"Adaletsizlik Kimlik Ayırt Etmiyor"
Dervişoğlu, konuşmasına Sırrı Süreyya Önder'e geçmiş olsun dileklerini ileterek başladı. Ardından, "Adaletsizlik kimlik ayırt etmiyor. Ekrem İmamoğlu da tutuklu, Ümit Özdağ da tutuklu. Can Atalay da tutuklu, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala da. Hak aramaktan daha çok, haksızlığa karşı çıktıkları için yollara düşen gençlerimiz de tutuklu. İstanbul’a da kayyum var, Hakkâri’ye de kayyum var. Çünkü Türkiye’de bir kayyum rejimi var. Esaret kimlik ayırt etmiyor. Hürriyet diyen, adalet diyen, eşitlik diyen her şehrin çocuğu tutukludur çünkü Türkiye tutukludur," ifadelerini kullandı.
16 Nisan Referandumu Eleştirisi ve "Tek Adam Rejimi" İddiası
16 Nisan referandumunun 8. yıl dönümünü hatırlatan Dervişoğlu, "Türkiye’yi dibi görünmeyen bataklığa sürükleyen o kara bulutların toplandığı referandumun yıl dönümü," dedi. Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni "tek adam rejimi" olarak nitelendiren Dervişoğlu, "Krizle gelen, kaosla yerleşen, sürekli olarak yeni kriz ve kaoslarla vatandaşı kutuplaştıran bu iktidar, varlığını ve devamlılığını buna borçludur," ifadelerini kullandı.
Ekonomi, Tarım ve Bürokraside "Yıkım" İddiası
Dervişoğlu, ekonominin, tarımın ve bürokrasinin "yıkıntı" halinde olduğunu savundu. "Hazine yıkıntıdır, 23 yıldır yağmalana yağmalana kurutulmuştur," diyen Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı kurullarında görev alan bazı isimleri eleştirdi. Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu'nda görevli bir medya fenomenini eleştirerek, "Dört haneli rakamlarla kebap satan adamı, Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu üyesi yaptılar," dedi.
Eğitim Sistemine Sert Eleştiri ve "İmralı" İddiası
Eğitim sisteminin de "yıkıntı" halinde olduğunu savunan Dervişoğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yüklendi. Dervişoğlu, "İmralı’da pişeni, sarayda servis edip, tüm mutfak ekibiyle fotoğraflar veriyorsun," ifadelerini kullanarak, iktidarın terörle mücadele politikalarını eleştirdi.
"Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" Çağrısı
Dervişoğlu, "Türkiye’nin her geçen şahsileşen, şahsileşirken de şahsiyetsizleştiren tek adam rejiminden kurtarılması şarttır. 23 Nisan’da kuruluşunun 105'inci yılını kutlayacağımız Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tek ve gerçek gündemi bu olmalıdır. İhtiyaç duyduğumuz şey; ilkede, tavırda, ve amaçta ortak hareket edecek bütünleşik muhalefet anlayışıdır. Dilimizde adalet, fikrimiz hürriyet, işimiz ise cumhuriyettir," dedi. Dervişoğlu, "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem" çağrısını yineleyerek, "Bu şerefli, şahsiyetli ve yüksek seciyeli millet için, milletimizin hak ettiği yönetim biçimini, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi yeniden imar ve inşa edeceğiz," ifadelerini kullandı.












