(ANKARA) - Edremit Demokrasi Platformu, ülkenin çeşitli bölgelerinde meydana gelen ve Eskişehir’de 10 kişinin ölümü 14 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan yangınlara tepki gösterdi. Platform adına konuşma yapan Yüksek Ziraat Mühendisi Bülent Coşar, "88 yılda çıkan yangın adedi 126 bin adet olup, yıllık ortalaması bin 400 adettir. Ancak son on yılda bu ortalama 2 bin 700 adede yükseldiği gibi 2024 yılında rekor kırarak 3 bin 800 adet olmuştur. Bu yıl ise sadece 26 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında 576 orman yangını meydana geldi" dedi.
Edremit Demokrasi Platformu üyeleri, Altınoluk Cumhuriyet Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Platform adına konuşma yapan yüksek ziraat mühendisi Bülent Coşar, öncelikle orman yangınlarının söndürülmesinde görev alan başta Orman Genel Müdürlüğü olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşların personellerine ve gönüllülere teşekkür etti.
Orman Genel Müdürlüğü’nün yangın istatistikleri hakkında da detaylı bilgi veren Coşar, ülkemizde son 88 yılda toplam 1 milyon 907 bin hektar orman alanının yandığını söyledi. Yanan alanların yıllık ortalamasının 21 bin 699 hektar olduğunu anlatan Coşar, "88 yılda çıkan yangın adedi 126 bin adet olup, yıllık ortalaması bin 400 adettir. Ancak son on yılda bu ortalama 2 bin 700 adede yükseldiği gibi 2024 yılında rekor kırarak 3 bin 800 adet olmuştur. Bu yıl ise sadece 26 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında 576 orman yangını meydana geldi" dedi.
"Uygulanmayan cezai yaptırımlar kentlerin, ormanların, canlıların kaybı ile sonuçlanacak"
Küresel iklim değişikliğinde etkisiyle orman yangınlarının sayısı ve etki alanlarının her geçen gün arttığını vurgulayan Coşar, şunları kaydetti:
"Bu artış küresel iklim değişikliğinin yanında, her yıl verilen maden izinleri, maden sahalarında çalışan işçilerin yangın kültürünün olmaması gibi nedenler, asıl sorunların göz ardı edilmesi ve yükümlülüklerin hafife alınmasına neden olmaktadır. İki aylık dönemde orman emekçileri ve gönüllülerden oluşan yangın müdahale ekiplerinden yaşanan kayıplar, yaralanmalar tamamen işgücü ve koordinasyon eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Orman yangınlarına müdahale sırasında sadece kamuoyuna yansıyan iki aylık dönemde 15’e yakın orman emekçisi yaşamını yitirmiş, 20’den fazla emekçi ve gönüllü ise yaralanmıştır. Önceki yıllarda yaşanan kayıpları dile getirmiyoruz bile. Yetersiz eğitim, kontrol ve denetim eksikliği, uygulanmayan cezai yaptırımlar maalesef kentlerin, ormanların, canlıların kaybı ile sonuçlanacaktır."
"Yangın nedenleri belirlenerek buna ve yöreye bağlı önlemler alınmalı"
Halkla birlikte yapılacak etkinliklerin yangınların önlenmesinde çözüm odaklı olmasının yanı sıra çok daha ekonomik ve etkili olacağını vurgulayan Coşar, yangınlarla mücadelede alınması gereken acil önlemlerle ilgili de şunları kaydetti:
"Kadrolu orman işçisi açığı derhal kapatılmalı. Yangın nedenleri büyük oranda belirlenerek buna ve yöreye bağlı önlemler alınmalı. Enerji şirketleri bağımsız denetime tabi tutulmalı, caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı. Direk tabanları mutlaka beton veya mıcırla kaplanmalı. Gece saatlerinde yangın çevresine dozer şeridi açılması uygulamasına özel önem verilmesi zorunlu hale getirilmeli, bu düzenleme mevzuata eklenmeli. Yangın ile ilgili yasal düzenlemeler günün şartlarına uygun olarak derhal düzenlenmeli. Orman içi ve yakınında yaşayan ve bulunanlar içinden yangın gönüllü ekipleri kurulmalı, desteklenmeli ve eğitilmeleri, yangınlar için er anlamda hazırlıklı, duyarlı, çevreye sahiplenmiş katılımcı toplum oluşturulmalı. Ormanların daha fazla parçalanmasının önüne geçilmeli. En önemlisi de yakın süreçte Meclis'e getirilip yasalaşan ‘süper izin yasası’ olarak gündeme gelen doğayı madencilik ve enerji şirketlerine peşkeş çeken yasal düzenlemelerden acilen vazgeçilmeli."









