Haber: Mehmet Rebii ÖZDEMİR
(SAMSUN) - CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, "İktidarın amacı sorgulayan, üreten özgür bireyler değil, biat eden kanaatkâr ve itaatkâr nesiller yetiştirmektir. Bakanlık sembolik değeri olan birçok uygulamayı kaldırarak eğitimin ruhuna zarar vermeye devam ediyor. 2024-2025 yılı itibariyle ilkokul birinci sınıflarda karne verilmemesi çocuklarımızın emeklerinin görünmez kılınması anlamına gelmektedir. Oysa bu yaşta çocuklarımızın motivasyonunu artıracak hatıra olarak saklayacakları bir belge verilmesi gerekirdi" dedi.
CHP Samsun il örgütü, İlkadım ilçe başkanlığı önünde bir araya gelerek 2024-2025 Eğitim Öğretim yılını değerlendirdi. CHP Samsun Milletvekili Murat Çan da katıldı. CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, şunları söyledi:
"Ne yazık ki bu eğitim ve öğretim yılı da Milli Eğitim Bakanlığı'nın eksikleriyle, ihmalleriyle, laik ve bilimsel eğitime yönelik sistematik saldırılarıyla sona erdi. Başöğretmenimiz, ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikri hür, vicdanı hür nesiller hedefi bugün iktidarın ideolojik saplantılarıyla gölgelenmektedir. İktidarın amacı sorgulayan, üreten özgür bireyler değil, biat eden kanaatkâr ve itaatkâr nesiller yetiştirmektir. Bakanlık sembolik değeri olan birçok uygulamayı kaldırarak eğitimin ruhuna zarar vermeye devam ediyor. 2024-2025 yılı itibariyle ilkokul birinci sınıflarda karne verilmemesi çocuklarımızın emeklerinin görünmez kılınması anlamına gelmektedir. Oysa bu yaşta çocuklarımızın motivasyonunu artıracak hatıra olarak saklayacakları bir belge verilmesi gerekirdi. Geçtiğimiz yıl boyunca çocuklarımız temiz suya ücretsiz bir öğün yemeğe ulaşamadı. Temizlik sorunları çözülemedi. Kantin fiyatları veliler için ciddi bir ekonomik yük haline geldi. Afet ve acil durumlara karşı gerekli önlemler alınmadı. Birçok okulda kazalar yaşandı. Velilerden bağış adı altında ücretler alındı. Kamu okulları adeta kaderine terk edildi. İktidar seçim beyannamesinde verdiği okul öncesi eğitimi zorunlu yapacağı sözünü tutmadı. Aksine kamu okulunda dahi katkı payı adı altında ücret talep ederek okul öncesi eğitimi adım adım paralı hale getirdi. MESEM uygulaması çocuk emeğinin sömürülmesine iş cinayetlerine dönüştü. Sadece bu yıl 13 çocuğumuzu kaybettik.
"Çocuk işçiliğini meşrulaştıran politikaların aracı haline getirildi"
17 yaşındaki Alperen Enes Kural'ın ölümüne neden olan koşulların sorumluları cezalandırılmadı. Bu tablo çocuk işçiliğini meşrulaştıran politikaların aracı haline getirildi. Bu yıl birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıflar için Türkiye yüz yılı maarif modeli adı verilen pedagojik değil, ideolojik Saiklerle hazırlanmış bir programla eğitim aldı çocuklarımız. ÇEDES kapsamında cami ve mezarlık temizliği, savaş temsilleri, ağıt yakma gibi bilim dışı ve pedagojik olmayan etkinlikler çocuklarımıza dayatıldı. Veliler çocuklarını bu uygulamalardan korumak için özel okullara yönelmek zorunda kaldılar. Ancak özel okullardaki denetimsizlik fahiş ücretler ve öğretmen emeğinin sömürüsü de ayrı bir kriz alanıdır. Proje okullar adı altında yandaş sendikalara kadro dağıtmakta atamalar bakan onayı gibi keyfi yöntemlerle yapılmaktadır. Bu uygulama liyakati yok sayan siyasallaşmış bir eğitim düzeninin tezahürüdür. Cumhurbaşkanı seçim öncesi mülakatı kaldıracağız dedi ancak seçim sonrası mülakat kaldığı yerden devam etti.
"Belediyelerin yurt açma yetkileri ellerinden alınarak bakanlığa verildi"
Sadece 15 bin öğretmen ataması açıklandı. Bu sayının büyük bir kısmı yalnızca beş branşa ayrıldı. Milyonlarca öğretmen adayı yine hayal kırıklığı yaşadı. Öğretmenler şiddete maruz kaldı, öldürüldü, talepleri yok sayıldı. Öğretmenlik meslek kanunu öğretmenlerin özlük haklarını geliştirmek yerine sorunlarını derinleştirdi. 6 Şubat depreminin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen afet bölgesinde yaşayan çocukların ve öğretmenlerin yaşadığı sorunlar çözülmedi. Bu ihmaller yalnızca eğitimin değil insan hayatının da önemsemediğini gösteriyor. Bugün eğitim öğretim döneminin son günü belediyelerin yurt açma yetkileri ellerinden alınarak bakanlığa verildi. Buna karşı tarikat ve cemaatlerin yurt açması serbest bırakıldı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Atatürk'ün kurduğu laik ve demokratik cumhuriyeti, yeni Türkiye adını verdikleri yapıda gençlerimizin, cemaatlerin, tarikatların kucağına atılmasına asla izin vermeyeceğiz. Tüm bu sorunların çözülmesi, parasız, laik, bilimsel eğitimin ve kamusal eğitimin yeniden inşa edilmesi öğretmenlerin haklarının güvence altına alınması her çocuğun nitelikli, güvenli ve eşit hakka kavuşması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çocuklarımızın geleceği için laik bilimsel ve çağdaş eğitim için umum önlerimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde karalılıkla çalışmaya devam edeceğiz."













