Reklam
Haber: Mehmet OFLAZ(ANKARA) - Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 148 kişinin yaşamını yitirdiği Hamidiye Sitesi davasında tutuklu sanık Ahmet Kara, kooperatifin asıl müteahhidinin kendisi olduğunu belirterek, "Tüm işleri ben ilgilendim. Kardeşim Ali Kara ve diğer yönetim kurulu üyeleri sadece resmi toplantılara katıldı ve imza attı. Belediyede görevli olduğum için dönemin başkanının isteğiyle kardeşim kooperatif başkanı olarak gösterildi" dedi.6 Şubat depremlerinde, Kahramanmaraş'ın Onikişubat İlçesi Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi'ndeki Hamidiye Sitesi'nin 1A ve 1C bloklarının yıkılması sonucu 148 kişi yaşamını yitirdi.Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binaların yıkılmasıyla ilgili sitenin müteahhidi ve o dönem Kahramanmaraş Belediyesi Fen İşleri Müdürü olan tutuklu Ahmet Kara, Ahmet Kara'nın kardeşi Hamidiye Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Ali Kara ve yönetim kurulu üyeleri Telal Özdemir, Cahit Küçükönder, Oğuz Yenipınar, Cengiz Yürürdurmaz ve Selahittin Solacak hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle dava açtı.Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın yedinci duruşmasına, depremde yakınlarını kaybedenler, tutuklu sanık Ahmet Kara, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı."Gerekli denetimler yapılmadan proje ve bina kolayca ruhsatlandırılmıştır"Cumhuriyet savcısı mütalaasında kamu görevlileri hakkında iddianame düzenlenmiş olması nedeniyle dosyaların hukuki ve fiili irtibatı sebebiyle birleştirilmesini, sanık Ahmet Kara yönünden kuvvetli suç şüphesini gösterir deliller bulunması nedeniyle tutukluluk halinin devamını, adli kontrol ve güvence bedeli uygulanan sanıklar bakımından ise bu tedbirlerin sürdürülmesini talep etti.Müştekilerden biri beyanında, "Söz konusu binanın statik projesine uygun yapılmadığını düşünüyorum. Müteahhit Ahmet Kara, binanın yapıldığı dönemde belediyede görevli olduğundan, gerekli denetimler yapılmadan proje ve bina kolayca ruhsatlandırılmıştır. Bu hususların araştırılmasını ve sorumluların cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi."Dönemin belediye başkanı benim ismimin geçmesini istemediği için..."Diğer müştekiler ile avukatları da dosyaların birleştirilmesini istedi. Tutuklu sanık Ahmet Kara, celse arasında yazılı savunma dilekçesini sunduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:"Ben mimarım, söz konusu kooperatifin asıl müteahhidi benim, tüm işlerle ben ilgilendim. Kardeşim Ali Kara ve diğer yönetim kurulu üyeleri sanıklar herhangi bir fiili işe katılmadı, yalnızca resmi olarak toplantılara katıldı ve imza attılar. Ben o dönem belediyede çalışıyordum, dönemin belediye başkanı benim ismimin geçmesini istemediği için kardeşim Ali Kara'nın kooperatif başkanı olarak rica üzerine benim yerime resmiyette ismi geçti. İddianamede adı geçen söz konusu inşaatlar 1975 yönetmeliğine göre inşa edildi ancak bilirkişi raporları tanzim edilirken 1998 yönetmeliği esas alınarak tarafıma kusur atfedilmiştir. İnşaatın yapıldığı tarihte kusur olmayan durumların bilirkişi raporlarında tarafıma kusur olarak atfedilmesini kabul etmiyorum. Tahliyemi talep ediyorum.""Rica üzerine kağıt üzerinde kooperatif başkanı ben oldum"Tutuksuz sanık Ali Kara savunmasında, sitenin asıl yapımcısının Ahmet Kara olduğunu öne sürerek, "Belediyede görevli olduğu için kendi adını kooperatif başkanı yazdırmadı, rica üzerine kağıt üzerinde başkan ben oldum. Sadece bir toplantıya katıldım, diğer işlemlere dahil olmadım" dedi. Kara, birleştirme mütalaasına itirazı olmadığını belirterek, hakkındaki adli kontrol ve güvence tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.Diğer tutuksuz sanıklar da suçlamaları reddederek, haklarındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi.Mahkeme heyeti, kamu görevlileri hakkında iddianame düzenlenmiş olması nedeniyle dosyaların birleştirilmesine karar verdi. Sanık Ahmet Kara yönünden ise dosyada bulunan bilirkişi raporları ve mevcut deliller doğrultusunda kuvvetli suç şüphesinin sürdüğü, adli kontrolün yetersiz kalacağı gerekçesiyle tahliye talebini reddederek, tutukluluk halinin devamına hükmetti. Bir sonraki duruşma 9 Ocak'ta görülecek.Binanın yapıldığı dönemde Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü Yapı Proje ve Kontrol Birimleri'nde görev yapan; inşa aşamasında gerekli kontrol, izin ve onay işlemlerini gerçekleştiren Fahri Yiğitoğlu, Zeynel Abidin Şerefoğlu, Hacı Mehmet Güner, Veli Çiftaslan, Mehmet Dişçeken, Hülya Çelik, Mehmet Enver Erdal, Fatih Diş ve Çetin Hurşitoğlu hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" kamu davası açılmıştı.
Reklam












