(ANKARA)- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında ülke gündemini sarsan meseleleri ele aldı. Kürsüye çıkmadan önce, İYİ Parti’ye geri dönen Osman Ertürk Özel’e rozetini takan Dervişoğlu, konuşmasının başında Ankara Haymana’da düşen uçakta hayatını kaybeden Libya askeri heyetine rahmet diledi. Menemen olayının yıl dönümü vesilesiyle Şehit Kubilay’ı anan Dervişoğlu, Cumhuriyet değerlerine yönelik saldırılara karşı partisinin her zaman "erken uyarı sistemi" olarak görev yapacağını vurguladı. Teröristlerden barış güvercini çıkarmaya çalışan bir iktidar anlayışıyla karşı karşıya olduklarını söyleyen Dervişoğlu, Türkiye’nin değerlerinin pazarlık konusu yapılamayacağını ifade etti.
"Salabiliyorsa salsın Apo’yu"
Dervişoğlu, yaklaşık bir yıldır "devlet aklı" adı altında kamuoyuna sunulan sürecin, aslında Türk milletine karşı bir kalkışma olduğunu savundu. Meclis’teki komisyon çalışmalarını, teröristbaşı Öcalan’a meşruiyet kazandırma çabası olarak gören Dervişoğlu, "Al başkanlığı, ver Apo’yu" pazarlığının yapıldığını iddia etti. Komisyona katılan partilerin sunduğu raporların birbiriyle çeliştiğini belirten Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a şu sözlerle rest çekti: "Erdoğan bu süreçte bazen AK Parti Genel Başkanı, bazen Cumhurbaşkanı olarak hareket etti. Madem ki sürecin arkasında olduğunu söylüyor, madem ki bu bir devlet ve yüzyılın projesi diye iddia ediyor. O halde yetkisi vardır, atsın imzayı, salabiliyorsa salsın Apo’yu. Halep oradaysa, arşın burada; uzun çarşı boydan boya!"
"Pazarlık yok diyorlar ama her aşama pazarlığın kendisi"
AK Parti’nin komisyon raporunu "müflis tüccarın eski defterleri" olarak nitelendiren Dervişoğlu, 25 yıllık iktidarın demokratikleşme vaatlerinin inandırıcı olmadığını söyledi. Türkiye’nin kayyum rejimine mahkum edilmesine raporda cevap verilmediğini belirten İYİ Parti lideri, terörle mücadelede izlenen stratejileri eleştirdi. Suriye’nin kuzeyindeki YPG/SDG yapılanmasına yönelik iktidarın tavrını sorgulayan Dervişoğlu, "Teröristi ya enterne edersiniz ya da cezaevine entegre edersiniz. Raporda geçen 'geçici kanun' ibaresi hukukun dili değildir; bu, kişiye ve örgüte özel hukuk yaratmaktır. Bu suça Türk milleti alet edilmek istenmektedir" dedi.
"Cumhuriyete açtıkları savaşın adını barış koyuyorlar"
DEM Parti’nin sunduğu raporu değerlendiren Dervişoğlu, taleplerin terör örgütüyle paralel olduğunu savundu. Anayasal tanınma, anadilde eğitim ve yerel özerklik gibi maddelerin ulus devleti tasfiye etmeyi amaçladığını ifade eden Dervişoğlu, "Cumhuriyetin yanlış kurulduğunu iddia edip, bu savaşa barış adı veriyorlar. İktidar, terör örgütünün 40 yılda yapamadığını bu komisyonla bir yılda becerdi. Türkiye’nin varlığını tartışılabilir kıldınız, yazıklar olsun" diyerek iktidarı suçladı. MHP’nin raporundaki tutarsızlıklara da değinen Dervişoğlu, MHP liderinin İmralı söylemlerine rağmen hazırlanan raporun kendi eleştirileriyle benzerlik taşıdığını öne sürdü.
"Yargı paketleri enkazı idare etmek için hazırlanıyor"
Yeni yargı paketi hazırlıklarını "pazarlık ve idare paketi" olarak tanımlayan Dervişoğlu, adaletin uyuşturucu ve organize suçlarla mücadelede yetersiz kaldığını belirtti. Sokaklarda ve okullarda silahların patladığı bir ortamda yargının caydırıcılığını yitirdiğini savunan Dervişoğlu, "İktidar eliyle büyütülmüş karanlık yapıların savaşına şahit oluyoruz. Televole ahlakıyla inşa edilen bu düzenin mutlak suretle ortadan kaldırılması gerekir. Bir ülkede suç bu kadar görünür, adalet bu kadar sessiz olursa orada hukuk değil, korku düzeni hâkim olur" uyarısında bulundu.
"Emekliler bitmeyen bir kışa mahkum edildi"
Ekonomik çöküşün bedelini en ağır yoksulların ve emeklilerin ödediğini söyleyen Dervişoğlu, emekli maaşlarının asgari ücret karşısındaki dramatik düşüşüne dikkat çekti. Sosyal devletin iflas ettiğini belirten Dervişoğlu, "Emekliler bugün ısınmak için otogarlara ve acil servis bekleme salonlarına sığınıyor. Emeklilik artık dinlenme değil, hayatta kalma mücadelesidir. Yaşlıyı yük, emekliyi masraf olarak gören bu zihniyet, insanımızı sefalete terk etmiştir" dedi.
"Asgari ücret rakamı bir utanç vesilesidir"
28 bin 75 lira olarak açıklanan yeni asgari ücreti "sefalet ücreti" olarak niteleyen Dervişoğlu, rakamın açlık sınırının dahi altında olduğunu vurguladı. İktidarın fukaralığı yöneterek oy devşirmeye çalıştığını iddia eden Dervişoğlu, çözüm önerilerini de paylaştı: "Asgari ücret Cumhurbaşkanı onaylamadan yeniden gözden geçirilmelidir. Devlet, işverenin ödediği SGK primini ve işsizlik sigortası payını üstlenmelidir. Küçük esnafa enerji ve kira konularında vergi indirimi sağlanmalıdır. Teröristbaşının şartlarını düşünenler, asgari ücretlinin halini akıllarına getirmiyor."
"Dış politikada caydırıcılığımız bulanıklaştı"
Son dönemde yaşanan dron olayları, gemi saldırıları ve uçak kazalarının Türkiye’nin dış politikadaki zafiyetini gösterdiğini savunan Dervişoğlu, askeri kapasitenin stratejik hatalarla gölgelendiğini belirtti. S-400 ve F-35 krizlerine değinen İYİ Parti lideri, "Ne NATO sisteminin içindeyiz ne de tam bağımsız bir hava savunma sistemi kurabildik. Bu tabloyu eleştirmek devleti zayıflatmak değil, aksine devleti ciddiye almaktır. Yönetenleri asgari ciddiyete davet ediyorum" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Kaynak: Haber Merkezi













