Haber: Serra TAYLAN
(ELAZIĞ) - Elazığ’da yıllar önce aldığı 2 bin 432 metrekarelik arsasının şuyulandırma sonucu bin 526 metrekareye düştüğünü ve komşusunun da araziye ortak olarak kayıt edildiğini ifade eden Zekeriya Şan adlı vatandaş, "Ben yemedim içmedim buraya bir sürü para bağlayıp aldım. Geleceğim için, çocuklarımın geleceği için. Bir sürü para harcadım buraya. Sonradan şuyulandırma geldiği için arazimi elimden aldılar" dedi. Elazığ’da şuyulandırma ve kamulaştırma çalışmaları nedeni ile bir çok vatandaşın mağdur olduğunu ifade eden Avukat Sadin Koç da vatandaşları uyararak şuyulandırma sürecini iyi takip etmeleri ve gerekli itirazların zamanında yapılması gerektiğini söyledi.
Elazığ’da yıllar önce aldığı 2 bin 432 metrekarelik arsasının şuyulandırma sonucu bin 526 metrekareye düştüğünü ve komşusunun da araziye ortak olarak kayıt edildiğini ifade eden Zekeriya Şan şuyulandırma yüzünden mağdur olduğunu öne sürdü ve yetkililerden çözüm istedi.
"En önemli husus şuyulandırma işlemlerini takip etmektir"
Avukat Sadin Koç, şunları söyledi:
"Şuyulandırma Valilik ya da Belediye tarafından 1/1000'lik imar planının uygulanmaya başlanması ile birlikte o imar planının uygulanacağı bölgede yapılacak kamu hizmetlerine ayrılacak kısım için uygulanmaya açıktır. Yol olur, hastane olur, okul olur, karakol olur... Bu tarz yerler için arazi sağlamak amacıyla vatandaşın arazisinden maksimum yüzde 45 kesinti yapma yoluna gidiyorlar. Tabii burada vatandaşın ciddi mağduriyetleri söz konusu oluyor ve yanlış işlemler oluyor. Kimisinden yüzde 10 kesinti yapılırken, kimisinden de yüzde 20, yüzde 30, hatta yüzde 45 kesinti yapılabiliyor. Bu durumlarda vatandaşın yapacağı en önemli husus şuyulandırma işlemlerini takip etmektir. Belediyede ilan edilir bu durum. Yasal olarak da askıya çıkar. Askı ve ilan sürecini takip etmesi gerekir. Bunu yaparken de kendisinden ne kadar kesinti olmuş onu takip eder. Şuyulandırmalarda genel olarak, özellikle de ilimizde müstakil tapu yerine vatandaşlar birbirine ortak ediliyor, hissedar yapılıyor.
"İlimizde depremden sonra bu durum çoğaldı"
Vatandaşın şuyulandırma işleminden sonra haberi olursa ilan süreci içerisinde belediyeye 30 gün içinde itiraz hakkı oluyor. İtiraz neticesinde belediye değerlendirme yapıp olumlu ya da olumsuz cevap veriyor. Vatandaş belediyenin cevabından memnun kalmazsa bu durumda 60 gün içerisinde idare mahkemesine dava açma hakkı var. Ama şuyulandırma işlemlerinde genellikle vatandaşın bilgisi olmadığından ve gerekli tebligatlar da usulüne uygun olmadığı için Danıştay, uzun süre sonra yapılan şuyulandırma işlemlerinin iptalini kabul ediyor. Özellikle ilimizde depremden sonra bu durum çoğaldı. Ama zaten şuulandırma işlemleri yıllardır var olan bir işlem."
"Şuyulandırmanın yanı sıra en büyük sorun rezerv çalışmaları"
Deprem sonrası ilan edilen rezerv yapı alanlarının da mağduriyetlerin başında geldiğini söyleyen Koç, vatandaşın asıl mağduriyetinin buna ilişkin olduğunu ifade etti.
Koç, şöyle konuştu:
"TOKİ veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vatandaşa hiç haber dahi vermeden arazisini tapuda hazine adına tescil ettiriyor ve vatandaş bir sabah uyandığında arazisinin kendi elinden alındığını görüyor. Bu şekilde çok fazla mağdur müvekkillerimiz var. Kamulaştırmasız el atma davası açıyoruz bunlara. Adli yargıda görülen davalar bunlar."
"Arsamdan 900 metrekare aldılar ama ödeme yapmadılar"
Elazığ'ın Aksaray Mahallesi'nde yaşayan Zekeriya Şan da şuyulandırma mağduru olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Komşum tarafından yapıldı, belediye de bunu onayladı. Ben itiraz ettiğim zaman da belediye 'Yüzde 40 hakkımızdır' dedi. Ben yemedim içmedim buraya bir sürü para bağlayıp aldım. Geleceğim için, çocuklarımın geleceği için bir sürü para harcadım buraya. Arazimi elimden aldılar herhangi bir hak tanımadılar. Burada şuyulandırma olduğu için 900 metrekare alanım gitti, daha sonra da hak vermediler bizlere. Arsamız 2 bin 432 metrekareden bin 526 metrekareye düştü. Bunu ikiye bölünce 826 metrekarem kaldı. Yetkililerden arazimin bedeli olan ücreti ya da alınan arazi yerine başka bir yerde arazi verilmesini talep ediyorum."
"Şuyulandırma çalışması nedeniyle bize doğal gaz verilmiyor"
Şuyulandırma nedeni ile evlerine doğal gaz hattı çektiremediklerini de ifade eden Şan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Evimizin 75 metrekare yakınına kadar doğal gaz geldi ama şuyulandırma nedeniyle bizim evimize çekmiyorlar. Doğal gaz çekilmediği için sıkıntı yaşıyoruz. Bu nedenle evimizi satışa çıkardık. Çocuğum böbrek nakli olmuş, hastam var. Belediyenin imarı ve şuyulandırma çalışması nedeniyle bize doğal gaz verilmiyor. Bu nedenle sıkıntı çekiyoruz. Odun kömür pahalı, ben emekli bir adamım. Benim odun kömür alacak gücüm yok. Bayağı sıkıntılıyız."













