Reklam
Haber: Zeynep BOZUKLU - Kamera: Berkin GÜLSOY(KIRŞEHİR) - CHP milletvekilleri ve Parti Meclisi (PM) üyeleri, saha çalışmaları kapsamında CHP Kırşehir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. CHP Kırşehir İl Başkanı Şeref Baran Genç, “Sayın Vekillerimiz ile birlikte bir saha çalışması yapacağız. Kırşehir küçük bir yer. Mevcut ekonomik durum, ekonomik buhran ortada. Bununla alakalı bir saha çalışması yapılacak. Halkın nabzını tutmak, esnafın, işçinin nabzını tutmak maksadıyla oluşturulmuş bir çalışma bu” dedi.CHP’li milletvekilleri ve PM üyeleri, ağustos ayı boyunca gerçekleştirecekleri saha çalışmaları kapsamında Kırşehir’deki temaslarına başladı. CHP Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko, Ankara Milletvekili Aylin Yaman, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer ve PM üyesi Ali Haydar Fırat’ın Kırşehir’deki saha mesaisi CHP İl Başkanı Şeref Baran Genç başkanlığında düzenlenen toplantıyla başladı.Burada basın açıklaması yapan Genç, şunları söyledi:“Biz örgüt olarak çalışmaya hazırız, yorgun da değiliz. Son derece önemli bir miting gerçekleştirdik. Bana göre Kırşehir çapında bir vilayet için iyi sayılabilecek bir mitingdi. O günlerde özellikle cuma, cumartesi, pazar günleri çok fazla düğün olmasına rağmen -ki Kırşehir gibi küçük ölçekli illerde biliyorsunuz herkes birbirini tanıyor, düğün ve cenazeler çok önemli- polisin bize aktardığı kadarıyla 24-25 bin civarında insan gelmiş. Bu da bizim için bunu gurur verici. Şimdi de Sayın Vekillerimiz ile birlikte bir saha çalışması yapacağız. Kırşehir küçük bir yer. Mevcut ekonomik durum, ekonomik buhran ortada. Bununla alakalı bir saha çalışması yapılacak. Halkın nabzını tutmak, esnafın, işçinin nabzını tutmak maksadıyla oluşturulmuş bir çalışma bu.”"Bizim yapmamız gereken şu; vatandaşla sadece de temas"Muhip Kanko, vatandaşın sorunlarını dinlediklerini ve çözüm üretmeye çalıştıklarını kaydederek, şunları söyledi:“Öncelikle Başkanımızın nezdinde geçen hafta düzenlenmiş mitinge katılım ve organizasyon açısından çok teşekkür ediyorum. Kırşehir için tarihinde belki görülmemiş bir mitingdi. Bizim buradaki amacımız kesinlikle vatandaşlar bir şeyi empoze etmek değil. Yani ‘vatandaşlar şunu yapacaksınız’ diye bir motivasyonumuz yok. Bizim yapmamız gereken şu; vatandaşla sadece de temas. Yani ‘merhaba, nasılsınız, iyi misiniz, bir sorunuz var mı, partimize bir ilişkin bir eleştiriniz var mı’ diye sormak."Her şeyin altına elimizi sokarak bunu çözüme kavuşturmamız gerekiyor"Biz bugün esnafı, köylüyü, vatandaşı, sivil toplumu, ticaret odasını iş adamlarından köylüye kadar herkesi ziyaret ederek onlardan birtakım geri dönüşler alacağız. Tabii bunları yaparken zaman zaman karşımıza çıkan sorular oluyor. Mesela Bolu'da en fazla çıkan şey şuydu. ‘Çözüm masasına niye oturdunuz’ Urfa'dakilerde ‘çözüm masasına niye yeterli destek vermiyorsunuz’. Böyle bir paradoksa olan bir ülke burası. Biz eğer birinci partiyiz diyorsak, Türkiye'nin sorunlarına yoğunlaştık, biz bunu çözmek istiyoruz diyorsak, o zaman mecburen bu burada olmalıyız ve her şeyin altına elimizi sokarak bunu çözüme kavuşturmamız gerekiyor.Biliyorsunuz 19 Mart darbesinden sonra yargı iyice siyasallaşmışken daha da zıvanadan çıktı. Özellikle Özlem Çerçioğlu vakasında gördünüz. Çünkü adeta sopa. Önce gösteriyor, ‘eğer bana gelmezsen içeri atarım’ diyor. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken birliğimizi, dirliğimizi devam ettirmek. Başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok.""Ülke zor günlerden geçiyor"Aylin Yaman ise şöyle konuştu:“Ülke zor günlerden geçiyor. Hepimizin gerçekten sahadan alacağı geri bildirimlerin çok önemli olduğuna inanıyorum. Biliyorsunuz dönem dönem bize eleştiriler yöneltiyorlar. ‘Peki siz ne yapacaksınız, Yani sadece eleştirmeyin, bize ne yapacağınızı da söyleyin’ dedikleri konuyu detaylı olarak çalışıyoruz. Kendi adıma söylemek gerekirse sağlık politikaları adına ve bazı sosyal politikalar adına çok değerli çalışmalar yapıyoruz ve bunları hem yazıya dökeceğiz, sonra da sahada halkımızın sorunlarına çözüm olacak, ilaç olacak çözümleri birlikte anlatacağız.Bir taraftan da siyasi gündemi çok yakından takip ediyoruz. Ve halkın can alıcı başta ekonomik sorunlar olmak üzere hepsini takip ederek onlara çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu saha gezimizde de bu konuyla ilgili geri bildirimleri alıp genel merkezimize ileteceğiz ve böylelikle programda gerçekten sahanın da sesini dinleyen, çözüm üretebilecek politikaları oluşturmaya çalışacağız. Verimli bir çalışma olmasını diliyorum.”"Pazar çantası dolmuyor"Vatandaşın sorunlarına dikkati çeken Utku Çakırözer ise şunları kaydetti:“Parlamento tatilde ama biz sizlerleyiz, halkımızlayız, kucaklaşıyoruz. Halkımız üç konuda feryat ediyor. Birincisi, adalet. Her yerde adaletsizlik var ama en büyük adaletsizlik; Başkanlarımız Silivri zindanında. Soruşturması Adana'da yürümesi gerekirken sırf zulüm olsun diye Silivri'ye koyuyorlar. Cumhurbaşkanı adayımız orada. Geçtiğimiz hafta biz onları da gördük. İstanbul görevimiz sırasında. Orada yatan başkanlarımızla, bürokratlarımızla, yol arkadaşlarımızla görüştük. Onlar da bizlere, sizlere güveniyorlar. Biz nasıl izlediysek siz nasıl burada heyecan duyduysanız onlar da zindanda o mitinge baktıklarında aynı heyecanı duyuyorlar. Vatandaşın ikinci feryadı yoksulluk. Yoksulluk, pahalılık, işsizlik. Pazarlara çıktık. Bakın birbirimizle konuşmadık ama hepsi aynı şeyi söylüyor; ‘meyve alamıyoruz’. Pazar çantası dolmuyor. Emekli perişan durumda. Büyük bir beceriksizlik ile Türkiye maalesef yönetilemiyor ama bu yönetilememenin maliyetini bedelini emeklimiz ödüyor. Emekçimiz ödüyor. Görüyorsunuz işte toplu sözleşme diyorlar. Yani bir tiyatro oynanıyor aslında. Danışıklı dövüş gibi. Ama bu danışıklı dövüşün altında bizim emekçimiz eziliyor. Kamu işçisi, kamuda çalışan memur, tüm emekçiler eziliyor."Büyük bir kayırmacı düzen söz konusu"Bir de vatandaşımızın feryat ettiği üçüncü konu da bu kayırmacı düzen. 86 milyon alın teri dökerek diploma almaya çalışıyor ama Türkiye'de bazıları iktidara sırtını dayamış, bazıları üç beş kuruş para verip diplomayı alıyor. Hangi işe girmek istiyorsa iktidar partisine üye kaydını yaptırıp oraya da giriyor. ‘Mülakatı kaldıracağız’ diyorlardı. Biliyorsunuz hala kalkmış değil. Yani büyük bir kayırmacı düzen söz konusu. Vatandaş bundan şikayetçi.”"İnsanların ne kadar zor, ne kadar çaresiz bir ortamda yaşadığını herkes biliyor"Ali Haydar Fırat ise şunları söyledi:“Ağustos ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi tatil olduktan sonra Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel çeşitli illere bizleri görevlendirdi. Bu iller gerçekten çok önemli. Bu görevler çok çok önemli. Çünkü bu görevleri gidip, yapıp hem orada örgütle tanışıyorsunuz hem örgütle iç içe çalışma yapıyorsunuz hem de insanlar yeni yüzler görüp çarşıda, pazarda sıkıntılarını, sorunlarını daha rahat anlatıyorlar. İnsanların ne kadar zor, ne kadar çaresiz bir ortamda yaşadığını herkes biliyor. Hepimiz görüyoruz. Tabii ki bunu görmek yetmiyor. Artık teşhis belli oldu. Burada üç tane doktor var. Teşhis konmuş. Artık tedavisi olması lazım. Ülke yangın yeri. Hep aynı şeyleri dinliyoruz ama artık tedavinin olması lazım. Tedavide nedir? Bu iktidarın gitmesi gerekiyor.“
Reklam












