"Ortada bir suç varsa, Sayın Genel Başkanımız da bizler de ilk günde, bugün de onu söylüyoruz: Suç varsa araştırılır, gerekli yargılamalar yapılır. Eğer bir hukuk devletinde yaşıyorsak, hukukun gereği yapılır. Nihayetinde suç delillendirilirse, kesinleştirilirse elbette cezası ödenir. Ama ben, hiçbir arkadaşımın bu tür kirliliğe bulaşmadığından adım kadar eminim. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi ahlakı bize bunu öğretti. Biz, Mustafa Kemal Atatürk'ün yol arkadaşları olarak, halkın kaynaklarını halk için kullanma iddiasıyla siyaset yapıyoruz ve seçildiğimiz günden beri de bunu yapıyoruz. Bunu yaptığımız içindir ki hepimiz hedef olduk.
"Cebindeki parayı fakire fukaraya dağıtmaktan mutlu olan bir insandır Ekrem İmamoğlu"
Yani bugün, bütün engellemelere, bütün kısıtlamalara, silkelemelere rağmen her bir Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanı resmen tarih yazıyor. Vatandaşın derdiyle dertleniyor. Vatandaşın sıkıntısını çözme gayreti içinde oluyor. Bütün imkânları halk yararı için seferber ediyor. Dolayısıyla başarılı işler çıkıyor. Bu başarıyı hazmedemeyenler, iktidarın ellerinden gittiğini görenler, işte böyle uyduruk gerekçelerle belediye başkanlarımıza saldırıyor.
Ekrem İmamoğlu, İstanbul'da yaptıkları ortada. Ben tanırım, çok asaletli bir ailenin, çok zengin, güngörmüş bir ailenin evladıdır. Cebindeki parayı fakire fukaraya dağıtmaktan mutlu olan bir insandır Ekrem İmamoğlu. Bütün ömrü öyle geçmiş bir insan. Siz şimdi, ona 'yolsuzluk yaptı' iddiasıyla soruşturma açıyorsunuz, hapse atıyorsunuz. Bunu hiçbir vicdan kabul etmez. Genel Başkanımız tarih yazıyor, müthiş bir mücadele... Hepimiz, Genel Başkanımızın bu tarihi mücadelesinde, onun yanında, yakınında yol arkadaşları olarak, kararlılıkla bu haksızlığa, hukuka karşı mücadelemizi veriyoruz ve şunu da görmenin mutluluğunu yaşıyorum: Milletimiz olanın bitenin farkında ve Allah da milletimizle, doğrunun yanında."












