak isteyenlere depozito, komisyon ve bir yıllık kira tutarı kadar kredi veriyor. Bu durum, aslında ekonomik çöküşün geldiği noktayı tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. İnsanlar artık barınma gibi en temel ihtiyacını bile krediyle karşılamak zorunda."Kira yardımları yetersiz, sosyal konut projeleri göstermelik"İktidarın konut politikaları ise bu krizi hafifletmek yerine derinleştiriyor. Kamu kaynakları dar gelirliye konut sağlamak yerine, rant projelerine ve belirli gruplara ayrıcalık tanıyan imar politikalarına yönlendiriliyor. İktidar, yıllardır 'herkes ev sahibi olacak' söylemini tekrarlarken, bugün milyonlarca vatandaş ev değil, bir oda kiralayabilmenin bile derdine düşmüş durumda. Kira yardımları yetersiz, sosyal konut projeleri göstermelik. Vatandaşın tek güvencesi olması gereken devlet, bu krizde ya seyirci kalıyor ya da suçu piyasaya atıyor; hayali düşmanlar yaratarak sorumluluktan kaçıyor. Bugün geldiğimiz nokta ise içler acısı; vatandaş başını sokacak bir ev için bankalara muhtaç hale geldi."
Reklam










