(ANKARA) - CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na yönelik şaibe iddiaları kapsamında Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, aralarında Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu 12 sanığın “Seçim Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla yargılandığı duruşmada savunmalar alındı.
Duruşmaya Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Sancaktepe İlçe Başkanı Nihat Yeşiltaş ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik katılırken, başka dosyadan tutuklu bulunan Rıza Akpolat, Ekrem İmamoğlu ve Baki Aydöner duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlandı.
İmamoğlu: “Yargı iftira kurgularıyla meşgul ediliyor”
Savunmasında, dosyaya dayanak gösterilen beyanların “maddi delille desteklenmediğini” vurgulayan Ekrem İmamoğlu, “Sözde tanık olarak sunulan ancak gerçekte tanıklık vasfı bulunmayan aynı birkaç ismin her seferinde yeniden sahneye çıkarıldığını” ifade etti. İmamoğlu, bu süreçte “iddia makamının” bu beyanları esas almasını eleştirerek, “Bu işi bilinçli şekilde organize eden kim var ise… günü geldiğinde adil ve özgür bir ortamda hesap verecek” dedi.
İmamoğlu, “Hukuk bir ülkenin onurudur” değerlendirmesinde bulunarak, iftira, dedikodu ve “siyasi sipariş” iddialarıyla yürüyen bir sürecin millet iradesine saldırı anlamına geldiğini savundu.
“Divan Başkanlığı teklifini Kılıçdaroğlu yaptı”
Kurultayda Divan Başkanı olmasına ilişkin tartışmalara da değinen İmamoğlu, bu görevin kendisine önceki dönem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından teklif edildiğini ve oy birliğiyle seçildiğini belirtti. İmamoğlu, Divan Başkanı’nın görev ve yetkilerinin sınırlı olduğunu, oylama saatinde sürecin seçim kuruluna devredildiğini anlattı.
SEGBİS ve “avukat yanımda olsun” talebi
İmamoğlu, cezaevindeki SEGBİS odasından duruşmaya katıldığını belirterek, avukatının yanında bulunmasını talep ettiğini, ancak “böyle bir uygulama” olmadığı gerekçesiyle talebin kabul edilmediğini söyledi. Bu yargılamanın bir an önce beraatle sonuçlanması gerektiğini ifade eden İmamoğlu, bundan sonraki duruşmalara katılmak istemediğini de dile getirdi.
Diğer sanıklardan “mesnetsiz iddia” vurgusu
Baki Aydöner, kendisine yöneltilen suçlamaların “duydum” türü beyanlara dayandığını belirterek, kamuoyunda yayılan paylaşımların aileleri hedef aldığını söyledi. Rıza Akpolat ise, kurultay sürecinin demokratik işleyişine vurgu yaparak, yargılamanın siyasi sonuçlar doğuracak biçimde tartışmaya açıldığını savundu. Özgür Çelik de, kongre ve kurultay süreçlerinin suçlama konusu yapılmasını eleştirerek, iddianamede “somut delil bulunmadığı” görüşünü dile getirdi. Erkan Aydın ve Nihat Yeşiltaş ise, iddiaların ağırlıklı olarak duyuma dayandığını, davaların siyasi tartışmaları büyüttüğünü ifade etti.
Kaynak: Haber Merkezi










