(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, insansız hava araçlarının son yıllarda sadece askeri operasyonlarda değil, iç güvenlik, kritik altyapıların korunması ve toplumsal düzen açısından da doğrudan risk oluşturan bir unsur haline geldiğini vurguladı. Bağcıoğlu, drone teknolojisinin düşük maliyetli ancak yüksek etkili yapısıyla güvenlik mimarisini köklü biçimde değiştirdiğini ifade etti.
Bağcıoğlu, Ukrayna savaşının, drone teknolojisinin ne kadar hızlı yayıldığını ve devlet dışı aktörler tarafından da etkili şekilde kullanılabildiğini açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, bu durumun klasik güvenlik anlayışlarını yetersiz hale getirdiğini söyledi.
Drone kaynaklı risklerde belirsizlik öne çıkıyor
Drone tehdidinin en zorlayıcı yönlerinden birinin belirsizlik olduğuna dikkat çeken Bağcıoğlu, bir insansız hava aracının kime ait olduğunun ya da hangi amaçla uçurulduğunun çoğu zaman anında tespit edilemediğini ifade etti. Saldırı amacı taşımayan faaliyetlerin bile kriz algısı yaratabildiğini belirten Bağcıoğlu, havalimanları çevresinde yaşanan uçuş durdurma vakalarının ekonomik ve psikolojik etkilerine işaret etti.
Türkiye’de drone kullanımının Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından kayıt ve izin sistemiyle düzenlendiğini hatırlatan Bağcıoğlu, mevzuatın önemli bir çerçeve sunduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurguladı. Erken tespit, hızlı değerlendirme ve kurumlar arası etkin koordinasyonun hayati önemde olduğunu dile getirdi.
Kritik altyapılar için risk daha yüksek
Enerji tesisleri, barajlar, limanlar, havaalanları, haberleşme altyapıları ve organize sanayi bölgelerinin drone tehdidi açısından daha hassas alanlar olduğunu belirten Bağcıoğlu, yalnızca fiziki güvenliğin artık yeterli olmadığını söyledi. Hava sahası farkındalığının kuvvet ve tesis koruma planlarına entegre edilmesi gerektiğini kaydetti.
ABD Federal Havacılık İdaresi verilerine atıf yapan Bağcıoğlu, 2025’in ilk çeyreğinde ABD havalimanlarında kaydedilen yasa dışı drone ihlallerinin bir önceki yıla göre yüzde 25’ten fazla arttığını belirterek, benzer risklerin Türkiye için de geçerli olduğuna dikkat çekti.
Toplumsal farkındalık kritik rol oynuyor
Drone tehdidine karşı toplumsal farkındalığın en kritik unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, vatandaşların olağan dışı drone faaliyetlerini gecikmeden kolluk kuvvetlerine bildirmesinin erken uyarı zincirinin temel halkası olduğunu ifade etti. Amaçlarının bireysel müdahale değil, yetkili kurumların sağlıklı analiz yapabilmesi olduğunu belirtti.
“Drone tehdidi artık bir varsayım değildir”
Drone teknolojisinin doğru ve yasal kullanımda tarım, sanayi ve arama-kurtarma gibi alanlarda önemli faydalar sağladığını belirten Bağcıoğlu, sorumsuz ve kötü niyetli kullanımların ise ciddi güvenlik riskleri doğurduğunu söyledi.
Bağcıoğlu, “Drone tehdidi artık bir varsayım değildir. Ülkemizdedir, artmaktadır ve mücadele her geçen gün daha da zorlaşacaktır. Mevzuat, denetim, güvenlik kapasitesi ve toplumsal bilinci kapsayan bütüncül bir perspektif geliştirilmezse, küçük ve görünmez bir hava aracı büyük güvenlik sorunlarının tetikleyicisi olabilir” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Haber Merkezi










