"Trump 'Seviyorum' Dedi, Süreç Hızlandı!"
Dervişoğlu, "sürecin" yeniden hız kazandığını belirterek, bunun ABD'den Trump'ın "Tayyip Erdoğan'ı severim" açıklamasının ardından yaşandığına dikkat çekti. İtalya'da düzenlenen etkinliğin ve yapılan çağrıların manidar olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, Abdullah Öcalan'ın geçmişte de Suriye'den çıktıktan sonra İtalya'da ikamet ettiğini hatırlattı.
"Muhatap Erdoğan ve Ortaklarıdır!"
Pervin Buldan'ın açıklamalarının kendisini ilgilendirmediğini belirten Dervişoğlu, asıl konuşması gerekenlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözcüleri ve ortakları olduğunu söyledi. Bir "takvim" işlediğini ve bu takvimin iktidarın bilgisi olmadan hayata geçmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
"Bahçeli'nin 'DEM Kürsüsünden Konuşsun' Demesi Affın Adımıydı!"
Devlet Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'ın DEM Parti kürsüsünden konuşması önerisini "affın adımı" olarak nitelendiren Dervişoğlu, İmralı'da ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum bir hükümlünün Meclis kürsüsüne gelmesi için serbest bırakılması gerektiğini hatırlattı. Bunun Türkiye'de yaşama geçirilmek istenen bir "kalkışmanın adımı" olduğunu savundu.
"İktidar ve Ortağı Bu Kalkışmanın Neresinde?"
Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasına yönelik bir hukuki düzenleme yapılacaksa, DEM Parti'nin tek başına gücünün yetmeyeceğini belirten Dervişoğlu, iktidarın ve ortağının bu işin neresinde olduğunun açıklanması gerektiğini vurguladı. Bu "kalkışmanın" dış merkezli olduğunu ve birtakım taahhütlerden kaynaklandığını yineledi.
"Millet 'Hayır' Dedi, Hodri Meydan!"
Dün Konya'da vatandaşlara bu konuyu sorduğunu ve "hayır" cevabını aldığını aktaran Dervişoğlu, bu sesin hem Devlet Bahçeli hem de Tayyip Erdoğan tarafından duyulması gerektiğini ifade etti. "Binlerce evladımızın katili olan o alçağı hala önder kabul etmek bizim tarafımızdan kabul edilebilir değildir. Şimdi söylüyorum: Bir tarafta millet diğer tarafta hükümet, hodri meydan!" sözleriyle iktidara meydan okudu.












