Reklam
(ANKARA)-CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Serap Karay, Nazan Başelli ve Arzu Can’ı ziyaret etti. Ziyaretin ardından yaptığı açıklamada üç kadının yaşadıklarını ve mesajlarını kamuoyuyla paylaştı.27 Haziran 2025, Cuma günü Silivri Cezaevi’ne yaptığı ziyareti değerlendiren CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, üç kadın tutuklunun yaşadıkları sürece dair bilgiler aktardı. İlk kez tanıştığını belirttiği Serap Karay, Nazan Başelli ve Arzu Can’ın her birinin kamu görevinde yıllar boyunca çalıştığını, şimdi ise adaletin tecelli etmesini beklediklerini söyledi.Serap Karay: Annem benimle gurur duyuyor, ben de onunlaİBB Halkla İlişkiler Müdüresi Serap Karay, dört yıldır bu görevde bulunuyor. Daha önce 15 yıl boyunca Avcılar Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü yapmış bir kamu emekçisi. Nazlıaka, Karay’ı "son derece direngen" bir kadın olarak tanımlayarak, 75 yaşındaki annesinin sağlık sorunları nedeniyle duyduğu endişeye rağmen dimdik durduğunu belirtti.Annesinin kendisine "Kızım, seninle gurur duyuyorum" dediğini aktaran Karay, bu desteğin kendisine güç verdiğini ifade etti. Nazlıaka da "Biz de Serap arkadaşımızla gurur duyuyoruz" diyerek dayanışma mesajı verdi. Nazan Başelli: Ben devletin memuruyum, kimsenin değilNazlıaka, "62 yaşındaki Nazan Başelli, 19 yaşında başladığı zabıta görevinde sınavla yükselerek önce komiser yardımcısı, ardından komiser olmuş. Uzun yıllar amirlik yapmış. 'İşi teslim et, unut' anlayışıyla çalışan, görev bilinci yüksek bir kamu görevlisi” ifadesini kullandı.Başelli’nin, Ekrem İmamoğlu’nun "Kimsenin memuru olmayın, devletin memuru olun" sözünü kendisine ilke edindiğini belirten Nazlıaka, onun devlet yeminine sadakatle bağlı kaldığını vurguladı. Başelli'nin "Beni hiçbir şey yıkamaz. Kişiliğimden ödün vermedim, vermeyeceğim" mesajını paylaşan Nazlıaka, Başelli'nin çocuğunu da tek başına büyüttüğünü sözlerine ekledi.Arzu Can: Ev baskınında biz İzmir’deydik, adresi biz verdik"Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nda asistan olarak çalışan Arzu Can da uzun yıllardır kamu hizmetinde. Eşi de tutuklu olan Arzu Can’ın 14 yaşındaki oğlu Uraz, bu yıl liseye geçti. Ancak hem annesi hem babası cezaevinde olduğu için mezuniyet törenine katılamadı. Uraz, LGS sınavına da ailesi yanındayken giremedi."diyen Nazlıaka Arzu Can’ın yaşadıklarını şöyle aktardı: "Sabah saat 06.30’da evlerine baskın yapılmak isteniyor ama o sırada kendileri İzmir’deler. Konum gönderip ‘Buradayız, gelin buradan alın’ diyorlar. Ardından gözaltına alınıp tutuklanıyorlar.""Trafik cezaları bile yok"Nazlıaka, üç kadın tutuklunun da bugüne kadar hiçbir adli sicil kaydının bulunmadığını, hatta trafik cezası bile almadıklarını vurguladı. “Karakolun önünden dahi geçmemiş bu kadınlar, şimdi ağır ithamlarla karşı karşıya” diyen Nazlıaka, iddianame sürecinin ardından üç kadının da aklanacağına yürekten inandıklarını söyledi."Sadece 10 dakikalık telefon görüşmesi hakları var"Nazlıaka, kadın tutukluların haftada yalnızca 10 dakikalık telefon görüşmesi hakkının olduğunu ve sevdikleriyle konuşmaya başlar başlamaz sürenin hızla dolmasının onları en çok zorlayan şeylerden biri olduğunu vurguladı. "Her gün özgürlüklerine bir gün daha yaklaşıyorlar"Ziyaretinin sonunda Nazlıaka, üç kadının da özgüvenli, direngen ve onurlu bir şekilde adalete yürüdüğünü belirterek şu sözlerle açıklamasını tamamladı:“Her gün özgürlüklerine bir gün daha yaklaştıklarına inanıyorlar. Biz de inanıyoruz. Adaletin er ya da geç tecelli edeceğine olan inançları tam."
Reklam










