(TBMM) – 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda tamamlandı. Toplantıya katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, muhalefetin “gerçekçi politika üretmediğini” savundu. Belediyelere yapılan mali destekleri örnek gösteren Yılmaz, “2002’de mahalli idarelere aktardığımız kaynak yüzde 4’tü, bugün 8,8. Kimse ‘merkezi idare destek vermiyor’ diyemez” çıkışında bulundu.
Yılmaz: Başarısızlığın bahanesi olmaz
Yılmaz, tüm belediyelerin SGK borçlarını ödemesi gerektiğini vurgulayarak, “AK Partili ya da CHP’li fark etmez, herkes ödeyecek. ‘Merkezi idare beni engelledi’ bahanesi kabul edilemez” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1990’lı yıllarda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine atıfta bulunan Yılmaz, “O dönem de merkezi idare başka partideydi. Ama Erdoğan çöp dağlarını kaldırdı, suyu getirdi, ulaşımı çözdü. Mazerete sığınmadı” ifadelerini kullandı.
Tasarruf tedbirlerinde yeni denetim modeli
257 kamu idaresinde tasarruf uygulamalarının yakından izlendiğini belirten Yılmaz, “Artık sadece genelge yayınlamıyoruz; denetliyor ve raporluyoruz. Harcama payı on yılın ortalaması olan yüzde 4,6’dan 3,1’e düştü. Bu ciddi bir etki” dedi.
Kamu araçlarına ilişkin tartışmalara da yanıt veren Yılmaz, “125 bin 311 araç var, yüzde 65’i güvenlik ve savunma hizmetlerinde. Makam aracı oranı sadece yüzde 1,6. Kiralama maliyetleri arttığı için satın alma bazen daha avantajlı hale geliyor” açıklamasını yaptı.
“Babacan kabineye girecek mi?” sorusuna yanıt
Son günlerde kulislerde konuşulan Ali Babacan iddialarına da değinen Yılmaz, “Bu Cumhurbaşkanımızın takdirinde olan bir konudur. Yeni sistemde güven oyu şartı yok, kabineyi Cumhurbaşkanı dilediği gibi oluşturur” diyerek tartışmayı kapattı.
KKM dönemi sona erdi: ‘Geçici bir ihtiyaçtı’
Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının artık bittiğini açıklayan Yılmaz, “Maliyeti de oldu, faydası da. Geçici bir ihtiyaçtı ve görevini tamamladı. Artık Türk lirasında istikrar dönemi başlıyor” dedi.
Kamu-özel işbirliği tartışmaları: “Keşke daha fazlasını yapsaydık”
Yılmaz, eleştirilen kamu-özel ortaklığı projelerini savundu: “Kaynaklar kısıtlı. Bu model olmasa birçok projeyi yapamazdık. Pandemi döneminde şehir hastaneleri olmasaydı, sosyal maliyet çok daha ağır olurdu. Eleştirin ama modeli tamamen reddetmek kalkınmaya zarar verir.”
Savunma harcamaları artacak: “Fedakârlık olmayacak”
Yılmaz, NATO’nun hedeflerine atıfta bulunarak savunma sanayisinin öncelikli alan olmaya devam edeceğini söyledi: “Türkiye caydırıcı bir güç olmak zorunda. Savunma sanayisinde hiçbir fedakârlık yapılmayacak. Barıştan yanayız ama güçlü olmadan barış korunmaz.”
Enflasyonu düşürmezseniz artışlar eriyip gider
Yılmaz, enflasyonla mücadeleye de değindi: “Enflasyonu düşürmezseniz hangi artışı yaparsanız yapın, güneşin altındaki kar gibi erir. Refah bütçesi diyoruz çünkü hem büyümeyi hem istihdamı koruyoruz. Enflasyon düşerken yeni bir ekonomik denge dönemine giriyoruz.”
Muhalefet gerçekçi politika üretemiyor
Konuşmasının sonunda muhalefete yüklenen Yılmaz, “Ayakları yere basmayan popülist vaatlerin ülkeye faydası olmaz. Politika demek ‘nasıl yapacağını da göstermek’tir. Kaynak yoksa, plan yoksa bu sadece temennidir. Mahalli idarelerde gördük; performans ortada” dedi.
Yılmaz’ın sözleri, kulislerde hem muhalefet cephesinde tepkiyle hem de iktidar çevrelerinde destekle karşılandı. Gözler şimdi bütçenin Genel Kurul aşamasında yapılacak tartışmalara çevrildi.
Kaynak: Haber Merkezi





