Haber: Mustafa USTA
(SİNOP) - CHP Sinop İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya, "Çağlayan Adliyesi, adaletin dağıtıldığı bir merkez olmaktan çıkmış, AKP yargısının talimatıyla çalışan bir mekanizmaya dönüştürülmüştür" dedi.
CHP Sinop İl Başkanlığı, Sinop Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen basın toplantısıyla, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik uygulamaları ve yargı süreçlerini eleştirdi.
Basın açıklamasının ardından ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Aykut Cem Yalçınkaya, belediye başkanlarına yönelik yürütülen yargı süreçlerini “hukuksuzluk” ve “siyasi operasyon” olarak nitelendirdi. Yalçınkaya, sürecin, belediye başkanlarını itibarsızlaştırmayı hedeflediğini ifade etti.
AK Parti’nin yerel yönetimlere yönelik sistematik bir baskı politikası yürüttüğünü söyleyen Yalçınkaya, "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘turpun büyüğü’ açıklamalarının ardından hiçbir ifade alınmamışken, sonradan yürütülen soruşturmalarla sürecin Erdoğan’ın konuşmalarıyla başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum, Türk demokrasisinin ne durumda olduğunu açıkça ortaya koymakta ve ciddi bir tahribat yaratmaktadır" diye konuştu.
“Erdoğan sandıktan kaçıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için anayasa değişikliği gerektiğini belirten Yalçınkaya, “Anayasaya göre, Erdoğan tekrar aday olamaz. Bunun yolu ya Meclis’in kendini feshetmesi ya da anayasa değişikliğiyle mümkün. Ancak Meclis’te 400 milletvekili sayısına ulaşamıyorlar. Genel Başkanımız diyor ki, getir sandığı, biz de ‘evet’ diyelim. Korkumuz yok. Bu millet daha fazla bu şartlarda devam edemez” ifadelerini kullandı.
“İmamoğlu’nun direnci tam”
Cezaevinde bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu milletvekili Barış Karadeniz ile ziyaret ettiklerini aktaran Yalçınkaya, “İmamoğlu’nun morali yüksek, direnci tam. Alnı ak, başı dik bir şekilde, özgürlüğüne ve halkla buluşacağı günlere inancı tam. Onun inancı, onun kararlılığı, onun düşünceleri zaten düşüncelerimiz birbirlerine paralel. Bu kapsamda aynı yolun yolcusuyuz. Neticesinde biz Ekrem İmamoğlu’nun bu kararlılığını, bu inancını Anadolu’da büyüterek sürdüreceğiz" değerlendirmesini yaptı.
Ziyaretin ardından Çağlayan Adliyesi’nde yaşananları aktaran Yalçınkaya, adliye içinde kötü muameleyle karşılaştıklarını, havalandırma sistemlerinin kapatıldığını, vekillerin mahkeme salonlarının olduğu koridora dahi alınmadığını belirtti. Aykut Cem Yalçınkaya, şunları söyledi:
"Bizim niyetimiz ziyaret edip yolumuza devam etmekti. Ancak, orada o saatlerde İstanbul il başkanımızın hakkında bir gözaltı olduğuna yönelik bir haberle karşılaştık. Daha sonrasında bu durumun değiştirilip ifadeye çağırıldığı söylendi. Ancak orada o durumu görünce desteğe ihtiyaç olduğunu düşünerek Zeydan başkanımızın sonucunu alana dek Çağlayan Adliyesi'nde milletvekilimiz Barış Karadeniz ile birlikte bulunmaya devam ettik. Biz Çağlayan adliyesindeyken saatler ilerledikçe klimaların, havalandırma sisteminin kapatıldığını, pencerelerin açılmadığını, güvenlik görevlileri tarafından özellikle özel güvenlik şirketine söylüyorum, milletvekillerine, vatandaşlara, ailelere yönelik olumsuz davranışların bulunduğu yer yer basına da yansıyan gerilimlerin bu nedenden kaynaklandığını söyleyebilirim. Bu olumsuz tutumlara, düşmanca tavırlara karşı yine Zeydan başkanımız, Abdurrahman başkanımız ve diğer başkanlarımız, personelimiz ifade verirken biz mahkeme salonlarına giremedik. Bırakın mahkeme salonlarını mahkeme salonlarının bulunduğu bölüme, koridorlara giremedik. Oraya bir bariyer çekildi. Bu durum da AKP yargısının, AKP yargısı haline gelen sistemin kendisine güvenmediğini gösteriyor.
İşin en acı olan tarafı da biz içerideki avukatlarımızın yani ifadelerde bulunan avukatlarımızın gözlemciliğiyle gelen bilgi doğrultusunda bir ara verildiğini öğrendik. O sırada da Zeydan başkanımızın oğlu, ağabeyleri hep beraber dinlenmeye geçtik. O sırada bir haberle sarsıldık. Sabah gazetesinin twitter hesabı saat 19.30’da Abdurrahman başkanın ev hapsi aldığını ki 2 saat önce almıştı aslında. Zeydan başkanımızın da tutuklandığını son dakika geçti. Saat 19.37’de koşa koşa suç ceza hakimlerinin bulunduğu bölüme geçtik. Herhangi ifade alma işleminin daha başlamadığını öğrendik. Bu da aslında tanıdık bir metod. Hatırlarsanız bundan yaklaşık 16 yıl önce kumpas davalarını, FETÖ’nün yargı sisteminde güçlü olduğu dönemde STV üzerinden yapılan yayınları anımsattı. Şimdi buradan adalet bakanına sesleniyoruz, hadi çıksın Yılmaz Tunç, bir kez daha 'Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir' desin. Biz mahkeme kararlarını bir saat önce yandaş basından öğrenecek duruma geldik. Bu da içinde bulunduğumuz yargı sisteminin içinde bulunduğu, halkın yüzde 79’unun 'kararlarına güvenmiyorum' dediği Türk yargısının içinde bulunduğu durumu açıkça göstermektedir. Çağlayan Adliyesi, adaletin dağıtıldığı bir merkez olmaktan çıkmış, AKP yargısının talimatıyla çalışan bir mekanizmaya dönüştürülmüştür. Bu acı da bu utançta bugün hepimize yeter."













