Reklam
(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Safları daha da sıklaştırmalı, mücadeleyi hep beraber yükseltmeliyiz. Bu kötülük karşısında yapmamız gereken nettir. İyi olmak yeterli değildir, cesur olmak gerekmektedir. Artık büyük bir cesaret ve kahramanlık hikayesiyle bir kez daha bu memleketin önünü açma zamanıdır" dedi. Partisinin, Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapılan 22'nci Olağanüstü Kurultayı'nda konuşan CHP Genel Başkanı Özel, bugün Türkiye'nin yeni bir yol ayrımında olduğunu söyledi.Çok bedel ödediklerini, ödemeye de devam edeceklerini belirten Özel, bugün CHP’nin hedefe koyulmasının sebebinin iktidarın değişme ihtimali olduğunu ifade etti.Bugünkü iktidarın, seçim yoluyla kendisini değiştirebilecek yapının CHP olduğunu gördüğü için CHP’ye saldırdığını, CHP'yi paralize etmeye, felç etmeye, CHP’yi içeride kavgalar yapan bir yapıya dönüştürmeye, mümkünse CHP’yi bölmeye, ondan kurtulmaya çalıştığını anlatan Özel, "Onların husumeti esasında CHP’ye değil, iktidardan gitme ihtimalinedir. Bu yüzden bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin arkasında duran, Cumhuriyet Halk Partisi’ne destek olan demokratların tamamı kendi varlık sebeplerine sahip çıkmaktadırlar. Bu varlık sebebi bir siyasi parti değil, sandık ve iktidarın sandıkla değişebiliyor olmasıdır. Yargı eliyle öyle kirli bir yol açtılar ki Türkiye’de, demokrasiye düşman bu darbeci anlayış öyle bir canavar ki bugün CHP’yi yutmak istiyor, yarın önünde kim varsa onu yutacak. İktidara yakın olmayan siyasetçiyi, gazeteciyi, sanatçıyı, iş insanını, sendikacıyı, meslek örgütünü yutacak" diye konuştu."Tehdit altında olan eşit yurttaşlıktır"CHP Genel Başkanı Özel, ekranları başında kurultayı izleyenlere de seslenerek, şunları kaydetti: "Eğer kudretli bir AK Partili siyasetçi ile davalık olsanız, mahkeme kapısında adaleti bulabileceğinize inanıyor musunuz? Yıllarca okudunuz, çalıştınız. Kudretli bir AK Partilinin torpilli yakını ile mülakata girseniz, kazanacağınıza inanıyor musunuz? İşte artık Türkiye’de tehdit altında olan eşit yurttaşlıktır. Eşit yurttaşlığın tehdit altında olması artık bir siyasete, bir bölgeye, bir etnisiteye, bir mezhebe ilişkin tespitleri, yakınmaları geçmiş her bir vatandaş için, bu kara düzenin içinde payı olmayan, yeri olmayan her bir vatandaş için tehdittir. En çok da iyi niyetle, İç Anadolu’da AK Parti’ye oy veren, MHP’ye oy veren, parti gözetmeksizin ‘Ülke iyi olsun’ diye düşünüp iktidara oy veren ama sonra ürünü para etmeyen, evladı sınav kazansa da işe giremeyen, işe girse de aldığı maaşla geçinemeyen vatandaşlarımız için tehdittir.100 yıl önce olduğu gibi Anadolu’yu kurtarırken, Anadolu’daki yoksulluğu, işsizliği ve her türlü sıkıntıyı ortadan kaldırırken, parti gözetmek ne demek? Tüm milleti, tüm halkı, iline, çevresine, doğduğu yere, mezhebine, kökenine bakmadan bu ülkenin eşit vatandaşları oldukları için kucaklayacağız. Hep birlikte kalkındıracağız, hep birlikte kazanıp, adilce bölüşüp, kardeşçe yaşayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi bunun teminatıdır. Artık seçimsiz, sandıksız, tek partili bir Türkiye istiyorlar. Erdoğan artık kötü olma yolunda değil, en kötüsü olmuş durumdadır. O yüzden hangi görüşte olursa olsun tüm demokratların Atatürk’ten miras sandığa, çok partili hayata sahip çıkması son derece kıymetlidir. Safları daha da sıklaştırmalı, mücadeleyi hep beraber yükseltmeliyiz. Bu kötülük karşısında yapmamız gereken nettir. İyi olmak yeterli değildir, cesur olmak gerekmektedir. Artık büyük bir cesaret ve kahramanlık hikayesiyle bir kez daha bu memleketin önünü açma zamanıdır.""Parti programımızı değiştirmiş olacağız"Özgür Özel, artık her yıl, 4-9 Eylül haftalarını kuruluş haftası olarak kutlanmasını tüzüğe koyduklarını, ondan sonra da parti programını yenileme çalışmasını hep birlikte yürüttüklerini belirterek, bu işlerin önemli bir kısmının, 19 Mart darbesi ve devamına denk geldiğini hatırlattı. Özel, "İlk bocalamadan sonra sizler hem direnmeye hem çalışmaya devam ettiniz. Bu sene 4-9 Eylül’de bir yandan AK Parti'nin yargı kolları başkanı, İstanbul İl Başkanlığımıza ve il binamıza saldırırken eş zamanlı, inadına ve geri adım atmadan oyunu bozarak; esas dikkatlerin çekilmek istediği yer olarak buradaki Türkiye’yi yönetme irademizi, nasıl yöneteceğimizi, sorunları tespitte sorunumuz yok ama çözüm önerilerine nasıl ulaştığımızı, nasıl anlatacağımızı görünmez kılmaya çalışanların oyununu bozarak; hatta saldırı altındaki il binasından yöneticilerimiz, il başkanlarımız, genel başkan yardımcılarımız online bağlanarak 4-9 Eylül haftasında programımızın neredeyse ana kaidesini oturttuk" şeklinde konuştu.Özel, devlet yönetimi ve demokrasi, kalkınma ve ekonomi, sosyal devlet ve refah, dış politika, güvenlik ve dirençlilik ana sütunları üzerine oturtulan parti programını, Türkiye’deki herkese umut verecek şekilde değiştirerek, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ile çalışarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar programının tamamlanacağını anlattı. Özgür Özel, şöyle devam etti:"Her birinizin elinde, her soruna hangi somut çözüm önerisini sunduğumuz, örneğin ‘Yoksulluğu nasıl bitireceksiniz?’ dendiğinde temel vatandaşlık gelirini anlatabileceksiniz. Savunma sanayi dendiğinde, savunma sanayine nasıl bakıyoruz ve hangi yenilikleri yapacağız, oradan anlatabileceksiniz. İnfaz koruma memurunun hak ettiği meslek kanununu da orada bulacaksınız, tarımdaki doğru ürüne yönlendiren bilimsel yönlendirmeyi ve doğru ürüne yönlendiren bilimsel destekleme programlarını da Türkiye’nin bugün yaşadığı sorunları aşacağı hayvancılıkla ilgili önerilerinizi de orada bulacaksınız. Bulmakla kalmayacak, bunu millete anlatacak, millete Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarını müjdeleyeceksiniz.""Şikayetçi CHP'li değil, partiye kinlenmiş aparatlar"CHP Genel Başkanı Özel, 19 Mart sonrasında çalışmayı da direnmeyi de bırakmadıkları için partililere ayrı ayrı teşekkür ederek, şunları söyledi:"Bir teşekkür İstanbul delegelerine, bir teşekkür bu salonda olanlara. Yaratılmaya çalışılan imaj şudur. ‘Bir kavga var, kavganın tarafı biz değiliz’ diyor. ‘AK Parti değil, şikayet eden CHP’li, şikayet edilen CHP’li, taraflar CHP’li, biz bu işin dışındayız.’ Birincisi şikayet eden CHP’li değil, aylar önce parti suçundan, yıllar önce fevkalade suçlardan atılmış ve kendi kusuruna bakmadan partiye, yapıya kişilere kinlenmiş bir takım aparatları buldular. Onları CHP’li gibi sundular. Ellerindeki yargı kollarıyla bir partiye operasyon yaptılar. Ama bu operasyon bir yere çarptı ve darmadağın oldu. İstanbul seçimlerinde 600’ü seçilmiş yaklaşık 650 oy kullanıyor. 600 seçilmiş delegeden 24 - 25’i şu anda memuriyete girmekle, başka bir göreve seçilmekle, ölümlerle 580’li rakamlara düşmüş. Orada bir kavga bekliyorlardı. Çünkü bir önceki seçimin sonucu 340’a 310. Bu kadar küçük bir fark var. Ama orada imza verebilecek 564 delegenin 540 tanesi bir anda, bu saldırı gelince, bir çağrıyla noterlere koştular. Sıralara girdiler. İstanbul’a kayyım atandığı gün, öğle saatlerinde İstanbul noterlerinden ‘Sıradayız, partimizin arkasındayız’ diye fotoğraflar yağmaya başladı. Ve şu görüldü. Saldırıya karşı CHP iki parça değildir. Saldırıya karşı CHP bir bütündür. Dünün rakipleri bir olmuştur ve bir avuç aparat ve AK Parti’nin yargı kolları karşısındadır. İki parça vardır. Bir tarafı Cumhuriyet Halk Partisi’nin evlatları, diğer tarafta sarayın kumpasları durmaktadır."Delegelerimiz 'karşıda sarayın kumpası var' dediler"Bu salonu dolduranlara da aynı teşekkürü yapmak isterim. Yüzde 52’ye 48’lik bir ilk tur sonucundan sonra, partimizde ülke tarihindeki ilk kez seçimli bir yarışla genel başkan değişimi oldu. Travma yaratması, küskünlük yaratması son derece olası bir süreçti. Devamında yerel seçimler oldu. Aday adayı olup da adaylaşamayanlar, belediye meclis üyesi olmak isteyip olamayanlar. Uzun bir sürecin sonunda çeşitli kırgınlık yaşayanlar oldu. Bu siyasetin doğasında hep vardı. Bir yandan da başka travmaları, olmadık saçma işlerle, önceki genel başkanımıza olmadık sözlerle, hakaretlerle bambaşka olmadık tansiyonları yükseltmeye ve haksız yere partinin sinir uçlarıyla oynayarak bu partiyi birbirine düşürmeye çalıştılar. Bu parti delegelerin yüzde 52’ye 48’den, bu operasyondan sonra, yani partiye de kayyım atanmasına yönelik İstanbul delegelerinin iptalinden sonra, İstanbul delegelerini bir kenara ayırarak, doğal delegeleri, PM, YDK üyelerini bir kenara ayırarak, hatta adı herhangi bir iftirada geçen hiçbir suçu olmasa da, ifadeye çağrılmış, çağrılmamış ama orada adı geçmiş herkesi ayırarak yaklaşık bin 50 kişilik bir yapının bu partiye nasıl sahip çıkacağını bekliyorduk. Ve bu salondakiler, 1,5 gün içinde bine yakın imzayı noterlerden buraya ulaştırarak dediler ki, ‘Evet iki parçayız. Bir tarafta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’si, karşımızda sarayın kumpası var. Hep birlikte direniyoruz."Dosta güven, olmayana kaygı vermek için buradayız"İşte bu sebeple bir takım oyunları, bir takım hesapları boşa çıkaran partinin birliğine, beraberliğine sahip çıkan sizlere bir teşekkürü bugün için yapıyorum. Bir teşekkürü de 6 Nisan’da yapmıştım. Partiye kayyımı karşıdaki kafeden çevirdiğimizde koşup gelmiştiniz. O gün size şöyle söylemiştim, ‘Bu herhangi bir kurultay değil. Bu kurultayda partinin birliğine, bütünlüğüne sahip çıkma, dosta güven olmaya kaygı vermek için buradayız. Bu kurultay, olağan kurultay değil. Olağan kurultayda elbette yarışacağız, tartışacağız, parti içi demokrasinin her nimetinden istifade edeceğiz.’ ‘Bu kurultayda’ dedim, ‘Sizden bana ve vereceğimiz anahtar listeye sahip çıkmanızı bekliyorum.’ Zaten yüzde 90’ını siz son kurultayda çarşaf listeyle yapmıştınız. Ama yaşı büyükler, mecburen gençlik kotasına uyma zorunluluğu ya da başka görevlere gidenler, ayrılanlar yüzünden yüzde 10’luk bir değişiklik. Anahtar listeye sahip çıkarsanız, dosta güven düşmana kaygı veririz.Siz parti tarihinin en yüksek oyunu vererek, siz, bu salon anahtar listemize parti tarihinde ilk kez tek bir delik açmadan, dediniz ki ‘Gün birlik olma zamanıdır. Biz yanınızdayız, arkanızdayız’ O yaşandıktan sonra bir hafta, 10 - 15 gün nelerin konuşulduğunu hepimiz gururla, onurla takip ettik. Tabii kötülük durmadı. Bambaşka işlere giriştiler. İstanbul’da özel bir mahkemeye nöbetçiyken Aralık’ın 15’inde eşi ve kendisi AK Partiliyken, AK Parti döneminde İBB’de bakanlıkta avukatlık yapan, sonra rozetini çıkarıp hakim olan birisine bir dava düşürdüler. Kayyım atadılar. O kayyımla, o düşürülen davayla İstanbul delegelerini düşürdüler. Kurultayımızı kendilerince tartışmalı hale getirmeye çalıştılar. Bu o argümanların hepsini ellerinden almak, 15’inde bir kayyım atansaydı onun ömrünü altı günlük kadar kılmak, ama daha önemlisi önümüzde görülecek davaları konusuz kılmak üzere, ki bu kurultayın hazirun listesini ne kadar dikkatli imza atıldı, İstanbul delegeleri yoktur, Parti Meclisi üyeleri yoktur, YDK üyeleri yoktur. Çünkü özenimiz, artık o saçma sapan bütün iddiaları amaçsız, sonuçsuz kılıp, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu sizlerin tertemiz iradesini bir kez daha ortaya koyarak önümüzdeki kurultaya doğru artık zaten Yüksek Seçim Kurulu'nun da istikrarlı kararlarıyla önümüzde görünür hale gelmiş olan yolu yürüyüp, parti tarihinin darbe dönemleri hariç en büyük saldırısını püskürtmek. Bugün o yüzden İstanbul delegelerinin, milletvekili olmayan Parti Meclisi ve YDK üyelerinin, doğal delegelerin, iftiralara konu olan arkadaşların, adı geçen herhangi bir arkadaşımızın sandık başına gitmeyeceği, yaklaşık 911 seçilmiş delegemizin oy kullanacağı ve irademizi tazeleyeceği bir yaklaşımla çok önemli bir püskürtmeyi ve çok önemli bir sahip çıkışı yapmak üzere buraya koştunuz."Seçimin önünü açmanızı talep ediyorum"Geçen sefer her ne kadar anahtar listemiz delinmemiş de olsa gecenin geç saatlerine kadar sizleri meşgul ettik. Bugünkü listede Çankaya İlçe Başkanı seçilen bir arkadaşımızdan boşalan YDK’ye, yurt dışında olduğu için PM’ye devam edemeyen bir arkadaşımız yerine bir düzeltme dışında sizin geçen sefer oyladığınız listede hiçbir değişiklik yok. O yüzden bugün Genel Başkanlık seçimi ve ardından Parti Meclisi seçimini takdir ederseniz birkaç saat içinde bitirmek üzere blok listeyle yapmak istiyoruz. Şu kadarını söyleyeyim, blok liste normal kurultaylarda tartışmalıdır. Önümüzde bir kurultay yapılacak, o kurultayda, yani normal seyrindeki kurultayda anahtar listeden parti içi demokrasiden asla taviz yok. Bu herhangi bir kurultay olsa, birisi blok liste dese, kürsüye çıkıp göğsünü bu işe siper edecek olan benim. Sadece boşu boşuna gecenin bir yarısına kadar elinizde bir anahtarı temize geçmek için uğraşmamanız, vaktiyle yola koyulmanız ve iktidarımız için çalışmanız için buradaki teknik olarak ön almaya ve teknik olarak kumpasları boşa çıkarmaya yönelik bu kurultayımızda istisnai ve bir daha tekrar edilmemek üzere blok liste ile oy kullanmanızı takdirlerinize sunacağız. Bundan sonraki süreçte hep beraber tarihe tanıklık edeceğiz. Bu kurultayı şöyle yaptık. Olur ya, buraya bir AK Partili kayyım atarlar, Olur ya, o da bu kurultayı iptal etmeye kalkar… Onun için sizlerin iradesiyle ve Genel Başkanın dahi engel olamayacağı bir birliktelikteyiz. Ben dün bu süreci durduramazdım. Birazdan bir güven oylaması olacak. Normalde sizler alkışlarınızla takdirlerinizle oylarınızla hep arkamızda durdunuz. Sağ olun, durmaya da devam ediyorsunuz. Buradan güven oyu verdiğiniz takdirde seçim maddesine geçilmeden evlerimize gideceğiz. Bunun için ben dahil, bütün Parti Meclisi üyelerimiz dahil, bütün milletvekillerimiz dahil hepinizden güvensizlik yönünde oy kullanarak seçimin önünü açmanızı talep edeceğim. Vereceğiniz güvensizlik oyu, sarayın adalet üzerindeki yaptığı oyunlara verilen güvensizlik oyudur. Partiye kurulan kumpasa güvensizlik oyu vermenizi talep ediyorum. AK Parti’nin yargı kolları faaliyetlerine güvensizlik oyu verip ardından seçime geçmenizi istiyorum."Geleceğine sahip çıkanlara helal olsun"Hep beraber her dakikası, her santimetresi planlanmış ve yargı kumpasına karşı partinin iradesini savunan bir sürecin içindeyiz. Burada her birinize şunu sormak isterim; parti, 47 yıl sonra birinci partidir, Türkiye’nin yüzde 65’inde, yerel yönetimlerde iktidardadır ve bir müjdem var demiştim, o müjdemi ifade ederek sorumu sorayım. Son 10 günde tam beş ulusal anket yayınlandı. Takip ediyorsunuz, bir önceki aydan daha kötü sonucu olan bir tek anket yok. Takip ediyorsunuz, geçen ay iki puan CHP önde diyenler, şimdi beş diyor. Dört diyen yedi diyor. Yedi diyen on puan önde diyor. Partinin sahada milletten aldığı desteği siz de görüyor musunuz? 6 Nisan günü sizi buradan uğurlarken şöyle seslenmiştim. Demiştim ki ‘Değerli delegelerimiz gidin oyunuzu kullanın. Memleketlerinize varın ve içinde bulunduğunuz saldırıyı, buna karşı direncimizi ve iktidar irademizi savunun. Buna var mısınız’ demiştim. Ve ardından şöyle eklemiştim, sizin coşkulu alkışlarınız ve ‘var’ız cevabınız üzerine, ‘Hadi o zaman kalkın ayağa bitirin bu işi’ diye. Var mısınız bu yürüyüşü sürdürmeye? Var mısınız? O zaman kalkın, dosta güven olmayana kaygı verin. Ayağa kalkın, bu partiyi iktidara taşıyın. Kalkın ayağa kalkın. Millet ayaktadır. Sayenizde millet Edirne’de de ayaktadır, Ağrı’da da ayaktadır. Artvin’de de ayaktadır, Antalya’da da ayaktadır. İzmir’de de Konya’da da Van’da da Bayburt’ta da Gümüşhane’de de Mersin’de de ayaktadır. Bu partiyi ayağa siz kaldırdınız, iktidara da siz taşıyacaksınız. Size güveniyorum, size inanıyorum, sizi seviyorum. Partimize sahip çıkın çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’ne sahip çıkmak, Cumhuriyet’e sahip çıkmaktır. Geleceğine sahip çıkanlara helal olsun. Hepinize yürekten teşekkür ediyoruz. Sağ olun, var olun."(SON)
Reklam










